26 Aralık 2012 Çarşamba

Ekonomiye Kadın Gücü

Ekonomiye Kadın Gücü projesi, dar gelirli kadınların ekonomik üretime katılımını teşvik etmek, sosyal ve ekonomik olarak güçlenmelerine katkıda bulunmak amacıyla, kadınların gelir getirici bir işe başlamasına veya işini büyütmesine destek olmayı hedefliyor.

Bu hedefin gerçekleşmesinde, küçük bir sermaye desteği ile dar gelirli kadınların ekonomik üretime başlamasına imkan tanıyan Mikrokredi Sistemi temel alınıyor. Mikrokredi, dünyada ilk olarak 1973 yılında Nobel Barış Ödülü sahibi Prof. Muhammed Yunus öncülüğünde yoksulluğun çok yoğun bir şekilde yaşandığı Bangladeş'te "Grameen Bank" altında faaliyetlere başladı. Prof. Muhammed Yunus, bu uygulamayı ilk olarak genç bir kadına bambu sepeti yapması için 6 $ kredi vererek başlattı.

ekonomiyekadiningucu

Küçük sermayelerle değişen hayatlar

Türkiye'de 2003 yılında Prof. Muhammed Yunus'un girişimleriyle Grameen Trust ve Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) tarafından ortaklaşa başlatılan Türkiye Grameen Mikrofinans Programı pekçok dar gelirli kadının işe başlaması için cansuyu/başlangıç kredisi sağlayarak, teminat ve kefalet gerektirmeden finansman erişimi kısıtını ortadan kaldırarak onbinlerce kadının hayallerini gerçekleştirmesine destek oluyor.

Yoksullukla Mücadelede Yenilikçi Yöntem: Sosyal Finansman

Türkiye'de her 5 kadından biri yoksulluk sınırında olup kendi potansiyelini gerçekleştirmeyi, ailesine ve toplumsal üretime katkıda bulunmayı bekliyor. Türkiye Grameen Mikrofinans Programı'nın yaygınlaştırılması amacıyla, TİSVA ve Turkcell işbirliğinde hayata geçen Ekonomiye Kadın Gücü, Türkiye’de ilk defa sosyal borçlanma modelinin hayata geçirilerek kadınların gelir getirici işler yapması için küçük sermaye desteği sağlayan Mikrokredi Sistemi’ne yeni kaynak oluşturulmasını hedefliyor.

Sosyal inovasyon niteliği taşıyan bu yenilikçi model sayesinde sayesinde artık dileyen herkes dar gelirli kadınlara borç verebilecek, bağış yapabilecek, dar gelirli kadınların hayallerine kavuşmasına bireysel olarak destek verebilecek .Çünkü, Kadına Destek, Topluma Destektir.
Ekonomiye Kadın Gücü projesi ile kadınlarımız daha çok üreterek ekonomiye katılacak,
hayallerini büyütecek, ailelerine ve geleceğe yatırım yapacak, Türkiye kazanacak.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

KABAK TATLISI



MALZEMELER

Malzemeler
  • 1kg. bal kabağı (Kabukları soyulmuş ve dilimlenmiş)
  • 1 Su bardağı toz şeker
  • Yapılışı
  • Ayıklanmış kabakları bol su ile yıkayın.
  • Yıkanmış kabakları yayvan bir tencereye dizin.
  • Toz şekeri üzerine serpin ve tencerenin kapağını kapayarak, bir gece bekletin.
  • Ertesi gün, kabak ve erimiş şekerleri orta ateşte, tencerenin kapağı hafif aralık olacak şekilde,
  • kabaklar yumuşayıncaya kadar pişirin.
Pişen kabaklar düz bir tabağa alınarak üzerine tarçın,ceviz veya hindistan cevizi serpilerek servis edilir.Afiyet olsun.

20 Aralık 2012 Perşembe

SOSLU BİBER






MALZEMELER

1 kg etli kırmızı biber
1 sb sirke
2 yk zeytinyağı
1 çay bardağı su
tuz

 YAPILIŞI

Biberler yıkanıp dilimlenir.Geniş bir tencereye 1 sb sirke ,1 çay bardağı su ,2 yk zeytinyağı,tuz konularak kaynatılır.Kaynayan karışıma biberler atılır,yumuşayıncaya kadar pişirilir. (Ancak çok da pişmeyecek,yoksa biberler  erir.)Kevgir kepçeyle biberler kavonoza konur,haşlama suyu da eklenir.Kavanozun kapağı sıkıca kapatılıp ters çevrilip soğumaya bırakılır.Soğuyunca buzdolabına kaldırılır.Kahvaltı sofraları için pratik bir tarif olabilir.Afiyet olsun..


18 Aralık 2012 Salı

KARALAHANA SARMASI







MALZEMELER


2 demet  karalahana

200 gr kıyma

1 su bardağı pirinç

 
2 tane  soğan


1 yemek kaşığı domates salçası

yarım demet doğranmış maydanoz

1 tatlı kaşığı tuz

yarım çay bardağı sıvıyağ

kaynamış su

1 yemek kaşığı kuru nane

1 tatlı kaşığı karabiber,pul biber,

1 tatlı kaşığı tuz

1 çay bardağı sıvıyağ



Hazırlanışı:


 Lahanaların sap kısımlarını biraz kesip  yaprakları yıkayın.

Geniş bir tencerede suyu kaynatın. Kaynayan suya bir tatlı kaşığı tuz atıp, yıkamış olduğunuz yaprakları tencereye koyun. Yapraklar yumuşayınca tenceredeki suyu süzün. Lahanaların soğumasını bekleyin.

Karalahanalar soğurken pirinci iyice yıkayın. Soğanları yemeklik doğrayın. İç malzemelerinin tamamını

sırasıyla ilave ederek geniş bir kapta karıştırın.


Yaprakları yırtmamaya özen gösterip, içine birer tatlı kaşığı iç malzemeden koyup,  iki yanını kapatıp rulo

şeklinde sarın.

Geniş ve yayvan bir tencerenin dibine 2-3 karalahana yaprağı serin. Sardığınız dolmaları tencereye  yerleştirin.

Dolmaların üzerini porselen bir tabakla kapatın ve yarım çay bardağı sıvıyağı gezdirin.  Dolmaların hizasında

kaynamış su ekleyip tencerenin kapağını kapatın,  su kaynamaya başlayınca ateşi kısın ve

pirinçler yumuşayana kadar pişirin.

 

AFİYET OLSUN



Karalahanayı seçerken küçük yapraklıları tercih edin. Büyük yaprakları ikiye veya üçe bölmeniz gerekebilir.





16 Aralık 2012 Pazar

SOSLU KABAK




Malzemeler



3 adet kabak
1 orta boy soğan

2 orta boy domates

2 diş sarımsak

tuz, karabiber

1 yemek kaşığı zeytinyağı

Hazırlanışı:


 Tencerenin altına soğanları halka halka diziyoruz. Üstüne soyup halka halka doğradığımız kabakları ,en üstüne halka halinde kesilmiş domatesleri ve küçük kesilmiş sarımsakları koyup tuz karabiber ekliyoruz.


15 dakika ocağa koymadan önce bekletiyoruz. Zeytinyağını üzerine gezdirip kısık ateşte kabaklar pişene kadar pişiriyoruz. Servis yaparken maydanozla veya dereotuyla süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun.

















