Translate

19 Temmuz 2012 Perşembe

KAYISI,ERİK,FASULYE KURUTUYORUM






Yazlık sebze ve meyvamı kurutarak kışın da kullanmak istiyorum.Kayısı,erik ,fasulye güzel kurudu da

domateslerim küflendi attım.Hiç domates kurutanınız var mı? Bilgilendirirseniz sevinirim.

FIRINDA ZEYTİNYAĞLI BİBER DOLMASI



MALZEMELER

Yarım kilo dolmalık biber (15-16 tane)

1,5 sb.pirinç

1 sb.zeytin yağı

3-4 tane soğan


Yarım limon

Nane

Maydanoz

Kuş üzümü

Dolmalık fıstık

Yeni bahar

Tuz

1 tatlı kaşığı salça

HAZIRLANIŞI


Fıstıklar yağda kavrulur. Ardından yemeklik olarak doğranan soğanlar ilave edilir ve birlikte pembeşinceye
 
kadar kavrulur.Az salça eklenir. Soğanlar pembeleşince pirinç eklenir. Birlikte de kavrulmaya devam edilir.
 
Tüm baharatlar ilave edilir. Ocaktan indirilir. Dolmalık biberler hazırlanan bu içle doldurulur.Ağızları
 
domatesle kapatılıp tencereye yerleştirilir.Üzerine zeytinyağı ve sıcak su eklenip,15 dk pişirilir.Biberler
 
zedelenmeden borcama dizilir,üzerine tencerenin dibindeki suyu gezdirilir.Sıcak fırında üzerleri hafif
 
kızarıncaya kadar bekletilen biberler,servise hazır hale gelir.Afiyet olsun

12 Temmuz 2012 Perşembe

Çocuklarda Tırnak Yeme GÜVENSİZLİK Belirtisi





Çocuklarda sıkça görülen tırnak ve dudak yeme alışkanlıklarının sebebi belli oldu.



Medicalpark Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzman Doktoru Yasemin Akarlar, çocuklarda sıkça görülen tırnak ve dudak yeme alışkanlıklarının ruhsal durumla ilgili olduğunu belirtti. Akarlar, özellikle baskı gören miniklerde bu alışkanlığın daha fazla izlendiğini söyledi.



Çocuklarda tırnak ve dudak yeme alışkanlığının ergenlik dönemine kadar devam edebileceğini belirten Doktor Akarlar, bu konuda ailelerin duyarlı olup mutlaka uzman doktora başvurması gerektiğini ifade etti.



Bu halin çocuklarda genelde, uyku bozuklukları ve hareket huzursuzluğu ile beraber bulunduğunu ifade eden Uzman Dr. Yasemin Akarlar, “Çocuk, bu yoldan iç huzursuzluğunu başlatmaya çalışır. Aşırı baskıcı bir ana-baba veya sert bir öğretmenin etkisinde kalan çocuklarda bu durum daha sık rastlanır. 7-8 ve daha ileri yaşlarda da görülebilen tırnak yeme, özellikle çocukların ellerinde herhangi bir iş ya da oyunla uğraşmadığı zamanlarda görülmektedir. Saklı kalmış bir saldırganlığı yansıttığı kabul edilir. Ergenlik çağına doğru çocukların hemen hemen yarısı tırnak yeme davranışı gösterir. Bunun nedeni olarak gençlerin çevreden onay görmemeleri olarak değerlendirilir.” dedi.



GÜVENSİZLİK BELİRTİSİ



Tırnak yeme alışkanlığından çok bu davranışa neden olan olayları saptamak gerektiğini anlatan Uzman Dr. Akarlar, aile kavgaları gibi olayların da çocukları bu davranışa itebileceğini söyledi.



Gergin ve kolay heyecanlanan kişilerde de tırnak yeme alışkanlığının sıkça görüldüğünü ifade eden Akarlar, “Bu davranışın altında yatan sebepler, parmak emmede olduğu gibi çoğunlukla psikolojik rahatsızlıklardır. Ailedeki büyüklerde tırnak yiyen varsa çocuk onları taklit eder. Gergin ve kolayca heyecanlanan çocuklarda sık görülür. Aile geçimsizlikleri, çocuklar yanında ana-baba kavgaları, çocuğun azarlanması, dövülmesi, başkalarına örnek gösterilmesi, kötülenmesi, horlanması gibi olaylar da tırnak ve dudak yemeyi tetikler.” şeklinde anlattı.



Bunların dışında başka etmenlerin de bulunduğunu ifade eden Dr. Yasemin Akarlar, şöyle devam etti: “Çocuğun baskı altında yetiştirilmesi, tırnak yeme huyundan vazgeçirmek için uygulanan sert tedbirler, çocuğun kapasitesinden fazla ders, iş ve görev ile yükümlü ve sorumlu tutulmasıda bunda etkilidir.”



