24 Nisan 2011 Pazar

PEYNİRLİ OMLET













MALZEMELER:





-2 yumurta

-1 dilim beyaz peynir

-maydanoz

-karabiber

-tuz

-tereyağ

YAPILIŞI:

Tüm malzemeleri birlikte çırpma teli ile çırpınız.Yumuta tabağında tereyağını eritiniz.Malzemeyi tavaya ekleyip,kısık ateşte pişiriniz.afiyet olsun.

21 Nisan 2011 Perşembe

BAHARIN MÜJDECİSİ OTLAR (EBEGÜMECİ)



Ebegümeci Bitkisi:


Kendi kendine yetişen ve mor renkte çiçekler açan bir bitki olan Ebegümecinin yaprakları sebze olarak, çiçekleri de ilaç olarak kullanılır.

Ebegümecinin Faydaları: Göğsü yumuşatır ve öksürüğü keser. Ateş düşürücüdür. Nezle ve bronşite iyi gelir. Burun kanamasını keser; Burun tıkanıklığını giderir. Nefes darlığında faydalıdır. Mide ağrısına ve bulantısına karşı etkilidir.

Dişeti hastalıklarında faydalıdır. Mide ve Bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olur. Kabızlığı giderir. Ses kısıklığını, boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Cildi korur, yumuşatır ve nemlendirir. Gözaltı kırışıklıklarına ve şişliklerine iyi gelir.

 
Ebegümeci nasıl kullanılır? Tazesi sebze olarak tüketilir. Kuru yaprakları ve çiçekleri de suda kaynatılmak suretiyle Ebegümeci Çayı olarak ya da lapa haline getirilerek haricen kullanılır. Lapa haline getirilip çıbanların, yaraların ya da egzama olan bölgenin üzerine konursa yararı görülür. Kaynatılıp demlendikten sonra ellere ve ayaklara banyo yaptırılırsa yorgunluğu giderir. Gözlere pansuman yapılırsa gözleri dinlendirir. İnce ciltlere de faydalıdır




ZEYTİNYAĞLI EBEGÜMECİ SALATASI

Malzemeler

1 Bağ ebegümeci
1lt.su
zeytinyağı

Yapılışı

Ebegümecileri bol suda iyice yıkayıp bir müddet sirkeli suda bekletelim.
Uzun saplarını ikiye üçe bölerek tencereye atıp üzerine su koyup ,tuzunu atıp haşlanmaya bırakalım.15-20 dk sonra derin bir salata tabağına, delikli kepçe ile ebegümecimizi alıp üzerine haşlama suyundan bir miktar dökelim.Bol limon sıkıp biraz da sızma zeytinyağı  gezdirip servis yapalım.Afiyet olsun.

14 Nisan 2011 Perşembe

Fırında Patlıcan







MALZEMELER (2 Kişilik)

1 bostan patlıcanı
250 gr kıyma
1soğan
maydonoz,tuz
1dilim ekmek içi
1 yk.salça

HAZIRLANIŞI

Patlıcanlar yıkanıp, alacalı soyulup,birer parmak kalınlığında halka şeklinde kesilip tuzlu suda bir süre bekletilir.Kurulanıp, tuzlanıp kızgın yağda kızartılıp kağıt havlu üzerine alınır.
Kıyma iç malzemeleriyle köfteler yapılıp,teflon tavada az yağda kızartılır.
Kızarmış patlıcanlar küçük yuvarlak borcama sıralanır.Üzerlerine kızartılmış köfteler dizilir.(1-2 diş sarımsak atılabilir) Ayrı kapta sıcak suyla 1 yemek kaşığı salça açılıp yemeğin üzerine gezdirilip fırına verilir.15 dakika sonra fırından çıkarılıp üzerlerine rendelenmiş kaşar peyniri serpilip tekrar fırına verilir.5 dakika sonra yemeğimiz hazır.Afiyet olsun.


11 Nisan 2011 Pazartesi

GÜNÜN SÖZÜ




*Bütün düşündüklerinizi söylemeyin, ama bütün söylediklerinizi düşünün. G.G. Marguez



*Büyük adamların hataları güneş tutulmasına benzer, onları herkes görür. Cucong


*Gerçek zengin, bilgisi çok olan insandır

10 Nisan 2011 Pazar

AYAK MASAJI

BİRAZ DA AYAKLARINIZI ŞIMARTIN



Ah ! Şu ayaklarımızın dili olsa da bir konuşabilseler kimbilir neler söylerlerdi.....