15 Aralık 2012 Cumartesi

KABAK MÜCVERİ



MALZEMELER



 4 adet kabak (rendelenmiş ve suyu iyice sıkılmış)

 2 adet yumurta

1 tutam dereotu

2yk ufalanmış beyaz peynir

 1 tatlı kaşığı kuru nane

1 tatlı kaşığı karabiber

1 su bardağı un

1 tatlı kaşığı tuz

 5-6 dal taze soğan

1 çay kaşığı kabartma tozu

Kızartmak için 1 su bardağı sıvıyağ



Yapılışı:

1. Derin bir kapta un, tuz, kuru nane, kabartma tozu ve karabiber karıştırılır.


2. Doğranmış dereotu ve kuru nane, ezilmiş peynir, 2 yumurta ve rendelenip suyu sıkılmış kabaklar; unlu karışıma eklenir.

3. Karıştırılıp  cıvık olmayan bir harç elde edilir. Bu harç10 dk. bekletilir, kabağın kalan suyunu salması beklenir.

4. Büyükçe bir tavaya sıvıyağ koyulur. Birer yemek kaşığı kadar mücver harcı tavaya dökülür.

5. Her iki tarafı yaklaşık 2 dakika kadar kızartılır.

6. Kızaran mücverler fazla yağlarını bırakması için bir tabağa yayılan kağıt havlunun üzerine koyulur.


Afiyet olsun






14 Aralık 2012 Cuma

Eğer kolesterolünüz yüksekse; önerilen gıdalar


Eğer kolesterolünüz yüksekse; önerilen gıdalar

Ekmek,diğer tahıllar ve patates :

Tam tahıllardan içeren ekmekler,pide, makarna, pirinç, basmati pirinci,”noodle”lar,müsliler,yulaf,kus kus,patates, tatlı patates.



Sebze ve Meyveler:

Her gün en azından beş porsiyon taze ya da donmuş sebze ve meyve ,%100 meyve /sebze suyu, kuru mayveler, kendi suyu içinde konserve meyve ,su içinde konserve sebze , ev yapımı sebze çorbaları

Et :

Kuzu eti, dana eti, yağsız dana kıyma, ciğer ve böbrek,derisi alınmış tavuk eti ve hindi



Balık:

Bütün balıklar, kabuklular,-en azından haftada bir kere yağlı balık



Yumurta:

Hafta da 3-4 kere haşlanmış,çırpılmış yumurta, çılbır



Çerzler ve atıştırmalar:Bütün çerezler, özellikle de badem,ceviz,kabak çekirdeği,susam,ayçekirdeği,fıstık,fındık ezme

Fasulye,Bezelye,Baklagiller,Soya,Tofu:

Kuru fasulye,mısır, bezelye,börülce,mercimek.Tuzla/şekerle konserve edilmişse yıkamalısınız.Soya eti ,soya fasulyesi,tofu



Süt ve kremalar:

Yağsız veya yarım yağlı süt,soya sütü(kalsiyum ve vitamin takviyeli)



Yoğurt:

Düşük yağlı doğal,meyveli ve diyet yoğurtlar,yoğurt içecekle



Peynir:

Düşük yağlı olmak üzere bütün peynirler



Yağlar:

Tekli doymamış ya da çoklu doymamış yağlar; zeytinyağı,ayçicek,soya,mısır yağı düşük oranda doymamış yağ içeren bitkisel katı yağlar



Soslar:

Salata sosu olarak limon suyu,sirke,otlar,baharatlar,yoğur ve sarımsak kullanmalısınız ;sosları unla koyulaştırmalısınız;tuzu azaltılmış et suyu tabletleri kullanmalısınız

Hamur işleri,tatlılar ve atıştırmalıklar:

Sade bisküviler,yağsız kekler,mayalı ekmekler,meyve salataları,şekersiz jöle, reçeller,bal,marmelatlar,tatlandırıcı,galeta,yağsız/tuzsuz patlamış mısır,tuzsuz çerezler,kurutulmuş meyveler, ince hamurla pizzalar



İçecekler:

Günde 1,5-2 litre sıvı almalısınız: Soda, meyve suları,çay,düşük yağlı süt içeren kahve



Besin etiketlerine dikkat:

Bol miktarda tükettiğiniz hazir yemeklerin ve gıdaların etiketlerine dikkat etmelisiniz:

3 g yağ, 0,1gsodyum yada 0,25 g tuz az miktarda anlamına gelir;

20 g yağ,0,5 g sodyum ya da 1,25 g tuz fazla miktarda anlamına gelir.

KAÇINILMASI GEREKEN GIDALAR

Ekmek,diğer tahıllar ve patates:

Sarımsaklı ekmek,”kruvasan”,”waafle”,kavrulmuş pirinç,şeker kaplı mısır gevreği ve müsliler,kızarmış patates



Sebze ve meyveler:

Mayonezli salatalar,yağda kızarmış sebzeler(patlıcan,biber kızartması,kızarmış soğan halkaları)



Et:

Yağlı etler (kuzu döş,ördek, kaz),sosisler,salamlar,”piliçnuggets”



Balık:

Kremalı balık yemekleri



Yumurta:

Bol yağda ya da tere yağda yumurta



Çerezler ve atıştırmalıklar:

Hindistan cevizi,yağda ve tuzla kavrulmuş ,margarin içeren fıstık,fındık ezmeleri,palmiye yağı



Süt ve kremalar:

Tam yağlı süt,koyun sütü keçi sütü



Yoğurt:

Süzme yoğurt kaymaklı yoğur



Peynir

Tam yağlı peynirler,krem peynirler,peynir kızartması



Yağlar:

Hidrojene yada kısmen hidrojene bitkisel yağlar,bir kaç kere kullanılmış bitkisel yağlar,her tür krema



Soslar:

Salata sosları,mayonez,kremayla yapılan soslar ,tuz,sarımsaklı,otlu tuzlar,soya sosu

Hamur işleri,tatlılar ve atıştırmalıklar:

Kremalı kekler,pastalar,paylar,”donut”lar,”cheesecake”,kremalar,çikolatalı bisküviler,çikolata şeker,şekerlemeler,cipsler,peynirli atıştırmalıklar,çok fazla peynir içeren pizzalar



İçecekler:

Gazoz tipi içecekler



Ekmek,diğer tahıllar ve patates
Tam tahıllardan içeren ekmekler,pide, makarna, pirinç, basmati pirinci,”noodle”lar,müsliler,yulaf,kus kus,patates, tatlı patates.



