Translate

10 Nisan 2011 Pazar

AYAK MASAJI

BİRAZ DA AYAKLARINIZI ŞIMARTIN



Ah ! Şu ayaklarımızın dili olsa da bir konuşabilseler kimbilir neler söylerlerdi.....

Gün boyunca oradan oraya koşturan ve vücudumuzun olanca ağırlığını taşıyan ve tüm bunlar yetmiyormuş gibi bir de sivri burunlu,topuklu ayakkabılar içinde ezilip büzülen ayaklarımız aslında ne deseler haklıdırlar.



Nedendir bilinmez , çoğumuz saçımıza,makyajımıza ve giyim kuşamımıza gösterdiğimiz özeni ayaklarımıza göstermeyiz.Bu herhalde ayaklarımız sürekli gözükmediğinden olsa gerek diye düşünüyorum.

Eğer bu doğru olmasaydı, bahar aylarından itibaren parmak arası terliklerin vitrinleri süslemeye başlaması ile birlikte kuaför salonlarında pedikür kuyrukları oluşmazdı.



Ayaklarımızın temiz ve bakımlı olması elbette ki çok güzel,ancak güzelliği kadar sağlık ve rahatlığına da önem vermeliyiz.



Çok dar ve topukulu ayakkabılar giymemeye, çok uzun süreler ayakta kalmamaya,çorapsız ayakkabı giymemeye özen göstermeli,ayrıca ayaklarda oluşabilecek çeşitli cilt hastalıklarına zamanında müdahale etmeliyiz.



Tüm bunların yanısıra hem ayaklarımızın rahatlaması ve esnekliği, hem de ayak tabanındaki sinirlerin uyarılması ile ilgili organların düzenli çalışması açısından ayak masajının faydalarını bilmeli ve bu özel bakımı hayatımıza katmalıyız.



Masaj süresince yapılan herbir hareket size belki de daha önce hiç hissetmediğiniz tarzda bir keyif ve rahatlama sağlayacağı gibi , 1 saatlik masajın sonunda sanki tüm vücudunuza masaj yaptırmışcasına bir hafiflik ve dinginlik hissedecek ve bu keyifli deneyimi hayatınızın vazgeçilmezleri arasına koyacaksınız .


Refleksoloji Nedir?





Geçmişi 5000 yıl öncesine kadar uzanan Refleksolojinin tarihte Çinliler, Mısırlılar, Hintliler ve Amerika yerlileri tarafından uygulandığı günümüze gelen bilgiler arasındadır.

Daha sonraları Dr. William Fitzgerald tarafından 1900' lü yıllarda refleksoloji yeniden keşfedilmiş ve bir ağrı giderme yöntemi olarak uygulanmıştır.



Refleksoloji en yalın şekli ile " Ayaklar bedenin aynasıdır " ifadesi ile açıklanabilir ve ayak tabanında vücudumuzun tüm organlarına , bölgelerine karşılık gelen refleks noktalarına uygulanan özel masaj hareketleri ile yapılır.



Bu öğretiye göre herbir ayak tabanında yer alan pek çok sayıdaki sinir uçlarına yapılan basınç ve ovma hareketleri ile vücutta bu sinirlerin ilgili olduğu sistem,bölge ve organlarda bir denge ve iyileşme sağlanır.



Refleksoloji zihinsel,ruhsal ve fiziksel anlamda bir rahatlama sağladığı gibi doğu felsefesine göre vücuttaki enerji akışını düzenleyen bir terapidir.



Günümüzde refleksoloji bazırahatsızlıkların giderilmesinde batı tıbbı ile birlikte , destek amaçlı olarak da uygulanmaktadır.



Refleksoloji ile sedece ayaklara masaj yaptırarak , tüm vücuda masaj yaptırmışcasına bir rahatlama ve dinlenme hissedilir.