İlköğretim okullarının birinci sınıflarında verilen aşırı ev ödevlerinin de çocuklarda bu durumu tetiklediği örneğini veren Uzman Dr. Yasemin Akarlar, şöyle devam etti: “Ergenlik çağındaki gençlerin arkadaşları ve başkaları yanında davranışları bakımından tenkit edilmesi, başkalarına örnek gösterilmesi ve sık sık eleştirilmesi de bu durumun sebebi olabilir. Mide ve bağırsak bozukluklarından doğan sıkıntılar da tırnak ve dudak yemenin nedenler arasında sayılabilir. Ancak ne olursa olsun bu durum karşısında mutlak suretle bir doktora başvurmak gerekiyor.”

Alıntı.

11 Temmuz 2012 Çarşamba

Beslenme-Sağlık-Görünüm İlişkisi...‏

  


1. Çok su için.


2. Kahvaltıyı kral, öğle yemeğini prens ve akşam yemeğini de dilenci gibi

yiyin.

3. Ağaçlarda ve bitkilerde yetişen yiyecekleri daha çok ve fabrikalarda

üretilen yiyecekleri daha az yiyin.

4. 3 E ile yaşayın -- Energy, Enthusiasm, and Empathy (enerji, heyecan ve

duygu paylaşımı).

5. Meditasyon, yoga ve dua yapacak zaman yaratın.

6. Daha çok oyun oynayın.

7. 2008'de okuduğunuzdan daha fazla kitap okuyun .

8. Her gün en az 10 dakika sessiz olarak oturun.

9. 7 saat uyuyun.

10. Hergün 10 - 30 dakika yürüyüş yapın. Ve yürürken gülümseyin.



KİŞİLİK:



11. Hayatınızı başkalarınki ile karşılaştırmayın.

Onların seyahatinin ne hakkında olduğuna dair hiçbir fikrin yok.

12. Kontrol edemeyeceğiniz olumsuz düşüncelere veya şeylere sahip olmayın.

Bunun yerine enerjinizi olumlu şekilde şu an için harcayın.

13. Kendinizi fazla abartmayın; sınırlarınızı bilin.

14. Kendinizi çok da ciddiye almayın; kimse yapmıyor.

15. Kıymetli enerjinizi gevezelikle, dedikoduyla boşa harcamayın.

16. Uyanık iken daha fazla hayal kurun.

17. Kıskançlık, çekememezlik zamanın boşa harcanmasıdır. İhtiyacınız olan

herşeye zaten sahipsiniz.

18. Geçmiş meseleleri unutun. Partnerinizin geçmiş hatalarını hatırlatmayın.

Bu durum mevcut mutluluğunuzu bozar.

19. Hayat, birisine kin duyarak zamanı boşa harcamak için çok kısadır.

Kimseden nefret etmeyin.

20. Geçmişinizle barış yapın ki, şimdiki zamanı bozmasın.

21. Senden başka hiç kimse senin mutluluğundan sorumlu değildir.

22. Hayatın bir okul olduğunu ve öğrenmek için burada olduğumuzu unutmayın.

Problemler, cebir dersi gibi gelip giden, ancak aldığımız derslerin bir ömür

boyu devam ettiği eğitim programının bir parçasıdır.

23. Daha fazla gülümseyin ve gülün.

24. Her tartışmayı kazanmak durumunda değilsiniz. Aynı fikirde olmamak için

anlaşın.



SOSYAL YAŞANTI:



25. Ailenizi sık arayın.

26. Her gün diğerlerine iyi bir şey verin.

27. Herkesi herşey için affedin.

28. 70 yaşından büyük ve 6 yaşından küçük kimselerle vakit geçirin.

29. Hergün en az 3 kişiye gülümseyin ve tanımadığınız en az 1 kişiye

"GÜNAYDIN" deyin.

30. Başkalarının senin hakkında ne düşündüğü seni ilgilendirmez.

31. Hasta olduğun zaman işin sana bakmamalı. Arkadaşların bakmalı.

Onlarla temasta olun.



HAYAT:



32. Doğru şeyi yapın!

33. Faydalı, güzel veya neşe dolu olmayan herşeyden uzak durun.

34. ALLAH herşeyi iyileştirir.

35. Bir durum iyi veya kötü olsun, nasılsa değişecektir.

36. Nasıl hissettiğinizin önemi yok, haydi kalkın, giyinin ve ortaya çıkın.

37. En iyisine henüz sıra gelmedi.

38. Sabah canlı olarak uyandığınız zaman, bunun için ALLAH'a şükredin.

39. Maneviyatınız daima mutludur.

40.Öyleyse mutlu olun.

