Çocuklarda empati nasıl geliştirilir?
Empati kurmak nedir? Bir çocuğa empati kurmasını öğretmek neden önemlidir? Empati kurmayı çocuklarımıza nasıl öğretebiliriz.Empati kurmak nedir? Bir çocuğa empati kurmasını öğretmek neden önemlidir? Empati kurmayı çocuklarımıza nasıl öğretebiliriz. Kadıköy Şifa Hastanesi’nden Uzman Psikolojik Danışman ve Psikolog Yaprak Veziroğlu, empati kurmak ile ilgili en önemli soruları yanıtladı.
Empati nedir? Başkasının benden farklı olduğunu bilmekBaşkasının benden farklı düşünebileceğini ve hissedebileceğini anlamakMutluluk, şaşkınlık, öfke, hayal kırıklığı, üzüntü gibi duyguların farkında olmakBirinin yaşadığı olay sırasında kendini onun yerine koyup ne hissederdi diye düşünebilmek, böylece diğer kişinin ne hissedebileceğini anlamakKarşısındaki kişiyi rahatlatabilmek için onun neye ihtiyacı olduğunu tahmin edip buna uygun davranışta bulunabilmek Nasıl gelişir?Empatinin temeli hayatın ilk yıllarında atılır. Annenin çocuğuna gösterdiği şefkatli ve sevgi dolu ilgi, çocuğun da çevresine şefkat ve ilgi göstermesini sağlar. Bebeğini düşünen, ihtiyaçlarını karşılayan anne onun sadece ruhen değil, zihinsel olarak da gelişmesini sağlar. “Sağ beyin” olarak adlandırılan beyin bölgemiz, empatiden sorumludur. Bebeğin yaşamının ilk yılı, sağ beynin gelişimi için kritik zamandır. İlk yılda değerli olduğunu hisseden, annesinin onu hep seveceğine ve koruyacağına güvenen bebekler, bu sevgiyi ve değeri çevresindekilere de gösterir. Acıma, vicdan, merhamet duygularının temeli böylece atılır. 18-24 ay arasında “ben” kavramı gelişir. Ancak “ben” diyebilen çocuklar “ben-sen” ayrımını yapabilir. Bu nedenle 2 yaştan önce kendinden başkasını düşünüp anlayabilmesi çok zordur.
Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz?
1. Çocuğunuza empati gösterin. “Bu salıncağa binmekten korkuyor musun? Eğlenceli görünüyor olsa da oldukça hızlanabiliyor. Bu korkutucu olabilir. İstersen şuradaki küçük kaydırağa gidelim”
2. Başkalarının ne hissettiğini ona söyleyin. “Ablan, onun oyuncağını elinden çektiğin için kızdı. Lütfen şimdi oyuncağını ona geri ver ve sana başka bir tane seçelim”
3. Empati nasıl gösterilir, öncülük edin. “Gel arkadaşının yarasına ilaç sürelim”
4. Duygularla ilgili farkındalığını geliştirin. Ona farklı duyguların anlatan yüz ifadeleri gösterin, hikayeler okuyun.
5. Kendi ilişkilerinizde çevrenizdekilere empati göstererek örnek olun.
6. Kendinin farkına varmasına yardımcı olun. Örneğin aynada kendini tanısın.
7. “Ben” dilini kullanarak kendini sizden ayırt etmesine yardımcı olabilirsiniz. “Bana vurmanı istemiyorum. Vurduğun zaman canım acıyor”
8. Kızgınlık, üzüntü gibi kötü duyguları yaşamasına izin verin. Çünkü bu duygular da hayatın bir parçasıdır ve onlarla baş etmeyi de çocuğunuza öğretmeniz gerekir. Onu hep mutlu etmeye çalışırsanız zor duyguları kontrol etmeyi öğrenemez. Kızgın bir arkadaşının ne hissettiğini anlayamaz. Sevdiği bir çizgi filmi izlemesini istemiyorsanız televizyonu kapattığınız zaman ne hissettiğini anladığınızı ona söyleyin. “Biliyorum ki filmi kapatmama kızdın. Seni anlıyorum ama bunu izlemeni de istemiyorum. Sakinleşince seninle birlikte sevdiğin lego oyununu oynayabiliriz.” 9. Gün içinde arkadaşlarıyla yaşadığı paylaşamama sorunlarını sonradan oyunlarda konu edin. Örneğin o gün arkadaşının elinden oyuncağı çekip onu ağlattıysa, oyunda rol değiştirerek onu ağlayan çocuğun yerine koyun. Oyunda olayı tekrar canlandırıp ne hissettiğini anlattırın. Doğru davranışı bulmasını sağlayın.
10. “Özür dilerim” demesi için çocuğunuzu zorlamayın. Önemli olan bu sözleri kullanması değil, yanlış yaptığını anlamasıdır. “Görüyor musun, onun yerini kaptığın için Ece nasıl da ağlıyor. Çok üzülmüş.” Böylece davranışının sonuçlarını anlamasını sağlarsınız.
11. Empatinin gelişmesi zamanla ve yavaş yavaş olur. Üstelik unutmayın ki bencillik çocuk olmanın bir parçasıdır. 3 yaşına kadar beklentinizi sınırlı tutun. Yetişkin olup da bencilliği bırakamamış nice kişi mutlaka tanırsınız.
Translate
13 Aralık 2009 Pazar
YAĞLI BOYA
Yağlıboya , Rönesans’tan günümüze kadar en çok uygulanan ve kabul görmüş resim tekniğidir. Yağlı boya tekniği yapım sırasında kısmen hata kabul eden bir tekniktir. İstenmeyen yerler sonradan düzeltilebilir.Yapılan resimler uzun ömürlüdür.Temizlik ve bakımı kolaydır.
Yağ (bezir yağı) ve toz boyaların karışımıyla yapılmış boyalara yağlı boya denir. Bu karışımın içine katılan diğer maddeler boyanın kalitesini belirlemektedir. Yağlı boyada aranan başta gelen özelliklerden biri renklerin solmaması, diğeri, üzerinde kabuk yapmadan kurumasıdır.
Yağlı boya tekniğinde iyi sonuç almak için:
Resim yapılacak sathın iyi hazırlanmasına, kaliteli boya kullanılmasına, incelticilerin kaliteli olmasına, boya paleti, fırçalar ve resim sehpasının kullanışlı olmasına dikkat edilmelidir.Ayrıca güzel resimler yapmak için çok çalışmak gerekir. Çok çalışmak kaliteyi de beraberinde getirir.