Sebze ve Meyveler:

Her gün en azından beş porsiyon taze ya da donmuş sebze ve meyve ,%100 meyve /sebze suyu, kuru mayveler, kendi suyu içinde konserve meyve ,su içinde konserve sebze , ev yapımı sebze çorbaları

Et :

Kuzu eti, dana eti, yağsız dana kıyma, ciğer ve böbrek,derisi alınmış tavuk eti ve hindi



Balık:

Bütün balıklar, kabuklular,-en azından haftada bir kere yağlı balık



Yumurta:

Hafta da 3-4 kere haşlanmış,çırpılmış yumurta, çılbır



Çerzler ve atıştırmalar:

Bütün çerezler, özellikle de badem,ceviz,kabak çekirdeği,susam,ayçekirdeği,fıstık,fındık ezmesi

Fasulye,Bezelye,Baklagiller,Soya,Tofu:

Kuru fasulye,mısır, bezelye,börülce,mercimek.Tuzla/şekerle konserve edilmişse yıkamalısınız.Soya eti ,soya fasulyesi,tofu



Süt ve kremalar:

Yağsız veya yarım yağlı süt,soya sütü(kalsiyum ve vitamin takviyeli)



Yoğurt:

Düşük yağlı doğal,meyveli ve diyet yoğurtlar,yoğurt içecekleri



Peynir:

Düşük yağlı olmak üzere bütün peynirler



Yağlar:

Tekli doymamış ya da çoklu doymamış yağlar; zeytinyağı,ayçicek,soya,mısır yağı düşük oranda doymamış yağ içeren bitkisel katı yağlar



Soslar:

Salata sosu olarak limon suyu,sirke,otlar,baharatlar,yoğur ve sarımsak kullanmalısınız ;sosları unla koyulaştırmalısınız;tuzu azaltılmış et suyu tabletleri kullanmalısınız

Hamur işleri,tatlılar ve atıştırmalıklar:

Sade bisküviler,yağsız kekler,mayalı ekmekler,meyve salataları,şekersiz jöle, reçeller,bal,marmelatlar,tatlandırıcı,galeta,yağsız/tuzsuz patlamış mısır,tuzsuz çerezler,kurutulmuş meyveler, ince hamurla pizzalar



İçecekler:

Günde 1,5-2 litre sıvı almalısınız: Soda, meyve suları,çay,düşük yağlı süt içeren kahve



Besin etiketlerine dikkat:

Bol miktarda tükettiğiniz hazir yemeklerin ve gıdaların etiketlerine dikkat etmelisiniz:

3 g yağ, 0,1gsodyum yada 0,25 g tuz az miktarda anlamına gelir;

20 g yağ,0,5 g sodyum ya da 1,25 g tuz fazla miktarda anlamına gelir

7 Aralık 2012 Cuma

DOĞAL YOLLARLA KOLESTROLU DÜŞÜRME





DR İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN KOLESTEROLÜ DÜŞÜRMEK İÇİN NARÇİÇEĞİ


Dr İbrahim Saraçoğlu kolesterolü düşürmek için Nar çiçeği kürü : 1 su bardağı suyun içine 1,5 yemek kaşığı nar çiçeği komularak kaynatılır. Günde 1 defa içilir. Bu karışım hem kolesterolü, hem tansiyonu düşürür.

* Ayrıca ; Enginar ve yeşil mercimek iyi birer kolesterol düşürücüdür


DR ELİF GÜVELOĞLU KOLESTEROL DÜŞÜREN DOĞAL FORMÜL

Kolesterol yüksekliği sağlık açısından ciddi bir sorundur. Kolesterolünüzü düşürmek için, doğal yöntemlerden faydalanabilirsiniz. Bu doğal önerilerden bir tanesi de , Dr Elif güveloğlundan geldi.

GEREKLİ MALZEMELER :

* 1 tatlı kaşığı yeşil çay,

* 1 çay kaşığı biberiye,

* 1 çay kaşığı ökseotu,

* 1 çay kaşığı ısırganotu,

* 1 çay kaşığı karabaşotu,

* 1 kaşık limon kabuğu

* 1/2 lt su,

HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Suyu kaynatıp, tüm bitkileri içine atın. Demlenmeye bırakın. Ilıkken süzün. Aç karnına, günde 2 defa için.

ÖNEMLİ UYARI : Yüksek tansiyon problemi olanlar, biberiyeyi kullanmasın.

30 Kasım 2012 Cuma

Güzel Çocuklara Güzel Ürünler

Hamile kıyafetleri içinde kendinizi ana kraliçe gibi mi hissetmek istiyorsunuz? O halde çocuklarıyla birlikte güzelleşmek isteyen annelere müjde! Birbirinden özel ürünleriyle anneleri de en az çocukları kadar şımartmayı seven alışveriş kulübü unnado.com ile en trend görünen anne siz olabilirsiniz.

Anne olmak, çocuğunuz veya doğacak bebeğiniz için alışveriş yapmak güzel... Peki, ya bu hikaye nasıl başladığına dair bir de romantik video olsaydı? unnado.com ebeveyn olmaya doğru giden yolu bakın nasıl anlatmış!



“Sadece kıyafetler yetmez, çocuğum için özel ürünler de isterim” diyen anneleri de unutmuyor unnado.com...  Kıyafet ihtiyacınızdan banyo ihtiyacınıza, bakım ürünlerinden butik ve aksesuar ihtiyaçlarınıza kadar her şey en güzel haliyle burada. Çok özel indirimler, hediye çekleri ve kampanyalar ile alışverişin gülümseten hali unnado.com, keyifli alışverişler diler.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

29 Kasım 2012 Perşembe

KISIR TARİFİ








MALZEMELER (4 Kişilik)

4 (küçük) çay bardağı ince bulgur (Kişi sayısı kadar bardakla ekleyebilirsiniz)
yarım demet yeşil soğan
yarım demet maydonoz
1 orta boy kuru soğan
1yk. domates salçası
1 yk. biber salçası
nar ekşisi
1 limon suyu
tuz,kuru nane,mutlaka kimyon,karabiber,kırmızı biber

YAPILIŞI

Bulguru ayıklayınız ve bol suyla yıkayınız. Geniş bir kabın içerinse koyunuz. Üzerine geçecek kadar kaynar suve tuzunu  koyup karıştırınız ve üzerine kapak kapatıp 10-15 dakika kadar şişmesini sağlamak için bekletiniz.



Bu arada yeşillikleri hazırlamaya geçiniz. Maydanozu ve taze soğanları bol suda yıkayınız  Suyunu süzdürüp ince, ince kıyınız.


Kuru soğanı ayıklayıp incecik kıyınız ve bir tava içerisinde az yağ ekleyip kavurunuz, kavrulduktan sonra domates ve biber salçalarını da ekleyip birkaç dakika daha kavurunuz.


Kabaran bulgurun üzerine soğanla kavurduğunuz salçaları ekleyiniz. Salçaları iyice bulgura yedirene kadar karıştırınız.


Ardından limon suyunu ,nar ekşisini ve zeytinyağını ekleyip karıştırınız.Kırmızı ve karabiberi,kimyonunu da ilave ediniz. Tadına bakıp gerekli görürseniz nar ekşisini ya da tuzunu ekleyebilirsiniz.

Son olarak ta doğradığınız yeşillikleri içerisine koyup iyice karıştırınız.

Bir süre dinlendiriniz ve servis ediniz. Afiyet olsun.

Bulgur ve salça karışımına, yeşil nane ilave etmeden, soğumasına izin verin. Bulgur ve salça sıcak olursa, naneniz kararır.

28 Kasım 2012 Çarşamba

KREP





MALZEMELER


2 Su bardağı un

1 Su bardağı süt

2 Yumurta

Tuz

Tavayı yağlamak için tereyağı (Seramik tavada yağsız pişiyor)


HAZIRLANIŞI

Çukur bir kapta önce sıvıları sonra unu ilave ederek iyice çırpın.

