11 Haziran 2010 Cuma

KUŞ HATIRALARI


Benim çocukluğumda soframıza kuşlar konar

rüyalarımıza melekler uğrardı.













Kapımızdan yoğurtçu

bahçemizden ishakkuşu

kalbimizden yeni çıkan şarkılar geçerdi.















kışın bir sobamız olurdu

sobanın yanında kedimiz

kedinin önünde yün yumağı

bir Hayat Bilgisi fotoğrafı gibiydik.




Yerli malı kullanan

yurdunun üç tarafı denizlerle çevrili

kuru incir üzüm fındık

tütün çay narenciye kavun-karpuz yetiştiren

kuru üzüm inciri satan

karşılığında


çamaşır makinesi radyo ve otomobil alan

bir toprağın fertleri...


Biraz yoksul biraz mütevekkil

biraz mahcup biraz kırılgan










biraz naif ama hep umutlu...




Özlerdik .

Memleketteki halamızı

ince doğranmış bir dilim pastırmayı


yurttan sesler korosunu

akşam komşuluklarını

radyo tiyatrolarını





sabah ezanını

kalaycıyı bozacıyı

münir nurettin şarkılarını


orhan boran yarışmalarını

kandil gecelerini

duvarlarımızın sarmaşıklarını

bakkalımızın utana sıkıla veresiye hatırlatmalarını


okul önü koz helvalarını

akşam oturmalarını

ve hayatı...





Top oynardık

ip atlar kedi kovalar

taşlarla birbirimizin başını yarar

mahalle savaşları çıkarır

gece olunca da tutar babalarımızın elinden


yazlık sinemaya gider

Sadri Alışık ,Vahi Öz


Belgin Doruk ,Cüneyt Arkın seyreder


Olimpos gazozlar içer

güler eğlenir bağırır cağırır


dönerken yıldızları sayardık.

Sıkı çocuklardık.




Hepimizin birer yıldızı vardı

onlara isim takardık

onlar da bize isim takardı


pus ve dumandan önce bu şehrin

 gözkırpan ve isimler takılan yıldızları vardı.

Benim yıldızıma Mehlika adını vermiştik



biz kimseden yana değildik.

Kimsenin de kendinden yana olmasını istediği birileri

olmazdı.


Bir değirmendeydik

öğütülen


öğütülürken türküler söyleyen

buğday başaklarına benziyorduk.

Ben

çorbalardan tarhanayı

yemeklerden kurufasulyayı

sigaralardan harmanı

belki bunun için çok sevdim.


Yollar bozuk musluklar bozuk

ziller bozuk paralar bozuk

ama adamlar sağlamdı.




Bu şehrin yıldızları vardı.


Saçlarına kurdelalar takan

çivitle yıkanmış beyaz çoraplarına

leke bulaşmasın diye su birikintilerinden sakınan

gözleri önlerinde

yürekleri ve beslenme çantaları ellerinde


küçük çocukları vardı bu şehrin

bu şehrin yıldızları vardı.



Ben Fenerbahçeyi amcam Vefayı tutardı.

Konya tahıl ambarı Mersin muz cennetiydi.


Taksim'den Fatih'e troleybus kalkar

Şişhane'de mutlak raydan çıkardı.


Vallahi hayat zor ve fakat çok matraktı.












Muammer Karaca adına bir tiyatro binası yoktu

bizzat kendisi vardı.



Başımız ağrırdı komşumuz vardı

gönlümüz daralırdı komşumuz vardı



Çorbamızı umutlarımızı

memleket kadar kalbimizi paylaştığımız komşularımız

vardı.



Geceleri bekçimiz

gündüzleri sütçümüz

bizim kadar zayıf da olsa

nohuta makarnaya alışmış da olsa


Sarman adında bir kedimiz


ceplerimizde kırık misketlerimiz















çamur bulaşığı ellerimiz

ve gülümseyen bir yüzümüz



göstermekten utanmayacağımız bir içimiz

bir araya gelerek çektirebileceğimiz


bir aile fotağrafımız vardı.




Bir sabah bütün iyi şeylerin

Ayvansaray iskelesinden

hayal ülkesine doğru demir alan


bir şirket-i hayriyye vapuru gibi

aramızdan ayrıldığını gördük.




Sonra Ayvansaray'ın suları çekildiğini yazdı

gazeteler



Süheyla hanımın Raci beyin

Melahat Mehveş ablanın

Niko'nun Ercüment efendinin çekildiğini ise

yazmadılar nedense

Ama yok ama yoklar.




Ne harman sigarası kaldı geriye

ne olimpos gazozu

ne Sadri alışık.


Kalan bir tortuydu belki.

Belki kırık bir rüya denizi


belki suya düşürdüğümüz suretimizin

cep aynamıza nüktedan bir yansımasıydı herşey.

Herşey Maltepe sigarasının

her arandığında

her bakkalda bulunabilmesi ile

büyüsünü kaybetmişti belki de.

belki de biz bir rüya mı görmüştük?



Hadi hepsi yalandı.

Hadi hepsi hayaldi.

Hadi hepsini ben uydurmuştum


Ama rüyalarımızın melekleri

ve sofralarımızın daim konukları kuşlar?


Ya onlar?

Onları siz de görmediniz mi?

Sizin de sofranıza konup


rüyalarınıza uğramadılar mı?

Onlar da mı yalandı?



İBRAHİM SADRİ

4 yorum:

  1. tek kelime ile
    MÜKEMMEL yüreğine sağlık

    YanıtlaSil
  2. çok güzel bir paylaşımdı..
    teşekkürler ,gözlerim dolu dolu oldu..
    sevgiler..

    YanıtlaSil
  3. Gerçekten de kaybedilen ,çok da özlenen zamanlar..

    YanıtlaSil
  4. Cok güzel bir siir.Ayni bizler o günlere dönsek mutlu olur muyduk acaba?
    Sevgiler...

    YanıtlaSil

Beni yorumsuz bırakmayın lütfen. Yazdığınız her yorum benim için çok değerli.