Yağlıboya Resim İçin Satıh Hazırlanması:Tuval:Yağlı boya resim yapmak için kullanılan yüzeye denir.Resim sathı; karton, tahta veya şasi üzerine bez gererek yapılacak tuvallerden yapılır. Resmin boyutlarına uyan boyut ve kesitlerde ahşap şasi üzerine bez gerilerek yapılacak işlemde ahşapların kesit ve boyutu resim boyutuna göre değişir.Ahşabın kesiti 2X4 cm den başlamak üzere resim boyutu büyüdükçe kesit kalınlıkları da bez gerildiğinde esneme yapmaması için kalınlaştırılmalıdır. Şasi üzerine bez gerildiğinde boyanırken bezin yapışmamasını ve iz yapmamasını sağlamak için ahşabın bir yüzü içe eğimli olarak rendelenmelidir.Şasinin çatılması köşelerinden yapıştırma, çakma ve kamalı olmak üzere çeşitli şekillerde yapılır. Yapıştırma ve çakma ile yapılan şasilerde köşeler sabit olur.Kamalı şasilerde bez gerildikten sonra tuvalde olabilecek bollaşmalar kamaların sıkıştırılması ile düzeltilebilir.Çatılmış bir şasiye bez gerilerek çakılmalıdır. Gerilecek bezin az bükümlü iplikten dokunmuş olması halinde, gerildikten sonra tuval bollaşmaz. Bezin kaba veya ince dokulu olması isteğe göre seçilir. Ayrıca bezin sentetik elyaflı olmamasına dikkat edilmelidir.Sentetik elyaflı bezlerin elektrik yükleri nedeniyle fazla toz tutacaklarından ileride resimlerin daha çabuk kirlenmesi gibi sakıncaları olacaktır.Şasi kenarlarından yaklaşık 5 er cm. büyük kesilen bez, kenar ortalarından başlamak üzere başlı küçük çivilerle şasiye çakılır. Bezdeki iplik dokusunu şasi kenarlarına paralel olması sağlanmalıdır. Çakma işlemi sırasında ağzı geniş germe pensesi ile bezin gerilmesi iyi olur.Gerilmiş tuvallerde ve bitmiş resimlerde herhangi bir nedenle bollaşma olursa, tuvalin arkasını ıslak bir fırça veya süngerle nemlendirerek, kurumaya bırakmak ve bu işlemi bir kaç kez tekrarlamak bollaşmayı giderebilir.
Gerilmiş bezin resim yapılır hale getirilmesi: Bezin emiciliğini giderecek şekilde boyanması gerekir.En basit şekliyle; inceltilmiş plastik boya ile 2 veya üç kat, katlar arası ince zımpara ile zımparalanarak boyanır. Bu durumda tuval sathı düzgün bir hal alır. Ancak emiciliği fazladır. Son kat üzerine zımpara sürerek, terebentin ile inceltilmiş bir kat bezir yağım sürmek sathın emiciliğini azaltır. Bezirin çok ince sürülmesine özen gösterilmelidir.Aksi halde satıhta akma yapar.
Diğer tuval hazırlama şekilleri: (Bezir yağı - çinko üstübeci) + (Kazein — kaba üstübeç) karışımı, inceltilmiş bezirli doyurulmuş satha 2 kat sürülür.Yukarıda verilmiş olan karışım bez, karton veya tahta üzerine uygulandığında çok iyi sonuç alınır. Az miktarda sentetik vernik katılırsa resim sathı daha az emici olur.Karton ve mukavva en ucuz resim yapılacak malzemedir. Her tür karton kullanılabilir. Yeter ki, yukarıda bahsedilen karışımlarla doyurulup hazırlansın.Karton veya mukavvanın arkası da bezir yağı ile doyurulur. Kartonun kıvrılmamasını sağlamak için sert bir satha yapıştırılmalıdır.Tahta eski ustaların kullandığı, özellikle ikonaların yapıldığı iyi bir resim sathıdır. Ancak çalışan bir malzeme olduğundan sonradan çatlama ve eğilme yapmaması için çok iyi hazırlanmalıdır.Bugün, prese edilmiş tahta levhalar ve özellikle “kontraplak” lar sanatçılar tarafından tercih edilmektedir.
Kaliteli Boya Kullanılması Yağlı Boya Resim İçin Önemlidir:Boyama karışımı resmin kalitesini ve kalıcılığını etkiler, yağlı boya resimde boya ne kadar kalın sürülürse sürülsün kururken kabuk yapmamalı, buruşmamalıdır.Yağlı boyanın ışığa dayanaklılığı da önemlidir. Kullanılan toz boyaların iyi olması halinde boyalar solmaz. Piyasada satılan tüp yağlı boyalar üzerinde ışığa dayanıklılıklarını belirten işaretler konulmaktadır. Günümüzde boya fabrikaları, titiz çalışmalarıyla oldukça iyi resim boyaları yapmaktadırlar. Bu nedenle sanatçının boyasını kendisinin hazırlaması gibi bir sıkıntısı yoktur. Ucuz boyalarla da çok iyi resimler yapılabilir. Piyasadan boya alırken boyaların markalarından çok, boyanın içinde bulunan maddelere dikkat edilmelidir. Aynı türde boyaları birlikte kullanmak yapılacak resmin kalıcılığını uzatır.Beyaz boyalardan kurşun beyazı örtücü bir boyadır ancak, diğer boyalarla karıştırıldığında ve havayla temasında kararma yapar. Bu nedenle çinko beyazı kullanılmalıdır. Çinko beyazı, kurşun beyazı kadar kapatıcı olmamasına karşın, kararma yapmadığı için tercih edilen beyaz boyadır.
Çevremizde gördüğümüz tüm renklerin (sarı, kırmızı ve mavi) üç ana rengin karışımlarından elde edilebileceğini düşünerek, boyaların satın alınması faydalı olur. Üç ana renkle ve bunların ara renkleri ile (turuncu, yeşil, mor) işe başlayarak paletteki renk çeşidini tecrübe arttıkça artırmak doğru olur.
İncelticiler ve Vernikler: Boyayla birlikte kullanılacak incelticiler de boyalar kadar önemlidir. Kullanılacak incelticinin cinsi boyanın mat veya parlak olmasını etkileyeceği gibi çatlama veya dökülmelere de neden olabilirler. En iyi incelticiler sırasıyla keten yağı, haşhaş yağı, ceviz yağı, bezir yağıdır. Terebentin kullanıldığında boyayı matlaştırır. Bu nedenle, çok az miktarda inceltici olarak kullanılabilir.Yağlı boya resim bittikten sonra tam kuruma yaptığında sathının dış etkilerden korunması için vernik kullanılır. İsteğe göre mat veya parlak olan vernik türü sentetik olmalıdır.Resim sathına yumuşak bir fırça veya püskürtme usulüyle sürülür. Vernik sürülme işleminde akma yapmaması için çok ince ve homojen olarak sürülmelidir.
Palet, Fırça, Resim Sehpası ve Diğer Gereçler: Palet: Yağlıboyada kullanılacak boyaların tüpten sıkılarak üzerine konduğu ve karıştırıldığı; yaklaşık 30 x 40 cm. ölçülerinde plaka genellikle kontrplaktan yapılır.Palette sathın emici olmamasına ve elde tutularak kullanılıyorsa hafif olmasına dikkat edilmelidir.
Fırça: Yağlı boya resim yaparken, kullanılacak fırça çeşidi, yapılan resmin büyüklük ve çalışma türüne göre değişir. Küçük ayrımlar gösteren bir resimde ince fırçalar, büyük lekeler ve çizgiler yapılan resimde geniş fırçalar kullanılır.Fırçalar, büyüklükleri ve türlerine göre kıllarının cinsi sert ve yumuşak olmak üzere çeşitlidir. Yağlı boya resim yapımında fırça dışında gereçler de kullanılmaktadır. Bunlar da yapılacak resim türünün isteğine göre çeşitli gereçlerdir.Boya ıspatulaları, tamponlar (sünger v.b.), değişik boya püskürtücüleri ve akla gelebilecek diğer boyama türleri gibi.Günümüzde devamlı bir araştırma içinde olan sanatçı her tür boyama işlemini yapıtlarında uygulamaktadır.
Resim sehpası( şövale); sanatçılar iki tür resim sehpası kullanırlar.Biri atölye içinde kullanılan büyü ve ağır sehpalar, diğeri hafif ve taşınabilir olan atölye dışında kullanılan sehpalardır...