Refleksolojinin Faydaları

Bağışıklık sistemini güçlendirir

Uyku düzeni sağlar

Stres ve yorgunluk şikayetlerinin azalmasını sağlar

Regl ve menapoz sorunlarında etkilidir

Hazımsızlık , kabızlık problemlerini azaltır

Romatizma ve eklem ağrılarını hafifletir

8 Nisan 2011 Cuma

Sebzeli Tavuk Yemeği

















Malzemeler


500 Gr.Kuşbaşı Piliç

2 Adet Patates

2 Adet Havuç

2 Adet Domates

2 Adet Sivri Biber

2 Adet  Soğan

2 Yemek Kaşığı Sıvı yağ
Tuz

Karabiber


Yapılışı



Yağı tencereye koyup önce soğanlarını sonrada kuşbaşı doğranmış piliç etini ekleyerek kavurun.Küçük doğranmış havucu ve sivri biberi ekleyip birkaç dakika daha kavurduktan sonra kabuğu soyulmuş ve ufak ufak doğranmış domatesi de koyun.Sıcak su ekleyip ağzı kapalı olarak pişirin.Küçük küçük kesip tavada kızarttığınız patatesleri de ekleyip biraz daha kaynatarak ocaktan tencereyi indirin.Afiyet olsun.

**Arzu edilirse  yemeğimizi  ufak güveclere paylaştırıp üzerine beşamel sos yapıp fırına verebiliriz.


Beşamel sos için;

Bir tencerede 2yk.tereyağını eritin.2yk unu ekleyip ağır ateşte karıştırarak kavurun.1 sb.sütü ilave edip koyu bir kıvam elde edene kadar pişirin.Sosun içine karabiber ve tuzu ekleyip tekrar karıştırın ve ocaktan alıp güveçlerin üzerine yayın.Önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirin.Afiyet olsun.

7 Nisan 2011 Perşembe

KULAK MASAJI

KULAK MASAJI İLE AĞRILARDAN KURTULUN


Kulak ceninin ana rahmindeki duruşunun şematik olarak aynısıdır.










Ve tüm akupunktur noktaları kulak üzerinde bu esasa göre yer almıştır.







Şimdi... başınız,boynunuz, beliniz, sırtınız, bacaklarınız, kalçanız, ayaklarınız, omzunuz ağrıdığında yapacağınız tek şey kulaklarınıza masaj yapmak.

Kulağınızı baş ve işaret parmaklarınızın arasına alarak kulak kepçesinden başlayarak, dayanabildiğiniz kadar güçlü ve sıkarak masaj yapın.

İlk anda bazı noktalar acıyacaktır

( bunlar bedendeki ağrıyan bölgelerin kulaktaki refleks noktalarıdır ).



kısa bir süre sonra bu ağrılar kaybolacaktır.

2 -3 dakika bu masajı yapmanız yeterli olur. İsterseniz uzatabilirsiniz de. Zaten masajın sonuna doğru bedeninize bir sıcaklıklığın yayıldığını hissedeceksiniz. Bunun ardından ağrılarınızın azaldığını ve kaybolduğunu da...

Hiç bir yan etkisi olmayan bu uygulamayı her zaman her yerde kendinize ve ağrısı olan yakınlarınıza uygulayabilirsiniz.

Yorulduğunuzda, uzun otobüs yada araba yolculuklarında oturmaktan ağrılara maruz kaldığınızda, çok üşüdüğünüzde ve bedeninizi dengeye kavuşturmak için mucize benzeri bu uygulamayı kullanabilirsiniz.



Dört tane ağrı kesici aldım. hala ağrıyor diyerek baş ağrısından kıvranan taksi şöförünün ona yaptığım iki dakikalık kulak masajının ardından yaşadığı mutlu şaşkınlıkla benden ücret almadan teşekkürlerle uğurladığını hala hatırlıyorum.

Önemli olan kulağın her noktasına dokunun. Kulağınız size hemen yanıt verecektir. Kulaklar bedeni hisseder, görür ve duyar. Siz de şefkatli ellerinizi esirgemeyin.

4 Nisan 2011 Pazartesi

GÜNÜN SÖZÜ





   

Kırk yaşına kadar koyun ye,


Kırkından sonra koyunun yediğini ye !...


Türkmen atasözü…

2 Nisan 2011 Cumartesi

HAVUÇ DEYİP GEÇMEYİN

Taze havuç suyu içenler


















unutkanlıktan kurtuluyor,

kanserden korunuyor..



Yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz, sevdiğimiz her şeyin ama her şeyin bir dili var... Siz onları tüketirken duygularını hissediyor musunuz? Doğal mı yapay mı, doğru mu yalan mı, dost mu düşman mı, helal mi haram mı, faydalı mı zararlı mı diye düşünüyor musunuz? Sevgiyle ve şefkatle mi karşılıyorsunuz doğal ihtiyaçlarınızı, yoksa telaş ve koşuşturmaca halinde duygusuzca mı?