Tereyağıyla ısınan teflon tavayı hafifçe yağlayın. 1 kepçe krep

hamurundan döküp sallayarak hamurun tavanın her tarafına eşit

şekilde yayılmasını sağlayın. Bir yüzü pişince spatulayla ( yada havada

döndürerek) diğer tarafını pişirin.


20 cm.lik teflon tavada bu malzemelerle 5 tane krep çıkıyor.

İsterseniz hamurun içine ince kıyılmış maydanoz ekleyebilirsiniz.

Afiyet olsun.


27 Kasım 2012 Salı

SALÇALI SOSİS



MALZEMELER



5-6 tane sosis

1 yemek kaşığı salça

tuz, karabiber, pulbiber

1 yk sıvı yağ

 

Hazırlanışı


Sosisleri şekilli kesip, 1 yemek kaşığı kadar sıvı yağ koyduğumuz tavada bir kaç dakika kızartın. Daha sonra bir kase içinde salçayı sıcak su ile ezin. Sosislerin üzerine salçalı sıcak suyu boşaltın. Tuzunu baharatını ekleyip bir dakika kadar pişirin, hepsi bu kadar. Afiyet olsun…



Diğer tarifimiz;

Önce hazırlayacağınız tencereye salçayı ve ketçabı dökün, sonra üzerine kekik,karabiber,sumak,pul biber, koyun. Daha sonra yavaşca su ekleyip karıştırp kaynayınca üzerine  sosisleri ekleyin ve pişirin. tadına doyamıyacaksınız.Afiyet olsun..

26 Kasım 2012 Pazartesi

ZENCEFİLLİ BALLI İÇECEK





Bu günlerde çocuklarınıza bile rahatlıkla verebileceğiniz doğal takviye :




Malzemeler:

1 adet orta boy kavanoz

kavanozun yarısını dolduracak kadar taze zencefil

1 limon (dilimlenmiş)

yeteri kadar bal

Hazırlanışı:


Zencefilin kabuklarını soyun ve incecik (jülyen doğrama) dilimleyin. Kavanoza yerleştirin ve limonları da ilave edin. Üzerine balı ekleyin. Kapağını sıkıca kapatın ve buzdolabına kaldırın.

Kullanırken; bir çay bardağına 1 dilim limon, zencefil şurubundan bir ya da iki yemek kaşığı koyun ve üzerine sıcak su ekleyerek karıştırıp için.

Sıcak olarak içtiğiniz gibi aynı miktardaki karışıma soğuk su ya da soda ekleyerek de içebilirsiniz.


Karışım buzdolabında 2-3 ay bekleyebilir. Sonbaharla birlikte gribal hastalıklarda evlerin baş köşesine yerleşmeye başladı bile. Ateş, burun akıntısı, boğaz ağrısı derken ardından gelen öksürüğü kesmek en uzun süreçtir. Hazırlayacağınız şurubu soğuk algınlığına yakalanmadan önce çay gibi ailece günde bir fincan içebilirseniz koruyucu özelliğinden yararlanır, sonrasında ise öksürüğe karşı doğal tedavi olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca araç tutmasından ya da mide üşütmelerinden kaynaklanan bulantılara karşı da çok etkili.Hepinize sağlıklı günler..


ZENCEKİL BİTKİSİNİ TANIYALIM


Zencefil Bitkisi ve Kökü: Nemli ve sulak iklimlerde yetişen ve sarı renkte çiçekler açan bir bitki olan zencefilin kökleri yassı ve gri renktedir. Zerdeçal ile benzer etkilere sahip olan Zencefilin kökü baharat olarak mutfaklarda ya da tıbbi amaçlarla çeşitli şekillerde kullanılır. Kokusu kuvvetlidir. Latince Adı: Zingiber officinale (Alm. Ingwer).



Zencefilin Faydaları: Zencefil, Kur’an’da (İnsan Suresi, 17. Ayet) adı geçen tek baharattır. İştah açar. Yatıştırıcı ve gaz söktürücüdür. Vücudu terletir. İltihap önleyici etkisi ile özellikle eklem iltihaplarına karşı oldukça faydalıdır. Soğuk algınlığına iyi gelen zencefil, balgam söktürür ve iyileşmeyi hızlandırır. Bulantıları gidermeye yardımcı olur ve kusmayı önler. Vücut direncini, bedensel ve zihinsel gücü arttırır. Mikrop öldürücüdür. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kansere karşı koruyucudur. Damar tıkanıklığını önlemeye yardımcı olmasının yanı sıra kan damarlarını genişleterek romatizma ağrılarının hafiflemesine de yardımcı olur. Bağırsak bozukluklarını giderir. İshali keser.



Zencefil

Zencefil Nasıl Kullanılır? Zencefil kökü genellikle kurutularak baharat olarak kullanılır. Zencefili yaş olarak da kullanabilirsiniz. Ayrıca, zencefilden elde edilen zencefil yağı, tıbbi amaçlı olarak, hazmı kolaylaştırıcı etkileri için kullanılmaktadır.



Zencefil Çayı: Zencefil çayı da hazmı kolaylaştırır ve ayrıca hafızayı kuvvetlendirir. Zencefil çayı, grip başta olmak üzere, soğuk algınlığı ve öksürüğe çok iyi gelir. Bir bardak kaynar suya bir nohut tanesi kadar zencefil dilimlenip atılır ve 5-10 dakika demlenmeye bırakılır. Zencefil çayı, bal ile tatlandırılarak ve içine bir miktar limon sıkılarak içilirse daha lezzetli ve faydalı olur

25 Kasım 2012 Pazar

KIYMALI POĞAÇA



MALZEMELER


1 ajda çay  bardağı yoğurt

1 ajda çay   bardağı zeytinyağı

1 ajda çay  bardağı eritilmiş margarin

bir tutam tuz

1 tutam karbonat

Aldığı kadar un

İÇ MALZEMESİ

150 gr. kıyma

1 adet rendelenmiş soğan

1 yemek kaşığı margarin



Hazırlanışı:

Bir tepsinin içine önce eritilmiş ve biraz soğutulmuş margarini dökün. Buna sıra ile zeytinyağı yoğurt, karbonat, tuzu ilave edin. Karıştırın. Aldığı kadar un ilave ederek yumuşak fakat çok düzgün bir hamur elde edin. Hamuru ılık bir yerde yarım saat kadar bekletin.

Kavrulmuş kıymanın hazırlanışı: . kıymayı, yassı bir kabın içine koyun. Buna bir adet rendelenmiş soğanı ilave edin. 1 çorba kaşığı margarin de kattıktan sonra, devamlı karıştırmak suretiyle kıymayı kavurun.

Hamurdan küçük parçalar alın. Elinizde bastırarak yuvarlak bir şekil verin. Tam ortasına kıymalı malzemeden koyun. Kapatın ve kenarlarını bastırın. Tepsiye muntazam aralıklarla dizin. Bir yumurtanın sarısını çırpın. Poğaçaların üzerine sürün. Çörekotu ile süsledikten sonra sıcak fırında 30 -40 dakika kadar pişirin. Sıcak olarak servis yapın.Afiyet olsun.