Yağ (bezir yağı) ve toz boyaların karışımıyla yapılmış boyalara yağlı boya denir. Bu karışımın içine katılan diğer maddeler boyanın kalitesini belirlemektedir. Yağlı boyada aranan başta gelen özelliklerden biri renklerin solmaması, diğeri, üzerinde kabuk yapmadan kurumasıdır.
Yağlı boya tekniğinde iyi sonuç almak için:
Resim yapılacak sathın iyi hazırlanmasına, kaliteli boya kullanılmasına, incelticilerin kaliteli olmasına, boya paleti, fırçalar ve resim sehpasının kullanışlı olmasına dikkat edilmelidir.Ayrıca güzel resimler yapmak için çok çalışmak gerekir. Çok çalışmak kaliteyi de beraberinde getirir.
Yağlıboya Resim İçin Satıh Hazırlanması:Tuval:Yağlı boya resim yapmak için kullanılan yüzeye denir.Resim sathı; karton, tahta veya şasi üzerine bez gererek yapılacak tuvallerden yapılır. Resmin boyutlarına uyan boyut ve kesitlerde ahşap şasi üzerine bez gerilerek yapılacak işlemde ahşapların kesit ve boyutu resim boyutuna göre değişir.Ahşabın kesiti 2X4 cm den başlamak üzere resim boyutu büyüdükçe kesit kalınlıkları da bez gerildiğinde esneme yapmaması için kalınlaştırılmalıdır. Şasi üzerine bez gerildiğinde boyanırken bezin yapışmamasını ve iz yapmamasını sağlamak için ahşabın bir yüzü içe eğimli olarak rendelenmelidir.Şasinin çatılması köşelerinden yapıştırma, çakma ve kamalı olmak üzere çeşitli şekillerde yapılır. Yapıştırma ve çakma ile yapılan şasilerde köşeler sabit olur.Kamalı şasilerde bez gerildikten sonra tuvalde olabilecek bollaşmalar kamaların sıkıştırılması ile düzeltilebilir.Çatılmış bir şasiye bez gerilerek çakılmalıdır. Gerilecek bezin az bükümlü iplikten dokunmuş olması halinde, gerildikten sonra tuval bollaşmaz. Bezin kaba veya ince dokulu olması isteğe göre seçilir. Ayrıca bezin sentetik elyaflı olmamasına dikkat edilmelidir.Sentetik elyaflı bezlerin elektrik yükleri nedeniyle fazla toz tutacaklarından ileride resimlerin daha çabuk kirlenmesi gibi sakıncaları olacaktır.Şasi kenarlarından yaklaşık 5 er cm. büyük kesilen bez, kenar ortalarından başlamak üzere başlı küçük çivilerle şasiye çakılır. Bezdeki iplik dokusunu şasi kenarlarına paralel olması sağlanmalıdır. Çakma işlemi sırasında ağzı geniş germe pensesi ile bezin gerilmesi iyi olur.Gerilmiş tuvallerde ve bitmiş resimlerde herhangi bir nedenle bollaşma olursa, tuvalin arkasını ıslak bir fırça veya süngerle nemlendirerek, kurumaya bırakmak ve bu işlemi bir kaç kez tekrarlamak bollaşmayı giderebilir.
Gerilmiş bezin resim yapılır hale getirilmesi: Bezin emiciliğini giderecek şekilde boyanması gerekir.En basit şekliyle; inceltilmiş plastik boya ile 2 veya üç kat, katlar arası ince zımpara ile zımparalanarak boyanır. Bu durumda tuval sathı düzgün bir hal alır. Ancak emiciliği fazladır. Son kat üzerine zımpara sürerek, terebentin ile inceltilmiş bir kat bezir yağım sürmek sathın emiciliğini azaltır. Bezirin çok ince sürülmesine özen gösterilmelidir.Aksi halde satıhta akma yapar.
Diğer tuval hazırlama şekilleri: (Bezir yağı - çinko üstübeci) + (Kazein — kaba üstübeç) karışımı, inceltilmiş bezirli doyurulmuş satha 2 kat sürülür.Yukarıda verilmiş olan karışım bez, karton veya tahta üzerine uygulandığında çok iyi sonuç alınır. Az miktarda sentetik vernik katılırsa resim sathı daha az emici olur.Karton ve mukavva en ucuz resim yapılacak malzemedir. Her tür karton kullanılabilir. Yeter ki, yukarıda bahsedilen karışımlarla doyurulup hazırlansın.Karton veya mukavvanın arkası da bezir yağı ile doyurulur. Kartonun kıvrılmamasını sağlamak için sert bir satha yapıştırılmalıdır.Tahta eski ustaların kullandığı, özellikle ikonaların yapıldığı iyi bir resim sathıdır. Ancak çalışan bir malzeme olduğundan sonradan çatlama ve eğilme yapmaması için çok iyi hazırlanmalıdır.Bugün, prese edilmiş tahta levhalar ve özellikle “kontraplak” lar sanatçılar tarafından tercih edilmektedir.
Kaliteli Boya Kullanılması Yağlı Boya Resim İçin Önemlidir:Boyama karışımı resmin kalitesini ve kalıcılığını etkiler, yağlı boya resimde boya ne kadar kalın sürülürse sürülsün kururken kabuk yapmamalı, buruşmamalıdır.Yağlı boyanın ışığa dayanaklılığı da önemlidir. Kullanılan toz boyaların iyi olması halinde boyalar solmaz. Piyasada satılan tüp yağlı boyalar üzerinde ışığa dayanıklılıklarını belirten işaretler konulmaktadır. Günümüzde boya fabrikaları, titiz çalışmalarıyla oldukça iyi resim boyaları yapmaktadırlar. Bu nedenle sanatçının boyasını kendisinin hazırlaması gibi bir sıkıntısı yoktur. Ucuz boyalarla da çok iyi resimler yapılabilir. Piyasadan boya alırken boyaların markalarından çok, boyanın içinde bulunan maddelere dikkat edilmelidir. Aynı türde boyaları birlikte kullanmak yapılacak resmin kalıcılığını uzatır.Beyaz boyalardan kurşun beyazı örtücü bir boyadır ancak, diğer boyalarla karıştırıldığında ve havayla temasında kararma yapar. Bu nedenle çinko beyazı kullanılmalıdır. Çinko beyazı, kurşun beyazı kadar kapatıcı olmamasına karşın, kararma yapmadığı için tercih edilen beyaz boyadır.
Çevremizde gördüğümüz tüm renklerin (sarı, kırmızı ve mavi) üç ana rengin karışımlarından elde edilebileceğini düşünerek, boyaların satın alınması faydalı olur. Üç ana renkle ve bunların ara renkleri ile (turuncu, yeşil, mor) işe başlayarak paletteki renk çeşidini tecrübe arttıkça artırmak doğru olur.
İncelticiler ve Vernikler: Boyayla birlikte kullanılacak incelticiler de boyalar kadar önemlidir. Kullanılacak incelticinin cinsi boyanın mat veya parlak olmasını etkileyeceği gibi çatlama veya dökülmelere de neden olabilirler. En iyi incelticiler sırasıyla keten yağı, haşhaş yağı, ceviz yağı, bezir yağıdır. Terebentin kullanıldığında boyayı matlaştırır. Bu nedenle, çok az miktarda inceltici olarak kullanılabilir.Yağlı boya resim bittikten sonra tam kuruma yaptığında sathının dış etkilerden korunması için vernik kullanılır. İsteğe göre mat veya parlak olan vernik türü sentetik olmalıdır.Resim sathına yumuşak bir fırça veya püskürtme usulüyle sürülür. Vernik sürülme işleminde akma yapmaması için çok ince ve homojen olarak sürülmelidir.
