Translate
14 Mayıs 2014 Çarşamba
HEPİMİZİN BAŞI SAĞOLSUN
Soma'daki maden ocağında trafo patlaması sonucu meydana gelen göçükte hayatını kaybeden işçilerimize Allah'tan rahmet diliyorum,mahsur kalan maden işçilerimiz için dualarımızı eksik etmeyelim....
7 Mayıs 2014 Çarşamba
YOĞURTLU KABAK SALATASI
Kolay ve lezzetli bir tarif arıyorsanız muhakkak bunu denemelisiniz.
Malzemeler:
3 adet kabak
2 adet salatalık
1 kase süzme yoğurt
3 diş sarımsak
Ceviz
Dere otu
Tuz
Üzeri için:
Zeytin yağ
Pul biber
Hazırlanışı:
Kabak ve salatalığı yıkayıp,rendeleyin ve suyunu süzdürün.Dövülmüş sarımsakları yoğurt ile karıştırın.Kıyılmış dere otu,dövülmüş ceviz,salatalık,kabak ve tuzu sarımsaklı yoğurt ile karıştırın.Salatanızı servis tabağına alın.Ayrı bir kapta zeytinyağ ile pul biberi karıştırın.Bu sosu salatanın üzerinde gezdirin.Ceviz ve dere otu ile süsleyip servis yapın.Afiyet olsun.
5 Mayıs 2014 Pazartesi
3 Mayıs 2014 Cumartesi
LİMONLU KEK
MALZEMELER
3 adet yumurta (oda
sıcaklığında)
1 su bardağı toz şeker
½ su bardağı sıvı yağ
2 + ½ su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 limon kabuğu rendesi ve suyu
sıcaklığında)
1 su bardağı toz şeker
½ su bardağı sıvı yağ
2 + ½ su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 limon kabuğu rendesi ve suyu
HAZIRLANIŞI
1. Fırını 170 ºC’de ısıtıyoruz.
2. Kek kalıbını 1 yemek kaşığı un serperek elimizle bütün yüzeye yayıyoruz,veya sıvı yağla yağlıyoruz.
3. Oda sıcaklığındaki yumurta ve şekeri mikser ile 3-4 dakika çırpıyoruz.
4. Sırayla limon suyu ve sıvı yağı da ekleyerek şeker tamamen eriyinceye kadar 2-3 dakika daha çırpıyoruz.
5 Daha sonra un, kabartma tozu ve vanilyayı yumurtalı karışıma yediriyoruz.
6. Son olarak limon kabuğu rendesini de ilave edip hamurla bütünleşene dek hafifçe karıştırıyoruz.
7. Un serpilmiş,ya da yağlanmış kek kalıbına dökerek önceden ısıtılmış fırında 40-45 dakika fırının kapağını açmadan pişiriyoruz.
8. Fırından çıkardıktan sonra tel ızgara üzerinde soğutup dilimleyerek servis yapıyoruz.Afiyet olsun
2. Kek kalıbını 1 yemek kaşığı un serperek elimizle bütün yüzeye yayıyoruz,veya sıvı yağla yağlıyoruz.
3. Oda sıcaklığındaki yumurta ve şekeri mikser ile 3-4 dakika çırpıyoruz.
4. Sırayla limon suyu ve sıvı yağı da ekleyerek şeker tamamen eriyinceye kadar 2-3 dakika daha çırpıyoruz.
5 Daha sonra un, kabartma tozu ve vanilyayı yumurtalı karışıma yediriyoruz.
6. Son olarak limon kabuğu rendesini de ilave edip hamurla bütünleşene dek hafifçe karıştırıyoruz.
7. Un serpilmiş,ya da yağlanmış kek kalıbına dökerek önceden ısıtılmış fırında 40-45 dakika fırının kapağını açmadan pişiriyoruz.
8. Fırından çıkardıktan sonra tel ızgara üzerinde soğutup dilimleyerek servis yapıyoruz.Afiyet olsun
Aynı tarifle yapılan kekin krem şantiyle süsleme şekli..