Gün boyunca oradan oraya koşturan ve vücudumuzun olanca ağırlığını taşıyan ve tüm bunlar yetmiyormuş gibi bir de sivri burunlu,topuklu ayakkabılar içinde ezilip büzülen ayaklarımız aslında ne deseler haklıdırlar.



Nedendir bilinmez , çoğumuz saçımıza,makyajımıza ve giyim kuşamımıza gösterdiğimiz özeni ayaklarımıza göstermeyiz.Bu herhalde ayaklarımız sürekli gözükmediğinden olsa gerek diye düşünüyorum.

Eğer bu doğru olmasaydı, bahar aylarından itibaren parmak arası terliklerin vitrinleri süslemeye başlaması ile birlikte kuaför salonlarında pedikür kuyrukları oluşmazdı.



Ayaklarımızın temiz ve bakımlı olması elbette ki çok güzel,ancak güzelliği kadar sağlık ve rahatlığına da önem vermeliyiz.



Çok dar ve topukulu ayakkabılar giymemeye, çok uzun süreler ayakta kalmamaya,çorapsız ayakkabı giymemeye özen göstermeli,ayrıca ayaklarda oluşabilecek çeşitli cilt hastalıklarına zamanında müdahale etmeliyiz.



Tüm bunların yanısıra hem ayaklarımızın rahatlaması ve esnekliği, hem de ayak tabanındaki sinirlerin uyarılması ile ilgili organların düzenli çalışması açısından ayak masajının faydalarını bilmeli ve bu özel bakımı hayatımıza katmalıyız.



Masaj süresince yapılan herbir hareket size belki de daha önce hiç hissetmediğiniz tarzda bir keyif ve rahatlama sağlayacağı gibi , 1 saatlik masajın sonunda sanki tüm vücudunuza masaj yaptırmışcasına bir hafiflik ve dinginlik hissedecek ve bu keyifli deneyimi hayatınızın vazgeçilmezleri arasına koyacaksınız .


Refleksoloji Nedir?





Geçmişi 5000 yıl öncesine kadar uzanan Refleksolojinin tarihte Çinliler, Mısırlılar, Hintliler ve Amerika yerlileri tarafından uygulandığı günümüze gelen bilgiler arasındadır.

Daha sonraları Dr. William Fitzgerald tarafından 1900' lü yıllarda refleksoloji yeniden keşfedilmiş ve bir ağrı giderme yöntemi olarak uygulanmıştır.



Refleksoloji en yalın şekli ile " Ayaklar bedenin aynasıdır " ifadesi ile açıklanabilir ve ayak tabanında vücudumuzun tüm organlarına , bölgelerine karşılık gelen refleks noktalarına uygulanan özel masaj hareketleri ile yapılır.



Bu öğretiye göre herbir ayak tabanında yer alan pek çok sayıdaki sinir uçlarına yapılan basınç ve ovma hareketleri ile vücutta bu sinirlerin ilgili olduğu sistem,bölge ve organlarda bir denge ve iyileşme sağlanır.



Refleksoloji zihinsel,ruhsal ve fiziksel anlamda bir rahatlama sağladığı gibi doğu felsefesine göre vücuttaki enerji akışını düzenleyen bir terapidir.



Günümüzde refleksoloji bazırahatsızlıkların giderilmesinde batı tıbbı ile birlikte , destek amaçlı olarak da uygulanmaktadır.



Refleksoloji ile sedece ayaklara masaj yaptırarak , tüm vücuda masaj yaptırmışcasına bir rahatlama ve dinlenme hissedilir.