Palet, Fırça, Resim Sehpası ve Diğer Gereçler: Palet: Yağlıboyada kullanılacak boyaların tüpten sıkılarak üzerine konduğu ve karıştırıldığı; yaklaşık 30 x 40 cm. ölçülerinde plaka genellikle kontrplaktan yapılır.Palette sathın emici olmamasına ve elde tutularak kullanılıyorsa hafif olmasına dikkat edilmelidir.
Fırça: Yağlı boya resim yaparken, kullanılacak fırça çeşidi, yapılan resmin büyüklük ve çalışma türüne göre değişir. Küçük ayrımlar gösteren bir resimde ince fırçalar, büyük lekeler ve çizgiler yapılan resimde geniş fırçalar kullanılır.Fırçalar, büyüklükleri ve türlerine göre kıllarının cinsi sert ve yumuşak olmak üzere çeşitlidir. Yağlı boya resim yapımında fırça dışında gereçler de kullanılmaktadır. Bunlar da yapılacak resim türünün isteğine göre çeşitli gereçlerdir.Boya ıspatulaları, tamponlar (sünger v.b.), değişik boya püskürtücüleri ve akla gelebilecek diğer boyama türleri gibi.Günümüzde devamlı bir araştırma içinde olan sanatçı her tür boyama işlemini yapıtlarında uygulamaktadır.
Resim sehpası( şövale); sanatçılar iki tür resim sehpası kullanırlar.Biri atölye içinde kullanılan büyü ve ağır sehpalar, diğeri hafif ve taşınabilir olan atölye dışında kullanılan sehpalardır...
KAKTÜS

PC monitörünün yanına koyulan Kaktüs yayılan radyasyonu azalttığı için PC kullanıcıları çiçek dükkanlarına akın ediyor. Kaktüs satışlarının arttığını belirten çiçekçiler, talepleri cevap zorlanıyor.
PC’NİN YANINA KOYUN
Bilgisayar kullananların yüksek oranda radyasyona maruz kaldığı ve kaktüsün bu radyasyonu emdiği söylentileri çiçekçilere akın başlattı. İstanbul ve Ankara'da çok sayıda bilgisayar kullanıcısı çiçekçilere giderek kaktüs satın aldı.SATIŞLAR PATLADIAraştırmacıların kaktüs bitkisinin bilgisayar yanına koyulduğunda radyasyonu kendine çektiği açıklamaları üzerine satışlarının arttığına dikkat çeken satıcılar, "Haberlerin basında yer almasının ardından kaktüs satışlarında büyük oranda artış oldu. Birçok çeşidi olan kaktüslerimizi çeşidine ve büyüklüğüne göre 5 ila 10 YTL arasında satıyoruz" dediler''.
Süt içmeyin, marul yiyin daha iyi! PROF. AHMET_MARANKİ' DEN
Prof. Ahmet Maranki ezber bozuyor...
Prof. Ahmet Maranki, “Süt içmeyin” diyor. Şaşırıp, itiraz ediyorum. O devam ediyor: “Süt mukustur, faydası yoktur, çocuklar ve ineklerin yavruları içindir. Sütte kalsiyum da yoktur. Ha vardır, ne kadardır? Maruldaki kalsiyum daha fazladır. Bu yüzden erken menopoza girenlere ’Marul yiyin’ daha iyi diyoruz. Bu arada her gün yoğurt yemelerini öneriyoruz tabii...” Dünkü konuşmamızda, “Hastalıkların çoğu tokluktan, deva ise açlıktan gelir” demiştiniz. Peki bağışıklık sistemimizin güçlenmesi için başka nelere dikkat etmeliyiz?
Tabii en önemlisi meyve ve sebzelerin mevsiminde yenmesi... Ocak ayında, kar yağarken Allah’ın yaratmadığı salatalığı, biberi, domatesi yerseniz zararı olur. ’Kanınızın terkibini bozabilir mi?’ diye araştırmak lazım. Ağustos ayında da portakal suyu içemezsiniz, onun yerine Allah karpuzu, kirazı, eriği yaratmış. Onun dediği programa uymazsanız size zarar gelir... Biz, bizim programımızı yapana uyuyoruz, sağlıklı yaşıyoruz. Yani doğruyu başka yerde aramaya gerek yok diyorsunuz...Kesinlikle. Bizi koruyacak bir tek şey var, bağışıklık sistemimiz. İlaçlarla netice alınmadığı da ortada. Onun için ne yapacaksınız, sağlıklı düşüneceksiniz, sağlıklı besleneceksiniz, sağlıklı yaşayacaksınız. Peki olmazsa olmazlar nedir bağışıklığımızı güçlendirmek için?Bir kere doğal beslenmek lazım. Et, tavuk yemeyeceksiniz, süt içmeyeceksiniz. Nasıl, anlayamadım? Peki nasıl karşılayacağız protein ihtiyacımızı? Niye şaşırdınız? Allah 400 bin çeşit nebatat yaratmış. Bunlardan üçü et. Geriye 399 bin 997 tane sebze meyve kaldı. Bakın Akdeniz’de bugün 70 bitki yeniyor. Biz bunların 7 tanesini bile yemiyoruz. Büyük bir oyun var, aldatıyorlar bizi. Peki siz yemiyor musunuz et, tavuk?Yemiyoruz. Keçi eti, kuzu eti, keçi peyniri seçiyoruz. Sütün yoğurt, tereyağ gibi mamulllerini yiyoruz. Çünkü, yaşlılara süt olmaz. Siz yaşlı değilsiniz ki?Yaşlı derken çocukların dışında. Ergenlerin süt içmesini kozmik bilim uygun görmüyor, onun yerine daha çok sebze yemeliyiz. Çünkü vücudumuzdan atamıyoruz. Vücuda ne yapıyor da atamıyoruz?Süt mukustur, faydası yoktur. Çocuklar ve ineklerin yavruları içindir süt. Peki sizce kaç yaşına kadar süt içilebilir?7 yaşına kadar. Ama kemik erimesine karşı düzenli olarak süt, yoğurt ve peynir tüketilmesi önerilir!Bir kere sütte kalsiyum yoktur. Ha vardır, ne kadardır? Maruldaki kalsiyum daha fazladır. Bu yüzden erken menopoza giren, östrojen hormonu eksilenlere ’Marul yiyin’ daha iyi diyoruz. Peki ya yoğurt?Tabii ki her gün yoğurt yemelerini öneriyoruz. Ama doğal sütten kaynatılarak, doğal mayayla mayalanmış yoğurdu. Hazır yoğurtları asla önermiyoruz. Hazır yoğurtlar yerine inek sütü, manda sütü ve keçi sütünden evde yapılmış yoğurtları öneriyoruz. Yoğurt yapılırken kutu süt kullanılmasını önermiyoruz, süte eş değer maddeleri önermiyoruz. Süt tozlarından yapılmış sütleri önermiyoruz. Artık organik süt bile var kutuda?Ben yorum yapmıyorum, şunu söylüyorum, kaynatılmış, bilinen yerden gelmiş inek, manda ve keçi sütünden karıştırılarak yapılmış tabii mayayla mayalanmış yoğurtları yenmesini öneriyorum. Sağlıklı yaşayıp, immün sistemini güçlendirmek için... Peki neden illa yoğurt?