24 Kasım 2012 Cumartesi

20 Kasım 2012 Salı

TİMUS BEZİ




Timüs bezi, tiroid bezinin altında, göğüs boşluğunda ve soluk borusunun önünde bulunur.

> Bu bez insanın ...bağışıklık sisteminin merkezidir. Yani bütün bağışıklık sistemi buradan yönetilir.

> Timüs bezi ne kadar çok titreşirse kişi o kadar sağlıklı ve bağışıklık sistemi sağlam olur.

> Anadolu'da ağıt yakan kadınların göğüslerine vurduklarına hepiniz şahit olmuşsunuzdur. Bu refleks kaynaklı basit bir el hareketi değildir. Bu beynin otomatik gerçekleştirdiği bir davranıştır.

> Kişi göğsüne vururken Timüs bezini titreştirir.

> Bu sayede üzüntü kaynaklı bağışıklıkta meydana gelen direnç azalmasının önüne geçmeye çalışır.

> Bu bez ne kadar sıklıkla titreştirilirse kişi o kadar genç ve sağlıklı yaşar ayrıca geç yaşlanır.

> Sizde parmaklarınızla göğsünüzün ortasına yapacağınız küçük vuruşlarla timüs bezini titreştirebilirsiniz.

> Yada daha basit bir yolu kullanırsınız. "KAHKAHA" atabilirsiniz.

> Çünkü kahkaha da göğüs kafesini oynattığı için bu bezi harekete geçirir.

> Hani yıllar geçerde aradan bir arkadaşımıza rastlarız neşeli halleriyle tanıdığımız bu insanı görünce "hiç değişmemişsin, ne gamsızsın..." deriz ya, işte timüs bezinin gücü.

> Sonuç olarak kahkaha bağışıklık sistemini güçlendirir ve sizi genç tutar.

Mutluluk ve Timus bezi .. "Mutluluk bir seçimdir. Mutsuzluğumuz kadere, şansızlığa ve talihsizliğe inancımız ölçüsündedir."

15 Kasım 2012 Perşembe

YOĞURT ALIRKEN DİKKAT!



Bana ulaşan aşağıdaki uyarı üzerine, ilk defa bir yoğurt kabının altındaki işaretlere


dikkat ettim... Hepsinin bir anlamı var şüphesiz. Ama özellikle biri çok önemli...

Bu uyarı ile, son kullanma tarihi kadar, belki daha da önemli bir bilgi sahibi oldum.

Bunu sizlerle de paylaşmak istiyorum...

Bu uyarıyı okuduğunuzda, tercihiniz olan markanın kabının altına bir bakmanızı,

bu bilgileri de sevdiklerinizle paylaşmanızı öneririm.

Sağlıklı yaşam dileklerimle...



YOĞURT ALIRKEN DİKKAT!

Yoğurt alırken artık markaya göre değil, kullandığı plastiğe göre de tercihinizi yapın.

Maalesef aynı firma, farklı marketlere, farklı plastik kaplarda ambalajlanmış yoğurtlar gönderebiliyor. Daha ucuz marketlere yoğurtları adi plastik ambalajlarda, lüks semtlerdeki marketlere ise daha kaliteli plastik ambalajlarda gönderiyor. Yani ayırım yapıyor.

Şimdi plastik yoğurt kaplarında, bazı firmalar artık polipropilen kullanmaya başladı.



Nasıl anlıyoruz?

Kabın altına veya yanına baktınız zaman bir üçgen göreceksiniz. Üç oktan oluşan

bir üçgen. Bu geri dönüşüm işaretidir. O üçgenin içinde bir sayı yazar. Benim yoğurt kabımda üçgen içinde 5 rakkamı vardı. 5 numara “polipropilen”dir, altında da zaten "PP" yazar.



DİKKAT! 3, 6 ve 7 yazanları almayın, “5” yazmalı...



Plastikte kanser tehlikesi... Hangi plastikler zararlı?

Plastikler türlerine göre sınıflandırılıyor. Bu türler 1’den 7’ye kadar numaralandırılıyor.

Özellikle 3, 6 ve 7 no’lu plastiklerden uzak durmak şart! O halde hangi plastik türünün zararlı olduğunu anlamak için öncelikle numarasına bakmak gerekiyor. Herhangi bir plastik ürün alırken ilk işiniz altında bulunan numarayı kontrol etmek olmalı. Ya bağımsız, ya da etrafında oklar olan bir üçgen içinde bu numarayı görebilirsiniz. Eğer ürünün altında hiçbir rakam yoksa aman dikkat! Türkiye'de özellikle semt pazarlarında satılan ürünlerde yok! Numara varsa işiniz daha kolay.

Peki hangi numara, hangi üründe kullanılıyor? Hangileri zararlı, hangileri değil? İşte evde kullanılan plastikleri ayırmanız için üçgen içindeki numaralar hakkında bilmeniz gerekenler:



1. PET veya PETE Polietilen: Genelde su, iki litrelik alkolsüz içecekler ve yağların konduğu pet şişelerde kullanılır. Cam gibi şeffaftır. Zararsızdır.



2. HDPE Yüksek yoğunluklu polietilen: Deterjan ambalajları ve pet süt şişesinde bulunur. Zararsızdır.



3. PVC Polivinil klorid: Streç folyo, dış mekanda kullanılan eşyalar, plastik pipo, zemin malzemesi, duş perdeleri, şeffaf ve kabartmalı plastik ambalajlarda kullanılır. Zararlıdır!



4. LDPE Az yoğunluklu polietilen: Kuru temizleme ve çöp torbaları, yemek saklama kaplarında bulunur. Zararsızdır.



5. PP Poliproplen: Şişe kapakları, içecek kamışları, biberon, yoğurt kaplarında vardır. Zararsızdır.



6. PS Polistiren: Yemiş paketleri, plastik bardak-tabak, markette etin satıldığı köpük tabak, hazır paket fast food ürünlerdedir. Zararlıdır.



7. DİĞER: Bunlar birden altıya kadar kullanılan plastiklerin dışında kalanlardır. Yemek saklama kapları ve bazı pet şişelerde bulunur. Zararlıdır.



3, 6 ve 7 numaralı plastik kaplar içinde ambalajlanmış gıdalardan uzak duralım!..

9 Kasım 2012 Cuma

İŞTE O MÜTHİŞ METİN








HANGİ ZEMİNİN ÜZERİNDE OTURDUĞUNU VE HANGİ MİRASI ALDIĞINI BİLMEYEN SADECE BAŞKALARININ KÖLESİ OLUR...


İşte o müthiş metin:


Atatürk'ten İsmet Paşa'ya...



"SEVGİLİ Paşam, Cumhuriyet'in ilk başbakanı olarak seni düşünüyorum. Dur, hiç itiraz etme. Niye seni seçtiğimi şimdi anlayacaksın. Bizi yine büyük bir savaş bekliyor.

Durumumuzun bir bölümünü Cephe Komutanı ve Lozan Başdelegesi olarak elbette biliyorsun. Büyük devletlerin bu sefil duruma bakarak, kısa zamanda pes edeceğimizi sandıklarını Lozan dönüşü sen bize anlattın.