Mutsuz ve hastalıklı hayatların başlıca sebebinin beslenme olduğunu artık hepimiz biliyoruz! Peki beslenmenin sadece yemek yemek olduğunu mu düşünüyorsunuz? Hazırladığımız yemek ve sofrada, görüntü ve malzemeler kadar içine kattığımız sevginin en kıymetli şifa olduğunu unutmayalım!

Bitkiler kökü, gövdesi, yaprağı, tohumu, çiçeği ile birer mucize… Hem insanlar, hem de hayvanlar için, her türlü şifa onlarda! .

İşte size helalinden bir tabiat harikası… Kökü, yaprağı, tohumu, çiçeği ile havuç, günlük hayatımız için tam bir can simidi!

Sinirleri rahatlatıyor, unutkanlık şikayetlerini ortadan kaldırıyor, afrodizyak etkisiyle güç ve enerji vererek mutluluk kaynağı oluyor, kanser hastalıklarına karşı koruyor, kalbin dostu, midenin rahatlatıcı merhemi, sindirim sisteminin doğal temizlik makinası, gözlerin ilacı, cildin güzellik kaynağı… HAVUÇ






Kökleri sebze olarak yenilen iki yıllık, otsu bir kültür bitkisi olan havucu, oluklu gövdesi ve dereotununkine benzeyen ince yaprakları ile akıllı tavşanlar çoktan keşfetmiş! Çiçekleri beyaz ve pembe renkli, meyveleri (tohumlar) ise uzunca (2-4mm uzunlukla) yumurta biçimindedir.



Düzenli havuç yiyen kardiyolog ve onkolog tanımıyor!


Günde sedece üç havuç yemek sizi hem kardiyologdan hem de onkologdan uzak tutmaya yetebilir.

ABD’de yapılan araştırmalar neticesinde; Akciğer, Ağız, Gırtlak, Mide, Bağırsak, Mesane, Prostat ve Göğüs kanseri gibi birçok kanser çeşidine yakalanma riskini azaltabilir!

Paris Tıp Fakültesi eski dekanlarından Prof. Dr. Binet’nin çalışmaları havucun kandaki alyuvarları çoğalttığını, aynı zamanda kanın cinsini ıslah ettiğini göstermiştir. 1960 yılında Sovyet doktorlarının yaptığı araştırmalar da havucun damarların genişlemesine yardımcı olduğunu ortaya koymuştur.

Yemeklerden önce havuç salatası, sindirim sistemin doğal temizlik makinası


Dr. Hensen öksürüğe ve uykusuzluğa karşı havucu tavsiye etmektedir. Havuç gençlik kaynağıdır ve “dört harika”dan biridir. (Öbür harikalar limon, sarımsak ve kekiktir). Havuç sindirimi kolaylaştırdığı için tahıl ve kuru sebzelerle birlikte yenmelidir. Ayrıca tüm sindirim sistemini temizlediğinden, yemeklerden önce çiğ havuç salatası yenmesi tavsiye edilir.


Bu sebzenin yalnız kendisi değil, körpe yaprakları ve tohumu da kullanılır. Yapraklarında bol miktarda kalsiyum vardır. (Bunları çöpe atmamalı, günlük salatalara katmalı!)



Havucun faydaları

Havucun özelliği bileşimindeki karoten yani provitamin A’dır. Bu vitaminin eksikliğinde gece görmek güçleşir, cilt kurur, yüzde zamansız çizgiler belirir, koku alma duyusu zayıflar. Mide özsuyu eksikliği, ağızda kuruluk, saçta kuruluk ve kırılma gibi belirtiler de olasılıkla A vitamini eksikliğinden meydana gelir. Günde 1 bardak havuç içmekle bütün bu rahatsızlıklar ortadan kalkar.

Havuç ayrıca sinir sistemi için gerekli olan B1, B2 ve C vitaminlerini de içerir. Karaciğer-safra kesesi yetersizliğinde özellikle havuç tavsiye edilir. Gut hastalığından yakınanlar ve romatizmalılar da bu sebzeden yararlanabilirler.

Çiğ havuç rendesi (püre halinde) yanıklara ve abselere iyi gelir. Dişleri yeni çıkmakta olan bebekler çiğ havucu (çubuk halinde kesilmiş) emzik gibi çiğnediklerinde dişlerin çıkması kolaylaşır. Havuç nefes darlığına da yararlıdır.