9 Temmuz 2012 Pazartesi

HAYAT



Hayat küçük şeylerden oluşur. Eğer sen seversen büyük olurlar…!




Osho

18 Haziran 2012 Pazartesi

KURTULUŞ KABAK ÇEKİRDEĞİNDE




Yapılan araştırmalar, kabak çekirdeğinden elde edilen kabak çekirdeği yağının prostat büyümesini yavaşlattığını hatta önlediğini ortaya koymuş durumda.



Kalın bağırsak kanseri riskini de önemli oranda azaltan etkisi olduğu tespit edilen kabak çekirdeği yağında bulunan doymamış yağ oranı yüksekliği;



Kandaki trigliseridleri azaltıyormuş. Bilim adamlarına göre kabak çekirdeği yağında bulunan phytosterin maddesi mucize etkili. Kandaki kolesterolü azaltıyor,

prostat büyümesi ve damar kanserine iyi geliyor...



Açıkçası bir sağlık bankasıdır. Kabak çekirdeğinin faydaları bu kadarla da kalmıyor. Bu yağda bol oranda E vitamini de varmış.



Bilindiği gibi E vitamini hücre zarının okside olarak erken bozulmasına engel olan ve dolayısıyla hücre zarı ve hücreyi sağlıklı bir özelliğe sahiptir. Bu maddeyi yeterli oranda aldınız mı geç ihtiyarlıyor ve ihtiyarlığınızda genç bir ihtiyarlık dönemi geçiriyorsunuz.



Sağlıklı Günler Dileğiyle Sevgiler

9 Haziran 2012 Cumartesi

ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR







MALZEMELER





4 adet ayıklanmış enginar

1 su bardağı bezelye

1 küçük havuç

1 küçük patates

1 tatlı kaşığı toz şeker

Tuz

Zeytinyağı

5-6 dal dereotu

1 limonun suyu

3 bardak su

YAPILIŞI


Az su ile bezelye, küp küp doğranmış havuç ve patatesi biraz haşlanır.. Enginarla birlikte de pişecekleri için

tam haşlamayıp diri bırakabiliriz.

Yayvan bir tencereye suyu ve limon suyunu ekliyoruz. Enginarları oturtuyoruz. Bezelye, havuç ve patatesi

ekliyoruz. Tuz, şeker ve zeytinyağını ekledikten sonra kısık ateşte enginarlar yumuşayana kadar pişiriyoruz.

Enginarlara çatal batırarak yumuşadıklarını anlayabilirsiniz.

Piştikten sonra servis tabağına aldığımız enginarların ortasına bezelye, havuç ve patatesleri yerleştiriyoruz.

Kıyılmış dereotu ile de süsleyip,servis ediyoruz.Afiyet olsun.





Afiyet olsun!

7 Haziran 2012 Perşembe

ETLİ YAPRAK SARMASI







Malzemeler:




250gr salamura veya taze asma yaprağı

2 orta boy kuru soğan

250 gr dana kıyması

Yarım çay bardağı pirinç

 3 çorba kaşığı sıvıyağ

1yemek kaşığı domates salçası

1 tatlı kaşığı biber salçası

Tuz, karabiber,maydonoz,kuru nane,

1tatlı kaşığı tereyağı


Sos için :

Yoğurt, sarımsak


Yapılışı:



Yaprak salamura ise dolmaları sarmadan önce 3 - 5 dakika kaynar suda tutunuz. Eğer yapraklar taze ise bu süre biraz daha fazladır.Soğanları yemeklikten ince doğrayınız.

Yıkanmış pirinci, kıymayı, soğanı,1 tatlı kaşığı biber salçası, 1 yemek kaşığı domates salçası,kuru naneyi ,kıyılmış maydonozu, sıvıyağı , tuz, karabiberi bir kap içinde iyice harmanlayınız.

Etli yaprak sarması  zeytinyağlı sarmaya göre daha ufak sarmalıdır. Tencerenin dibini yağlayınız ve içine etli karışım koyduğunuz ve sardığınız dolmaları düzenli olarak yerleştiriniz.
Ayrı bir kapta yarım tatlı kaşığı  biber ve domates salçalarını 2 çorba kaşığı sıvıyağ ve tereyağı karışımında kavurunuz. İçine tuz, az karabiber koyduktan sonra ½ litre kaynamış su katıp,tenceye dizilmiş sarmaların üzerine dökünüz.


Pişme esnasında yaprakların açılmaması için ters çevrilmiş ufak bir tabak koyabilirsiniz.Pişirme süresi orta ateşte 30 dakikadır. Suyu azalırsa sıcak su ekleyebilirsiniz.


Çırpılmış sade veya sarımsaklı yoğurtla servis edilebilir.Afiyet olsun.