Ben sana şimdi bildiğinden daha da acıklı olan genel durumu özetleyeceğim. Bize geri, borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı. Yoksul bir köylü devletiyiz. Dört mevsim kullanılabilir karayollarımız yok denecek kadar az. 4.000 km. kadar demiryolu var. Bir metresi bile bizim değil. Üstelik yetersiz. Ülkenin kuzeyini güneyine, batısını doğusuna bağlamamız, vatanın bütünlüğünü sağlamamız şart. Denizciliğimiz acınacak durumda. Köylümüzü topraklandırmalı, ihtiyacı olan bir çift öküz ile bir saban vererek çiftçi yapmalıyız.



Doğudaki aşiret, bey, ağa, şeyh düzeni Cumhuriyet'le de insanlıkla da bağdaşmaz. Bu durumu düzeltmeli, halkı kurtarmalıyız. Her yerde tefeciler halkı eziyor. Güya tarım ülkesiyiz ama ekmeklik unumuzun çoğunu dışarıdan getirtiyoruz. Sığır vebası hayvancılığımızı öldürüyor. Doktor sayımız 337, sağlık memuru 434, ebe sayısı 136. Pek az şehirde eczane var. Salgın hastalıklar insanlarımızı kırıyor. Üç milyon insanımız trahomlu. Sıtma, tifüs, verem, frengi, tifo salgın halinde. Bit ciddi sorun. Nüfusumuzun yarısı hasta. Bebek ölüm oranı % 60'ı geçiyor.



Nüfusun % 80'i kırsal bölgede yaşıyor. Bunun önemli bölümü göçebe. Telefon, motor, makine yok. Sanayi ürünlerini dışarıdan alıyoruz. Kiremiti bile ithal ediyoruz. Elektrik yalnız İstanbul ve İzmir'in bazı semtlerinde var. Düşmanın yaktığı köy sayısı 830. Yanan bina sayısı 114.408. Ülkeyi neredeyse yeniden kurmamız gerekiyor. Yunanistan'dan gelen göçmen sayısı da 400 bini geçecek.



İktisadi hayatımız da, eğitim durumumuz da içler acısı. İktisatçımız da çok az. Zorunlu okuma yaşındaki çocukların ancak dörtte birini okutabiliyoruz. Halkın eğitimi hiç çözülmemiş. Oysa Cumhuriyet'in insan malzemesini hazırlamalı, namus cephesini güçlendirmeliyiz. Kültür eserleri kaçırılmış, kaçırılmaya devam ediliyor. Raporlarda daha ayrıntılı, daha acı bilgiler var. Bunları Bakanlara ve parti yönetim kuruluna da ver. Genel durumu tam bilsinler. Bütçemiz, gelirimiz yetersiz. İktisadi çıkmazdan kurtulmak için geliştirdiğim bir düşüncem var. Bu düşünceyi günü gelince konuşuruz.



Hedefimiz milli iktisat, bağımsızlığın sürekli olması için iktisadi bağımsızlık temel ilkemiz olmalı. Osmanlı bu gerçeği geç fark etti. Fark ettiği zaman çok geç kalmıştı. Cumhuriyet'e uygun bir anayasaya gerek var. Bu zor durumdan nasıl çıkılabileceğini gösteren ne bir örnek var önümüzde, ne de bir deney. Ama yılmamak, ucuz, geçici çarelerle yetinmemek, halkı kurtarmak için sorunları çözmek, kalkınmak, ilerlemek, milli egemenliğe dayalı, uygar ve özgür bir toplum oluşturmak, yüzyılımızın düzeyine yetişmek, kısacası çağdaşlaşmak, bu büyük ideali tam olarak başarmak zorundayız. Bu ana kadar bu ideali koruyarak geldik. Bundan sonra daha hızlı yürümek zorundayız. Bunun için gerekli yöntemi, yolu birlikte arayıp bulacağız. Yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız.



Kaderin bizim kuşağımıza yüklediği kutsal bir görev bu. Bu büyük görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim. Allah yardımcımız olsun!"



Tarih 30 Ekim 1923... Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa'yı Köşk'e davet eder. Ülkenin genel durumu hakkında hazırlattığı raporları İsmet Paşa'ya böyle sunar. Atatürk ve arkadaşlarının devraldıkları ülke işte böyle perişan durumdaydı. 10 Kasım'da parlak nutuklar atarak, bağlılıklarımızı bildirerek andığımız Atatürk'ün nasıl bir mucize yarattığının bilincinde miyiz? Bugün ona sahip çıkabiliyor muyuz? Yoksa sadece nutuk mu atıyoruz?

(*) Cumhuriyet - Türk Mucizesi, ikinci kitap - TURGUT ÖZAKMAN

5 Kasım 2012 Pazartesi

DAKİKA DAKİKA İNSAN VÜCUDU




Vücudunuzda 24 saat boyunca neler olduğunu biliyor muydunuz ?



Dakika dakika insan vücudu.Kritik zamanlara dikkat.


06.00 Kortizon salgılamasıyla organizma uyanıyor. Bu uyanma vücut için kendini yavaşca kalkmaya hazırlama işareti. Metabolizma hareketleniyor, günün işleri için enerji ve protein hizmete hazır oluyor.



07.00 Vücut hâlâ zayıf. Spor yapmaktan kaçının. Kalbe ve dolaşıma gereksiz yüklenirsiniz. Spor yerine kahvaltı edin, sindirim bu saat...te

mükemmel çalışıyor.



08.00 Libidonun en yüksek olduğu saat. Fazla miktarda hormon salgılanıyor. Sigara tiryakileri için de durum aynı. Kahvaltı sigarası damarları her zamankinden daha fazla çok daraltıyor.



09.00 Vücudun dinç, kuvvetli olduğu saat. Herhangi bir hastalık için iğne olacaksanız bu en doğru zaman. İğnenin ateş ve şişme gibi yan etkileri ender olarak görülüyor, vücut röntgen ışınlarına karşı daha dirençli oluyor.



10.00 Organizmanın kendine gelme, 'ben burdayım' deme saati. Fazla enerjik, vücut en yüksek ısı seviyesinde. Verimliliğimiz de öyle. 'Kısa süre belleği' iyi durumda. Bir önemli ayrıntı: 10.00 ile 12.00 arası enfarktüs olaylarına sık rastlanıyor.



HAZIR CEVAPLIK SAAT



11.00 Vücudun tam formunda olduğu, verimli olmaya programlı bir saat. Kalp ve dolaşım o kadar zinde ki yapılan muayenelerde kalpteki bir bozukluk gözden kaçabilir. Hazır cevaplık tavan yapar, özellikle hesap işleri, matematik ödevleri rahat ve iyi bir şekilde, zorlanmadan çözülür.



12.00 Dinlenme saati. Dikkat azalıyor ve insanı uyku basıyor. Midedeki asit miktarı fazlalaşıp, beyindeki kan akımı azalıyor. Zira kan sindirim organlarını desteklemesi için mide tarafından kullanılıyor.

Öğle uykusu uyuyabilen kişilerde istatistiklere göre enfarktüse %30 oranında az rastlanıyor.



13.00 Vücut formdan düşüyor. Verimlilik gün ortalamasının %20 aşağısına iniyor. Bütün organlar en alt düzeyde çalışıyor, sadece safra öğle yemeğini hazmetme faaliyeti gösteriyor.