Hamile bayanların bol miktarda havuç yemesi tavsiye edilir.

Bebekler için anne sütünden sonra en kıymetli besin havuçtur.

Emziren kadınların sütünü çoğaltır ve zenginleştirir. Anne ve bebeğin dişlerini kuvvetlendirir, görme gücünü artırır. Yanıkları, dış ve iç yaraları iyileştirir.

Havuç, düzenli olarak yenildiğinde, sigara içen kişileri de içermek üzere, bedenin akciğer kanserine yakalanma riskini aza indirgemektedir.

Ayrıca havucu sık ve bol tüketen kişilerin gırtlak, mesane, rahim, kalınbağırsak, prostat ve yemek borusu kanserlerine yakalanma riski yüzde 50, menopoz dönemi sonrası kadınlarda göğüs kanserine yakalanma riskinin de yüzde 20 oranında azaldığı yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır.

Havuç aynı zamanda börek beyin ve kalp damarlarının düzenli çalışmasına yardımcı olur.

Hücrelerin canlanmasında ve çoğalmasında olumlu etkisi vardır. Karaciğerin safra salgılamasına ve kolesterolü dengelemesine yardım eder. Bağırsakları çalıştırır, yara ve iltihabını çabucak iyileştirir. Sarılığa, ergenlik sivilcesine, ses kısıklığına iyi gelir.

Düşük bir (35) glisemik endeksine sahiptir. Bu sebeple zayıflamak isteyenler ve şeker hastalarının yiyebileceği bir gıdadır. Ancak çiğ olarak tüketilmelidir, rendelenerek salata şeklinde tüketilebilir.

Havuç olgunlaştıkça şeker oranı da azalır. Havucun kendine has rengi ne kadar güçlü ise içerdiği beta-karoten maddesi de o kadar fazla olmaktadır.

Tohumu nelere iyi gelir?


Havucun tohumları da çok kıymetlidir. Mide ve bağırsak gazlarını giderir, idrarı söktürür, böbrek ve mesane taşlarını düşürür, kurt düşürücü özelliği vardır, regl düzenleyicidir, hidrofiz hastalığına (karında su toplanması) iyi gelir, afrodizyak etkilidir. Havuç tohumu; Sabit yağ, rezin ve yüzde 0,5-1,6 uçucu yağ içermektedir.

Tohumlarından yüzde 5 oranın da yapılan çay günde 2-3 bardak içilebilir.

Meyvelerin dövülmesi veya öğütülmesi ile elde edilen toz, az miktarda su ile karıştırılıp hap halinde günde 1-3 gr. alınabilir.

Havuç tohumlarına Diyabakır yöresinde yeregeçen, keşür, Erzurum yöresinde ise pörçüklü isimleri verilmektedir.



100 gr. havuçta hangi vitamin ve minerellar var?


kalori 30-40

protein 1,1 gr.

karbonhidrat 9,7 gr.

kolesterol 0

yağ 0,2 gr.

lif 1 gr.

fosfor 36 mgr.

kalsiyum 37 mgr.

demir 0,7 gr.

sodyum 47 mgr.

potasyum 341 mgr.

magnezyum 23 mgr.

A vitamini 8.115-13.500

B1 vitamini 0,06 mgr.

B2 vitamini 0,05 mgr.

B3 vitamini 0,6 mgr.

B6 vitamini 0,15 mgr.

folik asit 7,6 mcfr.

C vitamini 6-8 mgr.

E vitamini 0,6 mgr.





Taze sıkılmış havuç suyunda bulunan etkin maddelerin özellikleri

Özellik

Etkin madde adedi

akneye karşı 16

alzheimere karşı 17

antioksidan 21

damar genişletici 19

damarsertliğine karşı 13

deri enflamasyonuna karşı 10

enflamasyona karşı 24

kolesterol düşürücü 12

mantar yok edici 17

mutasyona karşı 14

nitrosamin oluşumuna karşı 8

östrojen artırıcı 8

rahatlatıcı, dinlendirici 19

sperm artırıcı 4

triglyseride karşı 5

uv-ışığına karşı filitre 7

ülsere karşı 8





Havuç suyu içerken dikkat edilmesi gerekenler


Uzmanların açıklamalarına göre: A vitamini yağda çözünen bir vitamindir. Havuç suyunu doğrudan içtiğimiz takdirde içerdiği A vitamininden tam anlamıyla istifade edemeyiz. İçerdiği A vitaminini büyük bir oranda vücudumuza kazandırmak istiyorsak, bu takdirde bir bardak havuç suyunun içerisine iki-üç damla saf zeytinyağı damlatmamız gerekir.