Çünkü yoğurt sütün bütün hususiyetlerine sahip bir gıda maddesi. Aynı zamanda mikrop barındırmayan birkaç yiyecek maddesinden biri... Ayrıca kolesterolün kandaki seviyesini düşürür. Mikrobik sarılıkta antibiyotik gibi iş görür. Büyüme ve gelişmeyi teşvik eder. Kanser oluşumunu önler. Vücudu temizleme özelliği nedeniyle zehirlenme tehlikesi olan kişilere bol yoğurt verilir. Çeşitli bağırsak bozukluklarında ve kurtlarda çok faydalıdır, bağırsakları dezenfekte eder. Ne kadar yemek gerekir?Günde 200 gram yeterlidir. Yani aşağı yukarı bir bardak. Artı beyaz ekmek asla yenmeyecek, siyah ekmek tercih edilecek. Çavdar, yulaf, kepek olabilir değişik günlerde. Beyaz ekmek, ekmek değildir!Çocuklar peki?Aynı şekilde. Beyaz ekmek ekmek değildir. Beyaz ekmek yemelerini önermiyoruz. Artık bilmeyen kalmadı ama uyan yok, siz de üç beyazdan kaçının mı diyorsunuz?Kesinlikle... Öğünlerinizde 3 beyaz, yani bize göre suni un, suni tuz, suni şekerden uzak durmanızı, bunların yerine zaten bitkilerde olanlarıyla ihtiva etmenizi ve tabii şekliyle kullanılmalarını öneriyoruz. Çünkü beyaz un onlarca işlemden geçerek önünüze gelmekte, tuz rafine edilmekte, şekerse tabiilikten tamamen uzaklaşmaktadır. Üç beyaz üzerinde önemle durmamızın sebebi, bugünkü hastalıkların hepsinde bu suni 3 beyazın çok büyük bir payı olduğu gerçeğidir. Kitabınızda bütün yemeklerin en sevgilisi ve en iyisi arpa ekmeği, mercimek çorbası ve bal kabağından yapılmış heriz diyorsunuz... Bu yemeği yiyenin 30-40 adam kuvvetinde olacağını söylüyorsunuz. Heriz nasıl bir yemek?Bu yemeğin nasıl yapıldığını tam olarak bilmiyoruz. Eskilerin söylediği bir yemek. Ama bal kabağı bağışıklık sistemini güçlendirip, bedendeki toksinleri atmak için ideal bir sebzedir. Vücuttaki bütün toksinleri atar. Detoks vazifesi görür. Bildiğimiz kabak yani?Biz kamplarımızda onun suyunu içiriyoruz. Bağırsakları temizleyici özelliği var. Devamlı et yemek kalbi karartır Et ve tavuk yemeyi neden önermiyorsunuz?Devamlı et yemek kalbi karartır. 41 gün hiç yağlı ve et yememek doğayı değiştirir. 41 gün hayvansal gıda yemeyenin beden enerjileri yoğunlaşır. Dediğim gibi haftada bir et yiyebilirsiniz ama keçi ve kuzu eti tavsiye ediyoruz. Tavuk yiyecekseniz de hareket etmeden yetiştirilen çiftlik tavuğu değil, gezip dolaşan köy tavuğu yenmeli... Çünkü diğerlerinin yediği yem kendi parçalarından yapılmış, içine dışkısı karışmış, hareket edemediği için... Çiftlik balıklarını da yemeyeceksiniz. Çünkü balıklara verilen de ölü hayvan eti ve kan. Haram dinimizde. Denize attın mı kan oluyor o yem, yiyor hayvan. Bunların eti yenmez zaten. Faydalı değil. Bunun için bu kadar hastalık oluyor. Dışarıdan tatlı alanın yüzü gülmezHer şey tabiata uygun olsa sorun çıkmayacak galiba?Evet. Bir de buğday ekmeği yiyin. Konsantre ürün yemeyin, artı asitli içecekler yani kolalı içecekleri asla evinize bile sokmayın. Bunlar olmazsa olmazlar. Bir de suni tatlılar var. Suni sakkaroz, glikoz, bunları asla kullanmayın. Mesela mısır şurubu veriyorlar. Mısırın geni değiştirilmiş zaten. Bu yüzden ben şöyle diyorum; dışarıdan tatlı alanın yüzü gülmez. Ayrıca her gün yeşil çay içiyoruz, bağışıklık sistemini artırmak için bir avuç badem, ceviz, çekirdekli kuru üzüm, hurma, incir ve kuru kayısı yiyoruz. Bunların bir kısmı immün sistemini güçlendiriyor, bir kısmı toksini atıyor. İncir ve kayısı bağırsakları açıyor, öbürleri de kanı temizliyor. Artı her gün sebze ve mutlaka yemeklerin altına bir tabak salata yiyoruz. Rokadır, maydanozdur, dereotudur, teredir, ne bulursanız ama mevsim salatası... İnsan kurtuluşu mevsim salatasında. Her çayın içine bütün yemeklere tatlı ve çorbalara her şeye limon koyun.
Her gece elma sirkesi içen ayda 3-4 kilo verir
Dünkü konuşmamızda limonlu su, ballı su ve elma sirkeli su için demiştiniz. Nasıl içilmesini öneriyorsunuz peki?
Sabahları bir bardak kaynar suya bir limon sıkın. Özellikle kan yağları yüksek olanlara iyi gelir. Her gün bal şerbeti için, bir bardak kaynar suya bir çay kaşığı bal koyun, içine bir limon sıkın, için. Ya da yarım limon. 100 kiloluk adam bir limon sıksın, 50 kiloluk adam yarım limon. Neden? Limonun fazlası zarar mıdır?Tabii.. Kanı sulandırır. Her gece yatmadan bir bardak kaynar suya bir çorba kaşığı elma sirkesi koyup içerseniz, yine bedenin bütün toksinlerinin atılmasına yardımcı olur. Bir ayda 3-4 kilo verdirir, toksinleri atar bedeninizden. Çok önemlidir, kan yağları ve kolesterolü düşürür. Zayıflamaya yardımcı olur. Günde bir elma tüm vitamin ihtiyacınızı karşılar
Peki günde bir elma yemek bütün vitamin ihtiyacımızı karşılar mı?