30 Nisan 2014 Çarşamba
ZEYTİNYAĞLI KARNABAHAR
Malzemeler
- 1 adet orta boy karnabahar,
- 2 adet havuç,
- 2 adet soğan,
- 3-4 diş sarımsak,
- ½ limon suyu
- ½ demet dereotu,
- 1 çay bardağı zeytinyağı
Yapılışı
- Havuçları kazıyıp yuvarlak dilimler halinde kesin. Soğanı piyazlık doğrayın. . Zeytinyağının yarısını tencereye alıp kızdırın. Havuç, soğan ve sarımsakları kavurun. Karnabaharları çiçek çiçek ayırıp tencereye yerleştirin. 1 çay bardağı kaynar su ilave edip yumuşayıncaya kadar pişirin. Kalan zeytinyağını çiğ olarak üzerine gezdirin. Limon suyunu ekleyin. Üzerine kıyılmış dereotu serpin. Soğuyunca servis yapın.Afiyet olsun.
29 Nisan 2014 Salı
ARPA ŞEHRİYE PİLAVI
Malzemeler
1,5 su bardağı arpa şehriye
1 yk.tereyağ
1 yk.sıvıyağ
3 sb.sıcak su varsa et suyu
1 çay kaşığı tuz
Tereyağı eritip içerisine sıvıyağı ekleyin.Yarım su bardağı arpa şehriyeyi tencereye alıp orta ısıda çok karıştırmadan kavurun.Arpa şehriyelerin rengi dönünce kalan 1 su bardağı şehriyeyi de ekleyin biraz kavurup, tuz ve suyunu ekleyip tencerenin kapağını kapatın. Ocağı kısıp ,suyunu çekene kadar pişirin.
Suyunu çeken pilavın üzerine mutfak havlusu koyup,15 dakika kadar dinlendirin. Daha sonra karıştırıp servis yapın.
Afiyet Olsun.
25 Nisan 2014 Cuma
50'lerden itibaren bırakmanız gereken 10 şey
Hayat çok kısa. Ya da çok uzun. Nereden baktığınıza bağlı.
Ama logaritmik bir ilerleyişi olduğu kesin.
Yani yaşamın çocukluk-gençlik döneminde yılların araları çok çok uzun ama yaşlandıkça feci kısalıyor. 6 yaşla 10 yaş arasında neredeyse asırlar varken, 45 ile 49 arası bir göz kırpmalık mesafe sanki.
O yüzden de ilerleyen yaşlarda hayat daha kıymetli geliyor hepimize. Acayip uçucu olduğu için.
Yabancı bir internet sitesinde "50'lerden itibaren bırakmanız gereken 10 şey" konulu bir yazı görünce, ilgilendim haliyle. Ve sizlerle de paylaşmak istedim.
1... Eski eşinizden ya da sevgilinizden nefret etmeyi bırakın.
Nefret insanı sinsi sinsi kemiren bir duygudur. Son günlerin moda deyimiyle "affetmeyi öğrenin". Affedemiyorsanız, en azından "kayıtsız kalın".
2... Dedikoduyu ve başkaları hakkında kötü konuşmayı bırakın.
Artık lisede değilsiniz. Dedikodu sizin için enerji ve zaman kaybından başka bir şey değil.
3... Minnet duymama huyunuzu bırakın.
Size iyi davrananları değil, kötü davrananları önemseme ve sürekli bunları gündemde tutma huyunuzu bir tarafa bırakın. Kızınızın ya da oğlunuzun doğum gününe, nişanına, nikahına kimlerin gelmediğine değil, kimlerin "geldiğine" odaklanın. Size kazık atanları değil, hoşluk yapanları "parlatın".
4... "Ümitsiz vaka" arkadaşları bırakın.
Herkeste vardır öyle bir ya da iki arkadaş. Sürekli bir takım dertlere batıp çıkarlar ve her battıklarında size koşup saatlerce kafanızı ütülerler. Ama söylediğiniz hiçbir lafı da iplemezler. Ayrıca, siz zor durumda kaldığınızda nedense hiç ortalarda görünmezler. Gençken tamam da, 50 yaşından sonra kıymetli vaktinizi böyle boş işlerle harcamayın.
5... Karmaşayı bir tarafa bırakın.