A ve E vitamini hücre içerisinde denge halinde bulunur. Fazla alınan E vitamini yorgunluk yapar. Bundan dolayı çok fazla E vitaminin alınması demek, hücrelerden A vitaminin atılması demektir. Aynı şekilde çok fazla A vitaminin kullanılması demek hücre içindeki E vitaminin belirli oranda dışarı atılmasına neden olur. Bu da, hücre içindeki E vitaminin belirli oranda dışarı atılmasına neden olur. Bu da hücre içindeki A ve E vitamin dengesinin bozulması anlamına gelir.

Prof. Maranki’den Reflü ve Ülser için reçete


Havuç midedeki ülserli kısımların iyileşmesini sağlar. Reflü ve ülser şikayeti olanlar sabah ve akşam birer çay bardağı taze sıkılmış havuç tüketirlerse tedaviye yardımcı olur.

(Günde iki çay bardağından fazla tüketilmemelidir.)

Prof. Saraçoğlu’ndan “Unutkanlığa” ve “Alzheimer”e karşı havuç kürü

Üç ay boyunca hergün, akşam yemeğinden iki saat sonra taze sıkılmış ve içine iki-üç damla saf zeytinyağı damlatılmış bir bardak havuç suyu içilerek uygulanacaktır.

Üç ay tamamlandıktan sonra haftada en fazla 2-3 defa yine aynı uygulamaya devam etmek gerekir.

Havuç suyu içtikten sonra başka bir şey içmemeye özen gösteriniz, hergün akşam taze olarak hazırlanması ve fazla bekletilmeden tüketilmesi gerekir.

Bu uygulama aynı zamanda akciğer ve deri kanserine ve de kalp krizine karşı da bir önleyicidir. Tavsiye edilen kür ile havucun diğer bütün etkin maddelerinden de faydalanıyorsunuz.

Dikkat: Piyasada hazır satılan havuç sularını tercih etmeyiniz! Pazar veya marketten alırken ona dokunup tazeliğini hissedin, size şifalı geleciğine inanın…

Havuç seçmenin püf noktaları


Kök kısmının taze, çürümemiş olmasına,

uç kısmının sivri değil, yuvarlak başlı olmasına,

eğri büğrü ve çok iri değil, düzgün gelişmiş orta boylu olmasına,

yeşil ve ham değil, olgunlaşmış olmasına,

yumuşak ve ölüşmüş değil, sert ve gevrek olmasına,

bir de ıslatılmamış veya buzhaneye girmemiş olmasına dikkat ediniz!

Kaynaklar:

İlaç yiyecekler/ Dr. Earl Mindell

Bitkisel Protein ile Dengeli Beslenme/ Müheyya İzer

Kozmik Bilim Işında Şifalı Bitkiler/ Prof. Dr. Ahmet Maranki –Elmas Maranki

Bitkilerle Tedavi/ Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu

Türkiye’de Bitkiler ile Tedavi/ Prof. Dr. Turhan Baytop

Gerçek Tıp/ Dr. Aidin Salih

Sağlıklı Beslenme/ Doç.Dr. Sefa Saygılı-Dr. Ali Akben-Dr. Özer Odabaşı

31 Mart 2011 Perşembe

KURU YEMİŞLERİN FAYDALARI



AY ÇEKİRDEĞİ FAYDALARI














Kolesterolü düşürür.

Damar sertliğini giderir.

Bedenen çalışanların ve zayıf kalmış çocukların günde 50 gram yemesi tavsiye edilir.

 Kalp ve sinir hastalıklarını önler.

İdrar söktürür.

Solunum sistemi rahatsızlıklarında iyileştirici etkilere sahiptir.


KABAK ÇEKİRDEĞİ FAYDALARI














Böbrekleri güçlendirir.

Böbrek, mesane iltihaplarını önler.

İdrar yollarında oluşan hastalıkları giderir.

Bağırsak kurtlarını düşürür.

Birçok prostat ilacının bileşiminde kabak çekirdeği bulunmaktadır.

TUZLU FISTIK FAYDALARI















Zihinsel ve bedensel yorgunluğu alır.

Böbrek ve safrakesesi ağrılarını hafifletir.