Tabii. Her gün mutlaka bir elma yiyeceksiniz. Bedene en uygun meyve ve asit, elma ve elma sirkesidir. Biz bütün kış elma pekmezi yerdik. Üç kardeştik, hiçbirimiz hasta olmadık. İlaç kullanmadık. Ne zaman İstanbul’a geldik, hastalanmaya başladık
Tabii en önemlisi meyve ve sebzelerin mevsiminde yenmesi... Ocak ayında, kar yağarken Allah’ın yaratmadığı salatalığı, biberi, domatesi yerseniz zararı olur. ’Kanınızın terkibini bozabilir mi?’ diye araştırmak lazım. Ağustos ayında da portakal suyu içemezsiniz, onun yerine Allah karpuzu, kirazı, eriği yaratmış. Onun dediği programa uymazsanız size zarar gelir... Biz, bizim programımızı yapana uyuyoruz, sağlıklı yaşıyoruz. Yani doğruyu başka yerde aramaya gerek yok diyorsunuz...Kesinlikle. Bizi koruyacak bir tek şey var, bağışıklık sistemimiz. İlaçlarla netice alınmadığı da ortada. Onun için ne yapacaksınız, sağlıklı düşüneceksiniz, sağlıklı besleneceksiniz, sağlıklı yaşayacaksınız. Peki olmazsa olmazlar nedir bağışıklığımızı güçlendirmek için?Bir kere doğal beslenmek lazım. Et, tavuk yemeyeceksiniz, süt içmeyeceksiniz. Nasıl, anlayamadım? Peki nasıl karşılayacağız protein ihtiyacımızı? Niye şaşırdınız? Allah 400 bin çeşit nebatat yaratmış. Bunlardan üçü et. Geriye 399 bin 997 tane sebze meyve kaldı. Bakın Akdeniz’de bugün 70 bitki yeniyor. Biz bunların 7 tanesini bile yemiyoruz. Büyük bir oyun var, aldatıyorlar bizi. Peki siz yemiyor musunuz et, tavuk?Yemiyoruz. Keçi eti, kuzu eti, keçi peyniri seçiyoruz. Sütün yoğurt, tereyağ gibi mamulllerini yiyoruz. Çünkü, yaşlılara süt olmaz. Siz yaşlı değilsiniz ki?Yaşlı derken çocukların dışında. Ergenlerin süt içmesini kozmik bilim uygun görmüyor, onun yerine daha çok sebze yemeliyiz. Çünkü vücudumuzdan atamıyoruz. Vücuda ne yapıyor da atamıyoruz?Süt mukustur, faydası yoktur. Çocuklar ve ineklerin yavruları içindir süt. Peki sizce kaç yaşına kadar süt içilebilir?7 yaşına kadar. Ama kemik erimesine karşı düzenli olarak süt, yoğurt ve peynir tüketilmesi önerilir!Bir kere sütte kalsiyum yoktur. Ha vardır, ne kadardır? Maruldaki kalsiyum daha fazladır. Bu yüzden erken menopoza giren, östrojen hormonu eksilenlere ’Marul yiyin’ daha iyi diyoruz. Peki ya yoğurt?Tabii ki her gün yoğurt yemelerini öneriyoruz. Ama doğal sütten kaynatılarak, doğal mayayla mayalanmış yoğurdu. Hazır yoğurtları asla önermiyoruz. Hazır yoğurtlar yerine inek sütü, manda sütü ve keçi sütünden evde yapılmış yoğurtları öneriyoruz. Yoğurt yapılırken kutu süt kullanılmasını önermiyoruz, süte eş değer maddeleri önermiyoruz. Süt tozlarından yapılmış sütleri önermiyoruz. Artık organik süt bile var kutuda?Ben yorum yapmıyorum, şunu söylüyorum, kaynatılmış, bilinen yerden gelmiş inek, manda ve keçi sütünden karıştırılarak yapılmış tabii mayayla mayalanmış yoğurtları yenmesini öneriyorum. Sağlıklı yaşayıp, immün sistemini güçlendirmek için... Peki neden illa yoğurt?Çünkü yoğurt sütün bütün hususiyetlerine sahip bir gıda maddesi. Aynı zamanda mikrop barındırmayan birkaç yiyecek maddesinden biri... Ayrıca kolesterolün kandaki seviyesini düşürür. Mikrobik sarılıkta antibiyotik gibi iş görür. Büyüme ve gelişmeyi teşvik eder. Kanser oluşumunu önler. Vücudu temizleme özelliği nedeniyle zehirlenme tehlikesi olan kişilere bol yoğurt verilir. Çeşitli bağırsak bozukluklarında ve kurtlarda çok faydalıdır, bağırsakları dezenfekte eder. Ne kadar yemek gerekir?Günde 200 gram yeterlidir. Yani aşağı yukarı bir bardak. Artı beyaz ekmek asla yenmeyecek, siyah ekmek tercih edilecek. Çavdar, yulaf, kepek olabilir değişik günlerde. Beyaz ekmek, ekmek değildir!Çocuklar peki?Aynı şekilde. Beyaz ekmek ekmek değildir. Beyaz ekmek yemelerini önermiyoruz. Artık bilmeyen kalmadı ama uyan yok, siz de üç beyazdan kaçının mı diyorsunuz?Kesinlikle... Öğünlerinizde 3 beyaz, yani bize göre suni un, suni tuz, suni şekerden uzak durmanızı, bunların yerine zaten bitkilerde olanlarıyla ihtiva etmenizi ve tabii şekliyle kullanılmalarını öneriyoruz. Çünkü beyaz un onlarca işlemden geçerek önünüze gelmekte, tuz rafine edilmekte, şekerse tabiilikten tamamen uzaklaşmaktadır. Üç beyaz üzerinde önemle durmamızın sebebi, bugünkü hastalıkların hepsinde bu suni 3 beyazın çok büyük bir payı olduğu gerçeğidir. Kitabınızda bütün yemeklerin en sevgilisi ve en iyisi arpa ekmeği, mercimek çorbası ve bal kabağından yapılmış heriz diyorsunuz... Bu yemeği yiyenin 30-40 adam kuvvetinde olacağını söylüyorsunuz. Heriz nasıl bir yemek?Bu yemeğin nasıl yapıldığını tam olarak bilmiyoruz. Eskilerin söylediği bir yemek. Ama bal kabağı bağışıklık sistemini güçlendirip, bedendeki toksinleri atmak için ideal bir sebzedir. Vücuttaki bütün toksinleri atar. Detoks vazifesi görür. Bildiğimiz kabak yani?Biz kamplarımızda onun suyunu içiriyoruz. Bağırsakları temizleyici özelliği var. Devamlı et yemek kalbi karartır Et ve tavuk yemeyi neden önermiyorsunuz?Devamlı et yemek kalbi karartır. 41 gün hiç yağlı ve et yememek doğayı değiştirir. 41 gün hayvansal gıda yemeyenin beden enerjileri yoğunlaşır. Dediğim gibi haftada bir et yiyebilirsiniz ama keçi ve kuzu eti tavsiye ediyoruz. Tavuk yiyecekseniz de hareket etmeden yetiştirilen çiftlik tavuğu değil, gezip dolaşan köy tavuğu yenmeli... Çünkü diğerlerinin yediği yem kendi parçalarından yapılmış, içine dışkısı karışmış, hareket edemediği için... Çiftlik balıklarını da yemeyeceksiniz. Çünkü balıklara verilen de ölü hayvan eti ve kan. Haram dinimizde. Denize attın mı kan oluyor o yem, yiyor hayvan. Bunların eti yenmez zaten. Faydalı değil. Bunun için bu kadar hastalık oluyor. Dışarıdan tatlı alanın yüzü gülmezHer şey tabiata uygun olsa sorun çıkmayacak galiba?Evet. Bir de buğday ekmeği yiyin. Konsantre ürün yemeyin, artı asitli içecekler yani kolalı içecekleri asla evinize bile sokmayın. Bunlar olmazsa olmazlar. Bir de suni tatlılar var. Suni sakkaroz, glikoz, bunları asla kullanmayın. Mesela mısır şurubu veriyorlar. Mısırın geni değiştirilmiş zaten. Bu yüzden ben şöyle diyorum; dışarıdan tatlı alanın yüzü gülmez. Ayrıca her gün yeşil çay içiyoruz, bağışıklık sistemini artırmak için bir avuç badem, ceviz, çekirdekli kuru üzüm, hurma, incir ve kuru kayısı yiyoruz. Bunların bir kısmı immün sistemini güçlendiriyor, bir kısmı toksini atıyor. İncir ve kayısı bağırsakları açıyor, öbürleri de kanı temizliyor. Artı her gün sebze ve mutlaka yemeklerin altına bir tabak salata yiyoruz. Rokadır, maydanozdur, dereotudur, teredir, ne bulursanız ama mevsim salatası... İnsan kurtuluşu mevsim salatasında. Her çayın içine bütün yemeklere tatlı ve çorbalara her şeye limon koyun.