14.00 Bitkin oluruz. Çünkü tansiyon ve hormon düzeyi düşüyor. Diş doktorundan korkanlar için en uygun randevu saati. Çünkü bu saatte acı az hissediliyor. Lokal anestezi uzun süre devam ediyor (30 dk.).



HOŞ GELDİN ENERJİ



15.00 Enerji geri geliyor, bellek tam formunda. İkinci verimlilik dönemi başlıyor ama sabahkinden az.



16.00 Spor için en iyi saat. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumda.



17.00 Organların faaliyeti üst düzeye çıkıyor. Kuvvet artıyor, oksijen harcanıyor, böbrekler ve mesane çok çalışıyor. Tırnaklar ve saçın en çabuk uzadığı zaman. Midedeki asit miktarı fazlalaşıyor. 17.00 'ye doğru mide kanaması geçirme riski artıyor.



18.00 Akşam yemeği için ideal saat. Pankreas bu saatte özellikle aktif.



19.00 Kan basıncı ve nabız tembelleşiyor. Bu nedenle kan basıncı düşüren ilaçlara dikkat, tehlikeli olabiliyorlar. Antidepresanların tesiri de bu saatte daha fazla.



20.00 Karaciğerdeki yağ düzeyi düşüyor ve kirli kan kalbe her zamankinden daha fazla akıyor. Alerjisi olanlar ve astımlılar ilaçlarını bu saatte almalı. Etkisi hemen görülüyor. Antibiyotikler de az dozda alınsa bile etkileri en üst düzeyde oluyor.



YEMEĞİ KESİYORUZ



21.00 Sindirim organlarının günlük görevi sona eriyor. Gelen her şey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalıyor ve bu çok tehlikeli. Kalan yemekler bağırsak sahasındaki mukozaya hücum ediyor.





22.00 Vücudun polisi akyuvarlar aktif hale geliyor. Sigara içenler dikkat! Bu saatten sonra vücut nikotin gibi zehirleri çok zor atıyor.



23.00 Organizma gün boyunca aktif faaliyet gösteren stres hormonunun salgılamasını durduruyor. Sakinleşip, rahatlıyoruz.



TATLI RÜYALAR



24.00 Uyurken deri hücreleri durmadan çalışıyor, gündüz olduğundan daha sık bölünüyor. İlk rüya safhası, yarım saat içinde rüya görmeye başlıyoruz.



01.00 Verim en alt düzeyde. Bu saatte çalışanlar hata yapabiliyor, dikkat azalıyor, çünkü vücut kendini uyumaya programlıyor.



02.00 Araba kullananlar dikkat: Görme zayıflıyor, tepkiler yavaşlıyor, kazalar bu saatte çok oluyor.



03.00 Bedenin de ruhun da en karanlık safhası. Melatonin hormonunun salgılanması tembel ve kararsız yapıyor. İntihar edenlerin sayısı fazlalaşıyor.



04.00 Stres hormonundan enerji kazanıyoruz. Enfarktüs krizleri saat 04.00 ile 06.00 arasında çok oluyor; çünkü kan basıncı oldukça yükselip, damarlar geriliyor. Doğum yapma olasılığının en yüksek saati.



05.00 Stres hormonu bizi faaliyete geçiriyor ve gündüz değerinin tam 6 katına çıkıyor. Vücudumuz harekete geçiyor kaybolan enerji yeniden geri geliyor. Gelsin, yeni bir gün başlıyor.


14 Ekim 2012 Pazar

ZEYTİNYAĞLI TAZE BARBUNYA


Malzemeler:




•1 kg. barbunya

•3-4 domates ufak doğranmış

•2 adet kuru soğan, doğranmış

•1 çay bardağı zeytinyağı

•2 havuç

•2-3 adet yeşil biber

•Ilık su

•tuz,bir çay kaşığı toz şeker

Hazırlanışı


Soğanı ve doğranmış biberi yağda kavurun. Havuçları küp küp doğrayıp, tencereye ilave edin.

Domatesleri ekleyip, iyice pişirin.Barbunyaları haşlayıp suyunu dökün.

Barbunyayı ekleyip biraz karıştırıp sonra suyu ,tuzu, bir çay kaşığı toz şekerini ilave edin. Kısık ateşte

barbunyalar yumuşayana kadar pişirin. Servis tabağına alıp üzerini maydonozla süsleyin.Afiyet olsun.




10 Ekim 2012 Çarşamba

KIŞLIK SAKLAMA YÖNTEMLERİ

Rafta saklama




Kuru gıdalar

• Un, şeker, kuru bakliyat türü kuru gıdalar, tercihen cam kavanozlarda saklanmalıdır.

• Şeker, ağzı iyice kapalı kavanozda 2 sene, esmer şeker ise 4 aya kadar saklanabilir.

• Patatesler serin ve kuru bir yerde saklanmalıdır. Ancak buzdolabına koyulmamalıdır.

• Pirinç, serin ve kuru yerde ağzı iyice kapalı olarak, 2 seneye kadar saklanabilir.

• Aldığınız kuru gıdaları (un, mısır unu) kavanozlara koymadan öne 7 gün buzlukta saklarsanız, içlerinde olabilecek görünün veya görünmeyen zararlı canlıların ölmesini sağlarsınız ve bunların diğer kuru gıdalarınıza da geçmesini engellemiş olursunuz.

• Keklerinizi sakladığınız kabın içine yarım elma koyarsanız, kekleriniz daha uzun süre taze kalacaktır.

Baharatlar


• Baharatlar asla ocakların üzerindeki veya yakınındaki raflarda saklanmamalıdır. Çünkü ısı ocaklardan yukarı çıkar ve bu raflardaki baharatların ısısının artmasına ve dolayısıyla lezzetlerini kaybetmelerine, renklerinin ve kokularının değişmesine yol açar.

• Baharatların küçük miktarda alınıp, tüketilmesi tavsiye edilir. Çünkü böylece, her zaman taze ve lezzetli baharat kullanmış olursunuz.

• Ülkemiz mutfaklarındaki uygulamanın tersine baharat ve otlar, buzlukta veya buzdolabında saklanmalıdır. İkinci iyi bir saklama yöntemi ise mutfağın serin, kuru ve karanlık bir köşesinde saklanmalıdır.

• Baharatları satın alırken öğütülmemiş olarak alırsanız, 1 sene ye kadar saklayabilirsiniz.

• Sarımsağı soyarak zeytinyağının içinde saklayabilirsiniz. Sarımsakları kullandıktan sonra kalan yağ, sarımsakla tatlandırılmış enfes bir salata sosu olacaktır.

Çay: Çayı mutlaka ağzı iyice kapanabilen kavanozlarda, mutfağın serin ve karanlık bir köşesinde saklayın.




Sirke: Sirke çok asitli olduğu için demir teneke, bakır ve pirinç kaplarda saklanmamalıdır.



Ekmek



• Bir parça kerevizi ekmeği sakladığınız torbanın içine yerleştirirseniz, ekmeğin daha uzun süre taze kalmasını sağlarsınız.

• Ekmeği ekmek kutusunda, buzdolabında veya derin dondurucuda saklayabilirsiniz. Ekmeğin içindeki nem kaybını önleyerek, daha uzun süre taze kalmasını sağlamak için, iyice sarılı olarak saklanması gerekmektedir. Sarmanın en iyi yolu da havayı içinde az tutan saklama poşetleri veya streç filmdir.