Göğsü yumuşatır, öksürük söktürür.

Yalnız olarak yenmeli, portakal, elma, armut gibi meyve veya sebzelerle tüketilmemelidir.

ANTEP FISTIĞI FAYDALARI
















Günde 10-12 adet yenilen iç antepfıstığı,vücudun günlük yağ ihtiyacını karşılayabilmektedir.

100 g antepfıstığı vücudun günlük protein,vitamin B1 ve fosfor ihtiyacının %35``ini karşılayabilmektedir.

Kandaki kolesterol seviyesini düşürür. Kroner kalp hastalığının riskini azaltır.

Antepfıstığı şeker hastalığında (Diabete Mellitus)kullanılabilir.

İnce bağırsakta glikoz emilimini azaltır ve kan şekerinin yükselmesini önler.

Antep fıstığı nekahet dönemlerinde de vücudun dostudur. Bir terkip içinde veya tek başına tüketilen fıstık, nekahet dönemin rahat ve kısa sürmesini sağlar, bünyeyi dirençli hale getirir.

Akciğer için iyi bir iltihap temizleyicidir. Göğsü yumuşatır, ağrılarını hafifletir, öksürüğün geçmesine yardımcı olur.

KAJU FISTIK FAYDALARI















Çinko içerdiğinden gribe karşı koruyucu etkisi vardır, bağışıklık sistemini güçlendirir, büyüme ve gelişmeyi olumlu etkiler.

İçerdiği minerallerden magnezyum (276 mg/100 gr) kemik ve sinir dokusunu besler, kasların çalışmasını düzenler, kalp atışlarını düzenler.

Kansızlığın önemli rahatsızlıklara yol açtığı hamile ve çocuklarda D vitamini içeriği ile eksikliği giderir, kemikleri ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Özellikle gebelikte takviyesi gereken demir (6,43 mg/100 gr) mineralini içerir.

İçerdiği selenyum ile vücudu çeşitli hastalıklardan korur,şeker hastalığının gelişimini engeller,kansere karşı direnci arttırır.

İçerisinde bulunan potasyum tansiyon düşürücü özelliğe sahiptir. Kalp yetmezliği, böbrek hastalıkları, hepatit ve siroz tedavisinde olumlu etkiler gösterir.

FINDIK İÇİ FAYDALARI














Cildi güzelleştirir.

Varis tedavisinde faydalıdır.

Enerji verici ve besleyicidir.
Güç ve dikkat gerektiren durumlarda yararlıdır.

Böbrekteki kum ve taşları döker, böbrek rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılır.

Vücutta artık madde bırakmadan protein verir ve vücudun normal çalışmasına, zayıf düşmemesine yardımcı olur.

Gelişme çağındaki çocukların gelişmelerini daha iyi sağlamak için fındık verilmelidir.

Yüksek tansiyondan prostata, kalp şikâyetinden menopoz dönemi sorunlarına kadar birçok rahatsızlıkta fındık vücudu güçlendirici ve sağlığımızı koruyucu bir görev üstlenir.

Yapılan pek çok araştırma, fındığın kolesterolü düşürdüğünü ve kalp krizi riskini azalttığını, içerdiği yüksek kalsiyum sayesinde kemikleri ve dişleri güçlendirdiğini, cinsiyet hormonlarını geliştirdiğini ve günlük yaşamda enerji verdiğini ortaya koyuyor.

Her gün sadece 25-30 gr fındık yemek, günlük E vitamini ihtiyacının yüzde 100`ünü karşılıyor.

Son zamanlarda yapılan araştırmalar gösteriyor ki, fındıkta bol miktarda bulunan beta-sitosterol maddesi, kolesterolü düşürmede ve kanser (kolon, prostat, göğüs) gibi pek çok hastalığı önlemede önemli bir rol oynayabiliyor. Bu husus, tümör büyümesini engelleme ve apoptosis uyarımı içinde geçerli.

PATLATMALIK MISIR FAYDALARI












Mısır lifli bir besindir. Bu yüzden kan şekerinin daha dengeli yükselmesini sağlar ve kabızlığı önler, alınan posa miktarı artıkça koroner kalp hastalığı riski de azalır.

İçerdiği yüksek karbonhidrat miktarı sayesinde enerjinize enerji katar.

Mısırda protein, kalsiyum, demir , fosfor, A ve B2 vitaminleri bulunur.