Her gece elma sirkesi içen ayda 3-4 kilo verir
Dünkü konuşmamızda limonlu su, ballı su ve elma sirkeli su için demiştiniz. Nasıl içilmesini öneriyorsunuz peki?
Sabahları bir bardak kaynar suya bir limon sıkın. Özellikle kan yağları yüksek olanlara iyi gelir. Her gün bal şerbeti için, bir bardak kaynar suya bir çay kaşığı bal koyun, içine bir limon sıkın, için. Ya da yarım limon. 100 kiloluk adam bir limon sıksın, 50 kiloluk adam yarım limon. Neden? Limonun fazlası zarar mıdır?Tabii.. Kanı sulandırır. Her gece yatmadan bir bardak kaynar suya bir çorba kaşığı elma sirkesi koyup içerseniz, yine bedenin bütün toksinlerinin atılmasına yardımcı olur. Bir ayda 3-4 kilo verdirir, toksinleri atar bedeninizden. Çok önemlidir, kan yağları ve kolesterolü düşürür. Zayıflamaya yardımcı olur. Günde bir elma tüm vitamin ihtiyacınızı karşılar
Peki günde bir elma yemek bütün vitamin ihtiyacımızı karşılar mı?
Tabii. Her gün mutlaka bir elma yiyeceksiniz. Bedene en uygun meyve ve asit, elma ve elma sirkesidir. Biz bütün kış elma pekmezi yerdik. Üç kardeştik, hiçbirimiz hasta olmadık. İlaç kullanmadık. Ne zaman İstanbul’a geldik, hastalanmaya başladık
Saç Beyazlamasına
Taze cevizin dış kabuklarını az suyla haşlayın, içine ısıtılmış yarım kahve fincabı zeytin yağı ve bir tatlı kaşığı kuru maya katın. 2 saat saçınızda bekletin.Saçtaki ağarmalara iyi gelen bir formüldür
BURÇLAR VE RENKLER
KOÇ: Sanata eğilimlidir. Malzeme seçimlerinde cesur davranır. Kırmızıyı sever, sallanan sandalye gibi keyifli eşyalara önem verir.
BOĞA: Resme ve müziğe büyük aşk duyar. Mavi ve pembeyi sever. Lüks mekanlar tam ona göredir. Genelde yapma çiçek yerine doğal çiçeği tercih eder.
İKİZLER: Giysilerini, işini, aşk hayatını ve evini de düşünceleri kadar çabuk değiştirebilir. Aydınlığı sever. Parlak sarılar, yeşiller, maviler, gümüş ve griler onun dekorasyonunda mutlaka yer almalıdır.
YENGEÇ: Parlak açık sarılar, uçuk yeşil, leylak rengi, eflatun tonlarını sever. Gümüş aksesuarları tercih eder. Yengeçler için denizle ilgili bir dekorasyon da yapılabilir.
ASLAN: Kalite onun için vazgeçilmezdir. Onun mekanı aydınlık olmalıdır. Yıldızlı fonları, altın rengini tercih edebilir. Gösterişi sever.
BAŞAK: Ayrıntıya önem verir, dış hatların güzel görünmesi ona yetmez. Mekanın da beyaz, gri, bej, denizci mavisi ve yeşilin her tonu bulunabilir.
TERAZİ: Evinde kitaplık, kütüphane veya çalışma odası mutlaka olmalıdır. Tüm uyumlu renkler onun için kullanılabilir. Düzenine önem verir.
AKREP: Koyu kestane ve koyu şarap rengi onun için düşünülebilir. Düzenli, temiz ve titizdir. Dolabı genellikle kilitli ve çekmeceli olmalıdır.
YAY : Canlı renkler onun içindir. Gök mavisi, mor ve turkuaz dekorasyonunda düşünülebilir. Mekanı ferah, renkli, canlı olmalıdır.
OĞLAK: Siyahı sever. Denizci mavisi, kahverengi, akik taşı onun için idealdir. Kırmızı yakutla da ilgilenir. En iyinin kendisinin olduğuna inanır.
KOVA: İlginç, yenilikçi ve ilkçidir. Cesurdur. Bir ilkin vereceği sonucu tereddütsüz dener, sonuç kötü olsa bile. Etrafın orijinal fikirlerine açıktır.
BALIK: Pembe, beyaz ve eflatun çiçeklerle onun bulunduğu yer süslenebilir. Zümrüt rengi de onun için caziptir. Çizgili ve keten tarzı onun için uygundur.
BOĞA: Resme ve müziğe büyük aşk duyar. Mavi ve pembeyi sever. Lüks mekanlar tam ona göredir. Genelde yapma çiçek yerine doğal çiçeği tercih eder.
İKİZLER: Giysilerini, işini, aşk hayatını ve evini de düşünceleri kadar çabuk değiştirebilir. Aydınlığı sever. Parlak sarılar, yeşiller, maviler, gümüş ve griler onun dekorasyonunda mutlaka yer almalıdır.
YENGEÇ: Parlak açık sarılar, uçuk yeşil, leylak rengi, eflatun tonlarını sever. Gümüş aksesuarları tercih eder. Yengeçler için denizle ilgili bir dekorasyon da yapılabilir.
ASLAN: Kalite onun için vazgeçilmezdir. Onun mekanı aydınlık olmalıdır. Yıldızlı fonları, altın rengini tercih edebilir. Gösterişi sever.
BAŞAK: Ayrıntıya önem verir, dış hatların güzel görünmesi ona yetmez. Mekanın da beyaz, gri, bej, denizci mavisi ve yeşilin her tonu bulunabilir.
TERAZİ: Evinde kitaplık, kütüphane veya çalışma odası mutlaka olmalıdır. Tüm uyumlu renkler onun için kullanılabilir. Düzenine önem verir.
AKREP: Koyu kestane ve koyu şarap rengi onun için düşünülebilir. Düzenli, temiz ve titizdir. Dolabı genellikle kilitli ve çekmeceli olmalıdır.
YAY : Canlı renkler onun içindir. Gök mavisi, mor ve turkuaz dekorasyonunda düşünülebilir. Mekanı ferah, renkli, canlı olmalıdır.
OĞLAK: Siyahı sever. Denizci mavisi, kahverengi, akik taşı onun için idealdir. Kırmızı yakutla da ilgilenir. En iyinin kendisinin olduğuna inanır.
KOVA: İlginç, yenilikçi ve ilkçidir. Cesurdur. Bir ilkin vereceği sonucu tereddütsüz dener, sonuç kötü olsa bile. Etrafın orijinal fikirlerine açıktır.
BALIK: Pembe, beyaz ve eflatun çiçeklerle onun bulunduğu yer süslenebilir. Zümrüt rengi de onun için caziptir. Çizgili ve keten tarzı onun için uygundur.
Doğal Ostrojenler
Östrojen etkisi yapan yiyecekler
Kadınlık hormonu olan östrojenin menopoz döneminde azalmasıyla yerine sentetik hormonlar verilmektedir.Bircok yiyecek maddesi de bu hormonlar kadar güçlü olmamalarına karşın onların yan etkilerini ve risklerini taşımıyorlar.Günlük östrojen hormonu yerine doğal besinlerden alınması gereken miktar 60 mgr.Bunun için de;
1-Bir porsiyon soya fasulyesi yemeği
2-Bir porsiyon mercimek veya bezelye
3-4 çorba kaşığı kabak çekirdeği
4-50 gr soya peyniri yenmesi öneriliyor
1-Soya fasulyesi:haşlanıp 3 çorba kaşığı salatanın üzerine koyarak günlük ihtiyaç karşılanabilir.Kuru fasulye gibi etli veya zeytinyağlı pişirilebilir.Soya fasulyesi tüketen insanlarda meme kanseri ve prostat kanserine,kemik kırılmasına(osteoporoz) daha az rastlanıyor,kolestrol daha iyi seviyelerde oluyor.Kalp-damar hastalıklarına yakalanma riski azalıyor.