Refleksolojinin Faydaları

Bağışıklık sistemini güçlendirir

Uyku düzeni sağlar

Stres ve yorgunluk şikayetlerinin azalmasını sağlar

Regl ve menapoz sorunlarında etkilidir

Hazımsızlık , kabızlık problemlerini azaltır

Romatizma ve eklem ağrılarını hafifletir

8 Nisan 2011 Cuma

Sebzeli Tavuk Yemeği

















Malzemeler


500 Gr.Kuşbaşı Piliç

2 Adet Patates

2 Adet Havuç

2 Adet Domates

2 Adet Sivri Biber

2 Adet  Soğan

2 Yemek Kaşığı Sıvı yağ
Tuz

Karabiber


Yapılışı



Yağı tencereye koyup önce soğanlarını sonrada kuşbaşı doğranmış piliç etini ekleyerek kavurun.Küçük doğranmış havucu ve sivri biberi ekleyip birkaç dakika daha kavurduktan sonra kabuğu soyulmuş ve ufak ufak doğranmış domatesi de koyun.Sıcak su ekleyip ağzı kapalı olarak pişirin.Küçük küçük kesip tavada kızarttığınız patatesleri de ekleyip biraz daha kaynatarak ocaktan tencereyi indirin.Afiyet olsun.

**Arzu edilirse  yemeğimizi  ufak güveclere paylaştırıp üzerine beşamel sos yapıp fırına verebiliriz.


Beşamel sos için;

Bir tencerede 2yk.tereyağını eritin.2yk unu ekleyip ağır ateşte karıştırarak kavurun.1 sb.sütü ilave edip koyu bir kıvam elde edene kadar pişirin.Sosun içine karabiber ve tuzu ekleyip tekrar karıştırın ve ocaktan alıp güveçlerin üzerine yayın.Önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirin.Afiyet olsun.

7 Nisan 2011 Perşembe

KULAK MASAJI

KULAK MASAJI İLE AĞRILARDAN KURTULUN


Kulak ceninin ana rahmindeki duruşunun şematik olarak aynısıdır.










Ve tüm akupunktur noktaları kulak üzerinde bu esasa göre yer almıştır.







Şimdi... başınız,boynunuz, beliniz, sırtınız, bacaklarınız, kalçanız, ayaklarınız, omzunuz ağrıdığında yapacağınız tek şey kulaklarınıza masaj yapmak.

Kulağınızı baş ve işaret parmaklarınızın arasına alarak kulak kepçesinden başlayarak, dayanabildiğiniz kadar güçlü ve sıkarak masaj yapın.

İlk anda bazı noktalar acıyacaktır

( bunlar bedendeki ağrıyan bölgelerin kulaktaki refleks noktalarıdır ).



kısa bir süre sonra bu ağrılar kaybolacaktır.

2 -3 dakika bu masajı yapmanız yeterli olur. İsterseniz uzatabilirsiniz de. Zaten masajın sonuna doğru bedeninize bir sıcaklıklığın yayıldığını hissedeceksiniz. Bunun ardından ağrılarınızın azaldığını ve kaybolduğunu da...

Hiç bir yan etkisi olmayan bu uygulamayı her zaman her yerde kendinize ve ağrısı olan yakınlarınıza uygulayabilirsiniz.

Yorulduğunuzda, uzun otobüs yada araba yolculuklarında oturmaktan ağrılara maruz kaldığınızda, çok üşüdüğünüzde ve bedeninizi dengeye kavuşturmak için mucize benzeri bu uygulamayı kullanabilirsiniz.



Dört tane ağrı kesici aldım. hala ağrıyor diyerek baş ağrısından kıvranan taksi şöförünün ona yaptığım iki dakikalık kulak masajının ardından yaşadığı mutlu şaşkınlıkla benden ücret almadan teşekkürlerle uğurladığını hala hatırlıyorum.

Önemli olan kulağın her noktasına dokunun. Kulağınız size hemen yanıt verecektir. Kulaklar bedeni hisseder, görür ve duyar. Siz de şefkatli ellerinizi esirgemeyin.

4 Nisan 2011 Pazartesi

GÜNÜN SÖZÜ





   

Kırk yaşına kadar koyun ye,


Kırkından sonra koyunun yediğini ye !...


Türkmen atasözü…

2 Nisan 2011 Cumartesi

HAVUÇ DEYİP GEÇMEYİN

Taze havuç suyu içenler


















unutkanlıktan kurtuluyor,

kanserden korunuyor..



Yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz, sevdiğimiz her şeyin ama her şeyin bir dili var... Siz onları tüketirken duygularını hissediyor musunuz? Doğal mı yapay mı, doğru mu yalan mı, dost mu düşman mı, helal mi haram mı, faydalı mı zararlı mı diye düşünüyor musunuz? Sevgiyle ve şefkatle mi karşılıyorsunuz doğal ihtiyaçlarınızı, yoksa telaş ve koşuşturmaca halinde duygusuzca mı?

Mutsuz ve hastalıklı hayatların başlıca sebebinin beslenme olduğunu artık hepimiz biliyoruz! Peki beslenmenin sadece yemek yemek olduğunu mu düşünüyorsunuz? Hazırladığımız yemek ve sofrada, görüntü ve malzemeler kadar içine kattığımız sevginin en kıymetli şifa olduğunu unutmayalım!

Bitkiler kökü, gövdesi, yaprağı, tohumu, çiçeği ile birer mucize… Hem insanlar, hem de hayvanlar için, her türlü şifa onlarda! .

İşte size helalinden bir tabiat harikası… Kökü, yaprağı, tohumu, çiçeği ile havuç, günlük hayatımız için tam bir can simidi!

Sinirleri rahatlatıyor, unutkanlık şikayetlerini ortadan kaldırıyor, afrodizyak etkisiyle güç ve enerji vererek mutluluk kaynağı oluyor, kanser hastalıklarına karşı koruyor, kalbin dostu, midenin rahatlatıcı merhemi, sindirim sisteminin doğal temizlik makinası, gözlerin ilacı, cildin güzellik kaynağı… HAVUÇ






Kökleri sebze olarak yenilen iki yıllık, otsu bir kültür bitkisi olan havucu, oluklu gövdesi ve dereotununkine benzeyen ince yaprakları ile akıllı tavşanlar çoktan keşfetmiş! Çiçekleri beyaz ve pembe renkli, meyveleri (tohumlar) ise uzunca (2-4mm uzunlukla) yumurta biçimindedir.



Düzenli havuç yiyen kardiyolog ve onkolog tanımıyor!


Günde sedece üç havuç yemek sizi hem kardiyologdan hem de onkologdan uzak tutmaya yetebilir.

ABD’de yapılan araştırmalar neticesinde; Akciğer, Ağız, Gırtlak, Mide, Bağırsak, Mesane, Prostat ve Göğüs kanseri gibi birçok kanser çeşidine yakalanma riskini azaltabilir!

Paris Tıp Fakültesi eski dekanlarından Prof. Dr. Binet’nin çalışmaları havucun kandaki alyuvarları çoğalttığını, aynı zamanda kanın cinsini ıslah ettiğini göstermiştir. 1960 yılında Sovyet doktorlarının yaptığı araştırmalar da havucun damarların genişlemesine yardımcı olduğunu ortaya koymuştur.

Yemeklerden önce havuç salatası, sindirim sistemin doğal temizlik makinası


Dr. Hensen öksürüğe ve uykusuzluğa karşı havucu tavsiye etmektedir. Havuç gençlik kaynağıdır ve “dört harika”dan biridir. (Öbür harikalar limon, sarımsak ve kekiktir). Havuç sindirimi kolaylaştırdığı için tahıl ve kuru sebzelerle birlikte yenmelidir. Ayrıca tüm sindirim sistemini temizlediğinden, yemeklerden önce çiğ havuç salatası yenmesi tavsiye edilir.


Bu sebzenin yalnız kendisi değil, körpe yaprakları ve tohumu da kullanılır. Yapraklarında bol miktarda kalsiyum vardır. (Bunları çöpe atmamalı, günlük salatalara katmalı!)



Havucun faydaları

Havucun özelliği bileşimindeki karoten yani provitamin A’dır. Bu vitaminin eksikliğinde gece görmek güçleşir, cilt kurur, yüzde zamansız çizgiler belirir, koku alma duyusu zayıflar. Mide özsuyu eksikliği, ağızda kuruluk, saçta kuruluk ve kırılma gibi belirtiler de olasılıkla A vitamini eksikliğinden meydana gelir. Günde 1 bardak havuç içmekle bütün bu rahatsızlıklar ortadan kalkar.