İnsan 50 yaşına yaklaşırken, neyin değerli neyin daha az değerli olduğunu az buçuk anlıyor. Aile, gerçek arkadaş(lar), dost(lar) ve sizin için gerçekten anlamı olan bir "iş". Gerisi hakikaten kuru gürültü. Dolaplar dolusu giysiye ve elli tane ayakkabıya da ihtiyacınız yok, laf olsun torba dolsun misali sosyal aktivitelere de. Ve ruhunuzu öldüren bir işe de.
6... Kafası karışıklığı iyi bir şey sanmayı bırakın.
"Karmaşık insanlar" ilginçtir. Ezbere konuşmazlar, her davranışlarının bir nedeni vardır. Bilgileri süs gibi durmaz üstlerinde, içselleştirmişlerdir. Onlar sayesinde yeni bakış açıları keşfederiz, zenginleşiriz. Ama "kafası karışık insanlar" ilginç değildir. Hayatı çorbaya çevirmekten başka işe yaramazlar.
7... Daha fazlasını istemeyi bırakın.
Mutlu insanların ortak sırrı, ellerinde olanın kıymetini bilmeleridir. Elindekinin kıymetini bilmiyorsan, daha fazlasını istemenin bir anlamı yok, çünkü o da seni mutlu etmeyecek. Daha da fazlasını isteyeceksin.
8... Şu fazlalık 10 kiloyu bırakın.
40'ların sonundasınız ve 5-10 kilo fazlanız var... Derhal o kiloları bir yerlerde bırakın. Yürüyüşte, yüzmede, spor salonunda... Fark etmez. Sorun "estetik" değil, sağlık. Fazla her kilo 50'lerden itibaren sağlık açısından bir tehdit çünkü.
9... Her şeye evet demeyi bırakın.
Kimsenin kalbini kırmamak ya da sevimli görünmek adına, olur olmaz her isteğe "evet" demeyi bırakın. Sizi zorlayacak, size ters gelen, sizi gerecek hiçbir şeyi yapmak zorunda değilsiniz. Hele 50 yaşından sonra!
10... Yaşlılıkla ilgili klişe düşünceleri bir tarafa bırakın.
Nasıl bir orta yaş ve yaşlılık dönemi geçireceğinize kendiniz karar verin. Canınız istiyorsa ve paranız varsa Küba seyahatine 60 yaşında da gidersiniz, sörf yapmaya 50 yaşında da başlarsınız, kime ne?
Alıntı
Ama logaritmik bir ilerleyişi olduğu kesin.
Yani yaşamın çocukluk-gençlik döneminde yılların araları çok çok uzun ama yaşlandıkça feci kısalıyor. 6 yaşla 10 yaş arasında neredeyse asırlar varken, 45 ile 49 arası bir göz kırpmalık mesafe sanki.
O yüzden de ilerleyen yaşlarda hayat daha kıymetli geliyor hepimize. Acayip uçucu olduğu için.
Yabancı bir internet sitesinde "50'lerden itibaren bırakmanız gereken 10 şey" konulu bir yazı görünce, ilgilendim haliyle. Ve sizlerle de paylaşmak istedim.
1... Eski eşinizden ya da sevgilinizden nefret etmeyi bırakın.
Nefret insanı sinsi sinsi kemiren bir duygudur. Son günlerin moda deyimiyle "affetmeyi öğrenin". Affedemiyorsanız, en azından "kayıtsız kalın".
2... Dedikoduyu ve başkaları hakkında kötü konuşmayı bırakın.
Artık lisede değilsiniz. Dedikodu sizin için enerji ve zaman kaybından başka bir şey değil.
3... Minnet duymama huyunuzu bırakın.
Size iyi davrananları değil, kötü davrananları önemseme ve sürekli bunları gündemde tutma huyunuzu bir tarafa bırakın. Kızınızın ya da oğlunuzun doğum gününe, nişanına, nikahına kimlerin gelmediğine değil, kimlerin "geldiğine" odaklanın. Size kazık atanları değil, hoşluk yapanları "parlatın".
4... "Ümitsiz vaka" arkadaşları bırakın.
Herkeste vardır öyle bir ya da iki arkadaş. Sürekli bir takım dertlere batıp çıkarlar ve her battıklarında size koşup saatlerce kafanızı ütülerler. Ama söylediğiniz hiçbir lafı da iplemezler. Ayrıca, siz zor durumda kaldığınızda nedense hiç ortalarda görünmezler. Gençken tamam da, 50 yaşından sonra kıymetli vaktinizi böyle boş işlerle harcamayın.