5 Haziran 2012 Salı

ALÜMİNYUM VE ALZHEİMER





Prof. Dr. Turan GÜVEN




Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi


Biyoloji ABD Öğretim Üyesi






BEYİN SAĞLIĞI İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?

Anneannem 84 yaşında vefat etmeden yaklaşık 2 sene önce çevresinden

kopmaya başlamıştı... Son günlerinde ise beni dahi zor tanıyabiliyordu.


Teşhis konamamıştı o zaman... Şeker hastalığına bağlanmıştı olay!

Ancak aradan bir kaç yıl geçip "Alzheimer" keşfolunup, semptomları yazılınca,

anlamıştımki rahmetlinin vefat sebebi de buydu!

Altmışına merdiven dayamış bir yaşlı olarak düne baktığımda...


Biz çocukken, evde bakır kaplarda pişerdi yemekler....


Arada bir kapı önünden geçen "kalaycı"lar, bakır kapları kalaylardı.


Yemekler de bu kalaylanmış kaplarda pişerdi. Sonra birden alüminyum furyası çıktı! Herkes bakır kaplarını satıp evi alüminyum kaplarla doldurmaya başladı...


Büyük kolaylıktı. Hafifti, ucuzdu, kalaylanma derdi yoktu!.

Yıllar yılı alüminyum kaplarda pişmiş yemeklerle beslendi beyinlerimiz! Derken çelik kaplar, teflon tencereler çıktı yakın yıllarda...



Ve atıldı ortaya bir yeni keşif! "Alzheimer", yani ALÜMİNYUM hastalığı!



Bu hastalığa yakalananların beyin hücrelerinde normalin 4 katına kadar alüminyum fazlalığı tespit oldu 1989 da...

Özellikle, beynin hafızayla alakalı hippocampus bölgesindeki hücrelerde bu birikim çok fazla olarak bulundu.

İnsanların farkında olmadan gıda ve diğer yollarla aldıkları fazla alüminyum beyni iflasa

sürüklüyordu... İsimleri, yerleri, kişileri hatırlamaz hale getiriyordu "ALZHEİMER" hastalığı.

Ve bunda, kullanılan alüminyum kapların etkisi çok büyük!

Yapılan araştırmalara göre, normal kapta pişen domatesteki aluminyum

oranı, alüminyum kapta piştiğinde yüzde yüze yakın artıyordu.



Şimdi alüminyum tencereler kullanılmıyor pek ama tehlike geçti mi?



Bu defa en başta alüminyum "kutu"larda saklanan, içilen konserve ve






meşrubat türü gıdalar çıktı karşımıza!



Bunların yanı sıra vücuda alınan bazı ilaçlara da dikkat edilmeli sanırım!



Mesela, stresli toplumlar sürekli mide yanmalarına karşı antiasid almaya başladılar...

Ki alınan antiasid hap veya şurupların pek çoğunda yoğun miktarda alüminyum hydroxid ve alüminyum tuzları bulunmakta!



Yanı sıra ishal kesici (antidiarrheal) haplar dahi alüminyumlu maddeler ihtiva etmekte.



Bir kısım ağrı kesici aspirinler, kepek olmasını önleyici bazı şampuanlar, bazı deodorantlar, hep beynimizin belası alüminyumu ihtiva etmekte...

Bilmem alüminyumlu nesnelerden uzak durmamız gerektiğini yeterince anlatabildim mi?.

Bunun yanı sıra kesinlikle LIGHT ve DIET yazan yenecek ve içeceklerden uzak

durmak gerekiyor...

Rafine beyaz şeker, beyni "turn-OFF" yapan (çalışmasını durduran)

madde olarak adlandırılıyor.

3 Haziran 2012 Pazar

SEMİZOTU YEMEĞİ





Malzemeler

2 bağ semizotu

2 orta boy kuru soğan

1 kahve fincanı zeytinyağı

1 yemek kaşığı domates/biber salçası

2 olgun domates

1 yemek kaşığı bulgur/pirinç (isteğe göre)


Yapılışı



Semizotunu yıkayıp temizleyip,doğrayın.
Bir tencereye zeytinyağını koyun,  doğradığınız soğanları pembeleştirin. Soğanlar pembeleşince salçayı ekleyip karıştırın.

Domatesleri küp küp doğrayın, tencereye ekleyin. Semizotlarını ve  tuzunu ekleyip, kısık ateşte pişmeye bırakın.

Semizotu suyunu salınca bir yemek kaşığı kadar  bulgur ya da pirinç ekleyin. Yemeğiniz kısık ateşte kendi

suyuyla pişsin. Bulgur ya da pirinç yumuşadıktan sonra altını kapatın. Afiyet olsun.