Havuç ayrıca sinir sistemi için gerekli olan B1, B2 ve C vitaminlerini de içerir. Karaciğer-safra kesesi yetersizliğinde özellikle havuç tavsiye edilir. Gut hastalığından yakınanlar ve romatizmalılar da bu sebzeden yararlanabilirler.

Çiğ havuç rendesi (püre halinde) yanıklara ve abselere iyi gelir. Dişleri yeni çıkmakta olan bebekler çiğ havucu (çubuk halinde kesilmiş) emzik gibi çiğnediklerinde dişlerin çıkması kolaylaşır. Havuç nefes darlığına da yararlıdır.

Hamile bayanların bol miktarda havuç yemesi tavsiye edilir.

Bebekler için anne sütünden sonra en kıymetli besin havuçtur.

Emziren kadınların sütünü çoğaltır ve zenginleştirir. Anne ve bebeğin dişlerini kuvvetlendirir, görme gücünü artırır. Yanıkları, dış ve iç yaraları iyileştirir.

Havuç, düzenli olarak yenildiğinde, sigara içen kişileri de içermek üzere, bedenin akciğer kanserine yakalanma riskini aza indirgemektedir.

Ayrıca havucu sık ve bol tüketen kişilerin gırtlak, mesane, rahim, kalınbağırsak, prostat ve yemek borusu kanserlerine yakalanma riski yüzde 50, menopoz dönemi sonrası kadınlarda göğüs kanserine yakalanma riskinin de yüzde 20 oranında azaldığı yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır.

Havuç aynı zamanda börek beyin ve kalp damarlarının düzenli çalışmasına yardımcı olur.

Hücrelerin canlanmasında ve çoğalmasında olumlu etkisi vardır. Karaciğerin safra salgılamasına ve kolesterolü dengelemesine yardım eder. Bağırsakları çalıştırır, yara ve iltihabını çabucak iyileştirir. Sarılığa, ergenlik sivilcesine, ses kısıklığına iyi gelir.

Düşük bir (35) glisemik endeksine sahiptir. Bu sebeple zayıflamak isteyenler ve şeker hastalarının yiyebileceği bir gıdadır. Ancak çiğ olarak tüketilmelidir, rendelenerek salata şeklinde tüketilebilir.

Havuç olgunlaştıkça şeker oranı da azalır. Havucun kendine has rengi ne kadar güçlü ise içerdiği beta-karoten maddesi de o kadar fazla olmaktadır.

Tohumu nelere iyi gelir?


Havucun tohumları da çok kıymetlidir. Mide ve bağırsak gazlarını giderir, idrarı söktürür, böbrek ve mesane taşlarını düşürür, kurt düşürücü özelliği vardır, regl düzenleyicidir, hidrofiz hastalığına (karında su toplanması) iyi gelir, afrodizyak etkilidir. Havuç tohumu; Sabit yağ, rezin ve yüzde 0,5-1,6 uçucu yağ içermektedir.

Tohumlarından yüzde 5 oranın da yapılan çay günde 2-3 bardak içilebilir.

Meyvelerin dövülmesi veya öğütülmesi ile elde edilen toz, az miktarda su ile karıştırılıp hap halinde günde 1-3 gr. alınabilir.

Havuç tohumlarına Diyabakır yöresinde yeregeçen, keşür, Erzurum yöresinde ise pörçüklü isimleri verilmektedir.



100 gr. havuçta hangi vitamin ve minerellar var?


kalori 30-40

protein 1,1 gr.

karbonhidrat 9,7 gr.

kolesterol 0

yağ 0,2 gr.

lif 1 gr.

fosfor 36 mgr.

kalsiyum 37 mgr.

demir 0,7 gr.

sodyum 47 mgr.

potasyum 341 mgr.

magnezyum 23 mgr.

A vitamini 8.115-13.500

B1 vitamini 0,06 mgr.

B2 vitamini 0,05 mgr.

B3 vitamini 0,6 mgr.

B6 vitamini 0,15 mgr.

folik asit 7,6 mcfr.

C vitamini 6-8 mgr.

E vitamini 0,6 mgr.