2-Soya peyniri-tofu;ekolojik marketlerde bulunur.
3-Soya filizi;salatalara konulur.
4-Soya sosu;sos olarak kullanılır,tuzludur
5-Soya eti;eti ve kıyması vardır.Et yerine kullanılır.
6-Mercimek ve bezelye;
7-Keten tohumu
8-balkabağı cekirdeği
9-Arı poleniİcecekler:yeşil çay,süt,bira(icindeki şerbetçi otu)
Kadınlık hormonu olan östrojenin menopoz döneminde azalmasıyla yerine sentetik hormonlar verilmektedir.Bircok yiyecek maddesi de bu hormonlar kadar güçlü olmamalarına karşın onların yan etkilerini ve risklerini taşımıyorlar.Günlük östrojen hormonu yerine doğal besinlerden alınması gereken miktar 60 mgr.Bunun için de;
1-Bir porsiyon soya fasulyesi yemeği
2-Bir porsiyon mercimek veya bezelye
3-4 çorba kaşığı kabak çekirdeği
4-50 gr soya peyniri yenmesi öneriliyor
Kadınlık hormonu etkisi yapan yiyecekler
1-Soya fasulyesi:haşlanıp 3 çorba kaşığı salatanın üzerine koyarak günlük ihtiyaç karşılanabilir.Kuru fasulye gibi etli veya zeytinyağlı pişirilebilir.Soya fasulyesi tüketen insanlarda meme kanseri ve prostat kanserine,kemik kırılmasına(osteoporoz) daha az rastlanıyor,kolestrol daha iyi seviyelerde oluyor.Kalp-damar hastalıklarına yakalanma riski azalıyor.
2-Soya peyniri-tofu;ekolojik marketlerde bulunur.
3-Soya filizi;salatalara konulur.
4-Soya sosu;sos olarak kullanılır,tuzludur
5-Soya eti;eti ve kıyması vardır.Et yerine kullanılır.
6-Mercimek ve bezelye;
7-Keten tohumu
8-balkabağı cekirdeği
9-Arı poleniİcecekler:yeşil çay,süt,bira(icindeki şerbetçi otu)
KAYISININ_ YARARLARI
Kayısı tok tutması nedeniyle de diyet yapanların tercih ettiği meyvelerden biridir.
Kayısı, taze veya kurutulmuş olarak yenebilir.Koyu renkli taze kayısılar,içerdikleri Betakarotenden dolayı çok iyi antioksidandır.Kuru kayısı, potasyum bakımından daha zengindir.C vitamini,tazesinde 6 mgr.iken,kuruyunca 1 mgr.a düşüyor.Kalsiyum miktarıda,kurusunda artarak 73 mgr. oluyor.Tazesinin 100 gr.ında ise 15 mgr.kalsiyum.bulunuyor.
Kayısının yararları:
*Kayısı kanseri önleyici ve tansiyonu düşürücü özelliğe sahip.Bağırsakları iyi çalıştırdığından kilo verilmesini kolaylaştırıyor.
*Kayısı iyi bir betakaroten kaynağı olup,akciğer ve mide kanserlerinden koruyucu özelliğe sahiptir.
*Yorgunluğu alır.
*Beslenme problemi olan yaşlıların potasyum eksikliğine bağlı depresyon sorunlarının giderilmesinde de çok faydalıdır.
*Gırtlak iltihabına ve astıma iyi gelir.Astımda balgam söktürücü özelliğe sahiptir.
*Kabızlığa önlüyor.
*Gece körlüğünü önlüyor.
*Yaşlanmaya karşı vücudu korur.
*Beyinin düzenli çalışmasını sağlar.
*Strese iyi gelir.
*Ülserin iyileşmesinde rol oynar.
*Kan yapımını artırarak kansızlığa iyi gelir.
*Karaciğere iyi gelir.
*Kemiklerin daha düzgün ve sağlam olmasını sağlar.
*Kansere karşı korur.
*Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli olarak çalışmasını sağlar.
*Böbreklerde oluşan taşların azalmasında rol oynar.
*Kuru kayısılar, potasyum bakımından daha zengindir
ISIRGAN _OTUNUN_YARARLARI
Anti oksidan kaynağıIsırgan otu tohumunun faydaları:
1-Tümörlerin gelişimini engeller.
2-Ödem çözücü ve iltahap gidericidir.
3-Anemiye iyi gelir
4-Hücre yenileyici özelliği vardır.
5-Prostat büyümesini engeller.
6-Romatizma ve eklem ağrılarında faydalıdır.
7-Bağışıklık sistemini güçlendirir.
8-Alerjik rahatsızlıklarda bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun mikroplarla savaşmasını sağlar.
9-Kan seviyesini düzenler.
10-Mide ve bağırsak düzeninde faydalı olabilir.
11-İdrar söktürücü özelliği vardır.
12-Erkeklerde cinsel isteği artırır.
13-Kan dolaşımı ve organizmayı uyarıcı nitelikleri sıralanabilir.
14-Böbrek ve idrar yolu iltihabında faydalıdır.
HAVUÇ_YARARLARI
Havuç,mükemmel bir antioksidant bileşimlerinin kaynağıdır. Vitamin A ve karoten açısından da zengin bir sebzedir.Havuçdaki antioksidan bileşimleri,kardiovaskuler hastalıklara,kansere ve görme ile ilgili hastalıklara karsı koruyucu bir etkiye sahiptir.Zengin bir vitamin A kaynağı,aynı zamanda iyi bir vitamin K ve C,lif ve potasyum içerir.
Faydaları
1-Karotenoid ve kalp hastalıklarıİçeriğindeki karotenoidler sayesinde kalp hastalıklarına karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.Kalp krizi riskini ve felci azaltır.
2-Görmeyi iyileştirir.Beta karoten sayesinde makule dejenerasyonu,katarak ve yaşlılıkta oluşan görme bozukluklarında koruyucu bir etkiye sahiptir.
3-Kansere karşı koruyucudur.Günde bir adet yenen havuç akciğer kanser riskini yarıya indirir.Ayrıca mesane,serviks,kolon,prostat kanserlerine karsı da koruyucu etkiye sahiptir.
4-Kan şekeri:Yüksek kan şekeri seviyesini dengeli hale getirir.
5-Cilde,saçlara,kemiklere iyi gelir,vücudu temizler.
6-Kabızlığı giderir,ishale iyi gelir.(Kabızlık için öneri:Havucun suyunu sıktıktan sonra birkaç damla zeytinyağı ilave edin.arzu edilen miktarda bal karıştırılarak sabah ve akşam içiniz.)
7-Strese,yorgunluğa iyi gelir.Vücuda enerji sağlar.
8-Kanı temizler.
9-Bağırsak gazlarını giderir.
10-Kansızlığı giderir.
Havuç çiğ veya pişirilerek yenebilir.Havucu pişirilerek yediğiniz zaman içindeki beta karoten yok olmaz.Gerçekte pişirildiği zaman içindeki fiberler kırıldığı için seker tadı daha ön plana çıkar.Havucu rendeleyerek veya dilimleyerek salatalarınızda kullanabileceğiniz gibi, püre halinde de kullanabilir,suyunu sıkarak içebilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