Peynirler

• Peynirler genellikle buzdolabında saklanır. Peynirler, buzdolabında önce yağlı kağıda veya streç filme, daha sonra da alüminyum folyoya sarılarak saklanmalıdır.

• Beyaz peyniri çok uzun süre kullanmak istiyorsanız, zeytinyağı dolu bir kabın içinde saklayabilirsiniz.

• Açılmış krem peynirler buzdolabında 2 hafta, sert olanlar (kaşar, çerkez) 3-4 hafta saklanabilirler



Konserveler



• Açılmamış konserveler yine kuru bir ortamda ve oda sıcaklığında (21 derece)saklanmalıdır.

• Konserve kutularını asla ocakların, kaloriferlerin yakınlarında, yani çok sıcak veya çok soğuk bölgelerde saklamayın. Çünkü kapalı konservenin donması veya fazla ısınması, konservenin tadını olumsuz etkileyebilir.



Yumurta



• Yumurtanın taze olup olmadığını anlamak için, 2 çorba kaşığı tuzu 500 ml suda eritin ve yumurtaları bu suya atın. Yumurta batarsa tazedir.

• Yumurtalar raflara sivri ucu aşağı gelecek şekilde yerleştirilmelidir.

• Yumurta, kendi kartonu içinde buzdolabında 5 haftaya kadar saklanabilir. Çünkü yumurta, kabuğu içine koku geçebilir. Bunun için, açık olarak saklanması yerine, kapalı olarak saklanması koku almasını engeller.

• Yumurtanın sarısını buzdolabında, içine 1-2 çorba kaşığı sıvıyağ koyduğunuz ağzı kapalı plastik saklama kabı içinde 4 gün saklayabilirsiniz. Yumurta beyazı da plastik saklama kapları içinde 2-4 gün saklanabilir. Yumurta, katı haşlanmış olarak, kabuğuyla buzdolabında 8-10 gün saklanabilir.

• Yumurta hiçbir zaman kabuklu olarak dondurulamaz. Ama kırılmış yumurta, yumurta beyazı veya sarısı, pişmiş yumurta sarıları dondurulabilir.

• Yumurta beyazı sıkıca kapalı bir saklama kabında dondurulmalıdır. Sadece yumurta sarısını veya kırılmış yumurtayı dondurabilmek için 1/8 çay kaşığı tuz veya 1-1/2 çay kaşığı şeker katabilirsiniz.

• Donmuş yumurtayı ya buzdolabında ya da soğuk suyun altında çözebilirsiniz fakat hemen kullanmanız gereklidir.



Derin dondurucuda saklama

Dondurma ipuçları



• Yiyeceklerin derin dondurucuların içine çok iyi yerleştirilmesi gerekir. Derin dondurucuların en etkin kullanımları dolu oldukları zamandır. Ancak havanın gıdaların arasında dolaşmasına elverecek boşluklar bırakılmalıdır.

• Elektrikler kesilirse içi oldukça dolu olan derin dondurucuyu kesinlikle açmayın. Bu şekilde 48 saat kadar yiyeceklerinizi 0 derecede tutma etkisini sürdürür. Ancak derin dondurucunuz nispeten boş ise, bu gıdaları 24 saate kadar bozulmadan saklayabilir. Eğer yaşadığınız bölgede çok sıkı bir elektrik kesintisi oluyorsa, derin dondurucunuzu mümkün olduğu kadar dolu tutmaya gayret gösterin. Az gıda koyabiliyorsanız, boşlukları buz torbalarıyla doldurun. Çünkü kesintilerde, bu buz torbaları içerdeki soğuk havanın daha uzun süre kalmasına yardımcı olurlar.

• Siz yokken derin dondurucunuzun çözülüp çözülmediğini anlamak için, bir kavanozu buz küpleriyle doldurup, içine koyun. Döndüğünüzde buzlar erimiş, şekil değiştirmiş ise derin dondurucunuz çözülmüş ve tekrar donmuş demektir. Bu, içindeki yiyeceklerin gerektiği gibi saklanamadığına işarettir.

• Derin dondurucuda saklama kabı olarak, cam şişeleri (özellikle dar ağızlı olanları) kullanmayın. Çünkü donunca genleşen sıvılar, camın kırılmasına neden olabilir.

• Yiyecekleri derin dondurucuda alüminyum folyo yerine, plastik torbalara koyarak veya streç filme sararak dondurmayı tercih edin.

• Dondurduğunuz gıdaların üzerine tarih atın ve dondurucunuzdaki gıdaları kullanırken tarih sırasına göre yerleştirmeye çalışın. Böylece dondurulunca, birbirine benzeyen gıdaları ayırt etmeniz kolay olur ve bu sıraya göre de kullanabilirsiniz.

• Yağlar, protein ve karbonhidratlardan daha zor donar ve derin dondurucudaki saklama ömürleri daha kısadır. Bu nedenle pirzola gibi yağlı etlerinizi, derin dondurucuda saklamayı düşünüyorsanız, önce fazla yağlarını ayıklamanız gerekir.

• Pişirdiğiniz yemeği donduracağınızı önceden biliyorsanız, çok fazla baharat kullanmamaya özen gösterin. Çünkü donduklarında baharatların tatları keskinleşebilir.

• Fındık, fıstık gibi kuru yemişleri ağzı iyice kapalı plastik torbalarda derin dondurucuda 8 aya kadar, buzdolabında ise 4 aya kadar saklayabilirsiniz.

• Kızartılmış veya pane edilerek pişirilmiş gıdaları dondurmaktan kaçının. Çünkü bu gıdalar dondurulduğu zaman, lastik gibi olur.

Kuru Yemişler:



Fındık, fıstık gibi kuru yemişleri ağzı iyice kapalı plastik torbalarda derin dondurucuda 8 aya kadar, buzdolabında ise 4 aya kadar saklayabilirsiniz.



Kızartılmış ya da pane edilerek pişirilmiş gıdaları dondurmaktan kaçının. Çünkü bu gıdalar dondurulduğu zaman, lastik gibi olurlar.



Meyveler:



Meyveyi küçük miktarlarda dondurun. Çünkü daha çabuk donar.



Meyveyi dondurduğunuz kapta, mutlaka biraz boş yer kalmasına dikkat edin. Çünkü meyveler genleşir.



Çok olgun muzları, püre haline getirdikten sonra, içine biraz limon suyu ekleyip dondurarak keklerinizde kullanabilirsiniz.



Dondurmadan önce sebzelerin haşlanma süreleri:



Haşladığınız sebzeleri hemen soğuk suyun içine atın ve kağıt havlular yardımıyla kuruttuktan sonra derin dondurucuya yerleştirin.



Lahana (doğranmış): 1.5 dakika

Havuç: 3-5 dakika arası

Karnabahar, kereviz, biberler: 3 dakika

Mısır: 4-8 dakika

Patlıcan: 4 dakika

Yeşil fasulye: 2-3 dakika

Soğan, ıspanak: 2 dakika

Bezelye: 2-3 dakika

Kabak: 1 Dakika









29 Eylül 2012 Cumartesi

ÖRGÜ PANOLAR


Örgüden duvar panosu yapılmış.


Örgü pano



Duvar panosu.

Çocuk odasına saat.