5... Karmaşayı bir tarafa bırakın.
İnsan 50 yaşına yaklaşırken, neyin değerli neyin daha az değerli olduğunu az buçuk anlıyor. Aile, gerçek arkadaş(lar), dost(lar) ve sizin için gerçekten anlamı olan bir "iş". Gerisi hakikaten kuru gürültü. Dolaplar dolusu giysiye ve elli tane ayakkabıya da ihtiyacınız yok, laf olsun torba dolsun misali sosyal aktivitelere de. Ve ruhunuzu öldüren bir işe de.
6... Kafası karışıklığı iyi bir şey sanmayı bırakın.
"Karmaşık insanlar" ilginçtir. Ezbere konuşmazlar, her davranışlarının bir nedeni vardır. Bilgileri süs gibi durmaz üstlerinde, içselleştirmişlerdir. Onlar sayesinde yeni bakış açıları keşfederiz, zenginleşiriz. Ama "kafası karışık insanlar" ilginç değildir. Hayatı çorbaya çevirmekten başka işe yaramazlar.
7... Daha fazlasını istemeyi bırakın.
Mutlu insanların ortak sırrı, ellerinde olanın kıymetini bilmeleridir. Elindekinin kıymetini bilmiyorsan, daha fazlasını istemenin bir anlamı yok, çünkü o da seni mutlu etmeyecek. Daha da fazlasını isteyeceksin.
8... Şu fazlalık 10 kiloyu bırakın.
40'ların sonundasınız ve 5-10 kilo fazlanız var... Derhal o kiloları bir yerlerde bırakın. Yürüyüşte, yüzmede, spor salonunda... Fark etmez. Sorun "estetik" değil, sağlık. Fazla her kilo 50'lerden itibaren sağlık açısından bir tehdit çünkü.
9... Her şeye evet demeyi bırakın.
Kimsenin kalbini kırmamak ya da sevimli görünmek adına, olur olmaz her isteğe "evet" demeyi bırakın. Sizi zorlayacak, size ters gelen, sizi gerecek hiçbir şeyi yapmak zorunda değilsiniz. Hele 50 yaşından sonra!
10... Yaşlılıkla ilgili klişe düşünceleri bir tarafa bırakın.
Nasıl bir orta yaş ve yaşlılık dönemi geçireceğinize kendiniz karar verin. Canınız istiyorsa ve paranız varsa Küba seyahatine 60 yaşında da gidersiniz, sörf yapmaya 50 yaşında da başlarsınız, kime ne?
Alıntı
13 Nisan 2014 Pazar
12 Nisan 2014 Cumartesi
EVDE EKMEK YAPIMI
2 bardak(kendi ölçü bardağı) su
içine 1 ufak ölçü kaşığıyla tuz
1 büyük ölçü kaşığıyla toz şeker
1 büyük ölçü kaşığıyla sıvı yağ
4 bardak '' '' '' un (2 bar.kepekli+2bar.beyaz un kullanıyorum.)
1 ufak ölçü kaşığıyla instant maya ( suya deymeyecek)
Makineyi(Sinbo) 3 saate ve 1 nolu pişirme moduna ayarlayıp pişmeye bırakıyoruz.3 saatin sonunda evde mis gibi ekmek kokusu ve bitiş sinyal sesi duyulunca ekmeğimiz oldu demektir.
Altındaki pervaneyi çıkartmayı unutmuyoruz.Soğumasını bekleyip dilimliyoruz.Afiyet olsun.
10 Nisan 2014 Perşembe
SEBZE SALATASI
HAZIRLANIŞI
Önce havuçlar temizlenip,yıkanır.Dilimlenir ve haşlanır.Ayrı bir kapta yıkanmış ufak ufak çiçeklerine ayrılmış olan karnabahar ve brokoliler haşlanır.Haşlanan sebzeler derin bir salata kasesine alınır.Tuz,yağ ve limonla karıştırılıp hazırlanan sos salataya dökülür.Afiyet olsun.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