BADEM FAYDALARI














Sinirleri güçlendirir.

Göğüs hastalıklarını önler.

Beden ve zihin yorgunluğunu giderir.

Hamilelerin sütünü artırır ve bebeklerin gelişimine yardımcı olur.

Böbrek ve idrar yolları iltihaplarını iyileştirir.

Badem yağı ayrıca müsil olarak da kullanılır.

Kolestrolü düşürür. Kalp krizi riskini azaltır.

Her gün 42 gr badem veya fındık tüketimi kalp hastalığı riskini azaltmaktadır.

Kan şekeri düzeyini ayarlar; kansere yakalanma riskini azaltır.

Bedenin ve zihnin yorgunluğunu giderir.

Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.


LEBLEBİ FAYDALARI















Anne sütünü artırır.

Asit fazlasını alır, mideyi rahatlatır.

Neredeyse yok denecek kadar az yağ içerir ve içinde bulunan yağlar vücuda yararlıdır.

Tokluk hissi verir. Bu sebeple diyet yapanlar için kilo kaybına yardımcıdır.

BEYAZ LEBLEBİ FAYDALARI



Neredeyse yok denecek kadar az yağ içerir ve içinde bulunan yağlar vücuda yararlıdır.

Tokluk hissi verir. Bu sebeple diyet yapanlar için kilo kaybına yardımcıdır.

Asit fazlasını alır, mideyi rahatlatır.

Anne sütünü artırır.

CEVİZ FAYDALARI












Kanda kolesterolün yükselmesini önler.

Beynin çalışmasını güçlendirir.

Çocukların okul performansları ve hatırlama yetileri arttırmak için gereklidir.

İçerdiği fosfor ve kalsiyum zihni yorgunluğu giderir, kemik ve dişleri güçlendirir.

Bağışıklık sistemini güçlendirir.

İyi bir antioksidan kaynağı olması sebebiyle kanserle savaşta önemli rolü vardır.

Ceviz yenmesi, kalp sağlığının korunmasına yardımcı olur: Cevizin içerdiği doymamış yağlardaki linoleik asit, kolesterol düzeyini düşürür. Ayrıca içerdiği alfalinoleik asit ile omega 3 yağ asitleri, damar tıkanmalarını önler. Yapılan araştırmalar, düzenli ceviz yiyen kişilerde koroner damar hastalıklarına yakalanma riskinin önemli oranda azaldığını göstermektedir.

Kansızlığı önler.

Şeker hastalıklarında kap hastalığı riskini düşürür.

Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara karşı koruyucudur.

Mide gazını ve sindirim bozukluklarını giderir.

Kırmızı kan hücrelerinin biçimlenmesine, akciğerlerden dokulara oksijen taşınmasına yardımcı olan ve kansızlığı önleyen

Potasyum açısından oldukça zengindir. Potasyum, sinirlerin uyarımı ve kas dokusunun çalışması için gereklidir.

Safra kesesi taşı oluşumunu engellediği saptanmıştır.

KURU İNCİR FAYDALARI












Kansere karşı vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir.

Hamilelerde ve çocuklarda kemik gelişimini sağlar.

Yaşlılarda kemik erimesini önler.

İçerdiği protein ile hücreleri tamir eder ve yeniler.

Zengin demir minerali ile kanı güçlendirir.

Kemik hastalıklarında ve gelişim bozukluklarında olumlu etkileri gözlemlenmiştir.

Pektik maddelerin kaynağı olmasından dolayı, bağırsaklarda toksik maddelerin atılması, kandaki kolesterol düzeyinin düşürülmesi, şeker hastalıklarında kan şekerinin hızla yükselmesini önler.

KURU HURMA FAYDALARI






Hurma, zihni ve bedeni gelişmeyi sağlar.

Kansere karşı koruyucudur, öksürüğü keser, boğaz ağrısını, bronşiti ve soğuk algınlığını giderir.

Kemik hastalıklarında faydası ise yadsınamaz.

Mineraller açısından oldukça zengindir. İçeriğinde kalsiyum. potasyum. demir, B vitamini bulunmaktadır.

KURU KAYISI FAYDALARI













Beynin düzenli çalışmasını sağlar, stresi azaltır.

Karaciğerin tahrip olan kısmının tamirini yapar.

Kemiklerin düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynar.

Kan yapımını artırarak, kansızlığa engel olur.