Taze sıkılmış havuç suyunda bulunan etkin maddelerin özellikleri

Özellik

Etkin madde adedi

akneye karşı 16

alzheimere karşı 17

antioksidan 21

damar genişletici 19

damarsertliğine karşı 13

deri enflamasyonuna karşı 10

enflamasyona karşı 24

kolesterol düşürücü 12

mantar yok edici 17

mutasyona karşı 14

nitrosamin oluşumuna karşı 8

östrojen artırıcı 8

rahatlatıcı, dinlendirici 19

sperm artırıcı 4

triglyseride karşı 5

uv-ışığına karşı filitre 7

ülsere karşı 8





Havuç suyu içerken dikkat edilmesi gerekenler


Uzmanların açıklamalarına göre: A vitamini yağda çözünen bir vitamindir. Havuç suyunu doğrudan içtiğimiz takdirde içerdiği A vitamininden tam anlamıyla istifade edemeyiz. İçerdiği A vitaminini büyük bir oranda vücudumuza kazandırmak istiyorsak, bu takdirde bir bardak havuç suyunun içerisine iki-üç damla saf zeytinyağı damlatmamız gerekir.

A ve E vitamini hücre içerisinde denge halinde bulunur. Fazla alınan E vitamini yorgunluk yapar. Bundan dolayı çok fazla E vitaminin alınması demek, hücrelerden A vitaminin atılması demektir. Aynı şekilde çok fazla A vitaminin kullanılması demek hücre içindeki E vitaminin belirli oranda dışarı atılmasına neden olur. Bu da, hücre içindeki E vitaminin belirli oranda dışarı atılmasına neden olur. Bu da hücre içindeki A ve E vitamin dengesinin bozulması anlamına gelir.

Prof. Maranki’den Reflü ve Ülser için reçete


Havuç midedeki ülserli kısımların iyileşmesini sağlar. Reflü ve ülser şikayeti olanlar sabah ve akşam birer çay bardağı taze sıkılmış havuç tüketirlerse tedaviye yardımcı olur.

(Günde iki çay bardağından fazla tüketilmemelidir.)

Prof. Saraçoğlu’ndan “Unutkanlığa” ve “Alzheimer”e karşı havuç kürü

Üç ay boyunca hergün, akşam yemeğinden iki saat sonra taze sıkılmış ve içine iki-üç damla saf zeytinyağı damlatılmış bir bardak havuç suyu içilerek uygulanacaktır.

Üç ay tamamlandıktan sonra haftada en fazla 2-3 defa yine aynı uygulamaya devam etmek gerekir.

Havuç suyu içtikten sonra başka bir şey içmemeye özen gösteriniz, hergün akşam taze olarak hazırlanması ve fazla bekletilmeden tüketilmesi gerekir.

Bu uygulama aynı zamanda akciğer ve deri kanserine ve de kalp krizine karşı da bir önleyicidir. Tavsiye edilen kür ile havucun diğer bütün etkin maddelerinden de faydalanıyorsunuz.

Dikkat: Piyasada hazır satılan havuç sularını tercih etmeyiniz! Pazar veya marketten alırken ona dokunup tazeliğini hissedin, size şifalı geleciğine inanın…

Havuç seçmenin püf noktaları


Kök kısmının taze, çürümemiş olmasına,

uç kısmının sivri değil, yuvarlak başlı olmasına,

eğri büğrü ve çok iri değil, düzgün gelişmiş orta boylu olmasına,

yeşil ve ham değil, olgunlaşmış olmasına,

yumuşak ve ölüşmüş değil, sert ve gevrek olmasına,

bir de ıslatılmamış veya buzhaneye girmemiş olmasına dikkat ediniz!

Kaynaklar:

İlaç yiyecekler/ Dr. Earl Mindell

Bitkisel Protein ile Dengeli Beslenme/ Müheyya İzer

Kozmik Bilim Işında Şifalı Bitkiler/ Prof. Dr. Ahmet Maranki –Elmas Maranki

Bitkilerle Tedavi/ Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu

Türkiye’de Bitkiler ile Tedavi/ Prof. Dr. Turhan Baytop

Gerçek Tıp/ Dr. Aidin Salih

Sağlıklı Beslenme/ Doç.Dr. Sefa Saygılı-Dr. Ali Akben-Dr. Özer Odabaşı