Mide ve on iki parmak bağırsağı ülserinin meydana gelmesine engel olur, meydana gelmiş ülserlerin iyileşmesinde rol oynar.

Böbreklerde taş oluşumu riskini azaltır.

Üreme sistemi üzerinde önemli rolü bulunup, cinsel gücü artırmaktadır.

Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.

Dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında önemli rol oynar.

Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli çalışmasını sağlar.

Potasyum oranı yüksek olması nedeniyle kalp yetmezliği,böbrek hastalıkları,hepatit ve siroz tedavisinde olumlu etkiler gösterir.

Saf karbonhidrat içerdiğinden hazır enerji kaynağıdır.

Ciltteki pürüzleri gidererek daha düzgün ve canlı görünüm sağlar.

Kayısı A,B,C vitaminleri, protein, bol miktarda şeker ve madensel tuzlar içeren bir meyvedir. İştah açar, kan yapar, bedensel ve ruhsal yorgunlukları alır.

Sinirleri güçlendirir, uyku verir, kabızlığa iyi gelir.

KURU ÜZÜM FAYDALARI












Üzüm ürünlerindeki demir, kalsiyum ve potasyum minerallerinin, kemik gelişimi yanında kansızlığı, halsizliği, zayıflığı ve ishali tedavi edici özelliği bulunmaktadır.

Kilo almak isteyen de rejim yapmak isteyen de üzüm yemelidir çünkü enerji verir.

Protein ve karbonhidrat kaynağıdır. A,B1,B2,B6, C vitaminleri ile fosfat, kalsiyum, demir, fosforik asit, organik asitler, formik asit minerallerini içerir. Günlük kalsiyumun 1/5’ini ve demirin ise 1/3’ünü karşılar. Mineraller halsizliği, kansızlığı, ishali ve zayıflığı tedavi eder.

Karaciğer zafiyetine, öksürüğe, bronşite iyi gelir.

Unutkanlığı azaltıcı etkileri olduğu gölemlenmiştir.

Diş çürümelerini engeller.

Üzümde %20 oranında direk olarak kana karışan şeker vardır. Bu özelliği ile bedenen ve zihnen çalışanlar için iyi bir gıdadır.

Gıda şekli anne sütüne benzer. Üzümdeki bol demir kan yapar.




TÜRK KAHVESİ FAYDALARI


Kahvenin içerdiği kafein maddesi, sinir sistemini uyarıp zihinsel aktiviteyi güçlendirir.

Uyuşukluğu giderip enerji verir ve uyanık kalmayı sağlar.

Yapılan araştırmalar günde 6 fincan kahve içen 55 yaşındaki bir kişinin düşünme potansiyelinin içmeyenlere oranla 6 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.

 Ayrıca kahve içenlerde içmeyenlere nazaran daha az diş çürüğünün olması, bir başka dikkat çekici araştırma sonucu.

Kahve içtikten sonra organizmada ani değişiklikler oluyor. Tüm vücut ani bir enerji akımı ile doluyor. Bu enerji çocuklarda 3, yetişkinlerde ise 5-7 saat sonra azalmaya başlıyor. Tüm bu olumlu yönlerine rağmen kahveyi çok fazla tüketmemekte fayda var.

Araştırmalar günde iki fincan kahvenin kolon kanseri riskini yüzde 25, safra kesesinde taş riskini yüze 45 azalttığını gösteriyor. Ancak kahvenin çok fazla tüketilmesi yüksek tansiyona yol açıyor.

Kanser riskini azaltıyor: Norveç’te yapılan bir araştırma ,meyve ve sebzeden bile daha çok antioksidan içerdiğini ortaya koymuştur.

Alzheimer’i önlüyor Portekiz’de 2002 yılında yapılan araştırmaya göre kafein beyni zinde tutuyor.

27 Mart 2011 Pazar

ETKİNLİK TARİFLERİ-16

28.Tarifimiz Birdilim bir tutam'dan  Şehriyeli tavuk köftesi






29.Tarifimiz Birdilim bir tutam'dan  Renkli biberlerle tavuk rosto

Bu güzel tarifler için arkadaşıma teşekkür ediyorum.

ETKİNLİK TARİFLERİ-15

26.Tarifimiz Birdilim bir tutam'dan Yalancı midye





27.Tarifimiz  Bir dilim bir tutam'dan  Fıstıklı tavuk sarma






Tarifler için arkadaşıma teşekkür ederim.