12 Ağustos 2010 Perşembe

Mısır’da Ramazan

Mısırlılar eski geleneklerini koruyor ve hala çıplak gözle hilali görmeyi bekliyor


İslam dünyasının önde gelen ülkelerinden biri olan Mısır’da Ramazan ayı, diğer Müslüman ülkelerde olduğu gibi oldukça hareketli ve coşku içinde geçiyor. Bizdekinin aksine, özellikle Ramazanla ilgili geleneklerine çok daha fazla bağlı olan Mısır halkı, bu kutsal ayın başlangıcı tam olarak saptayabilmek için çıplak gözle hilali görmeyi bekliyor. Mısır Baş Müftülüğünün özel olarak görevlendirdiği ekipler hilali görebilmek için gece boyunca nöbet tutar ve eğer Şaban ayının 30. gecesi hilal görünürse Ramazan resmi olarak ilan edilir, eğer görülmez ise Şaban ayı uzatılır.


Ramazan Fanusu ise tamamen Mısır’a özel olduğunu düşündüğümüz bir gelenek. İslam’ın ilk dönemlerinde gece sokağa çıkarken kullanılan bu lambalar artık modern Mısır’da Ramazanı karşılamak için kullanılıyor ve evlerin balkonlarından rengarenk fanuslar sarkıyor.


Mısırlılar için Ramazanın ilk günü ve özellikle ilk iftar büyük önem taşır. Aileyle beraber, aile evinde yenilmesi bir gelenek olan ilk iftar yemeği için insanlar memleketlerine doğru yola çıkar. Teravih namazlarına büyük ilgi gösterilen Mısır’da, özellikle içinde Kadir Gecesi’ni barındıran son 10 gün boyunca camiler dolup taşıyor. Ülkemizde de olduğu gibi kadınlar ve çocuklar da teravih namazlarına büyük ilgi gösteriyor ve normal günlerde başını kapatmayan kadınların Ramazan ayında başına kapatmasına oldukça sık rastlanıyor.


Oruç açma gelenekleri bizimkinden biraz daha farklı olan Mısırlılar, oruçlarını sütte bekletilmiş hurma ile açarlar ve ardından tüm hanelerde akşam namazı kılınır. Esas iftar sofrası ise bu namazdan sonra kurulandır ve iftar yemeklerinin en popülerlerinden biri, ülkemizde de çok sevilen yaprak sarmadır. Mercimek çorbası, lahana sarma, baklava, künefe ve kadayıf da Ramazanın sevilen yiyecekleri içinde yer alır.


Ülkemizdeki gibi İftar Topu, Ramazan Davulcusu geleneklerinin var olduğu Mısır’da, Ramazan ayı boyunca yapılan gezmeler de çok popüler. Özellikle Nil Nehri’nde yapılan tekne gezileri, büyük camilere toplu halde yapılan ziyaretler, akrabalar ve dostlara verilen iftar yemekleri… Kısacası Mısır halkı bizim Ramazanımıza oldukça benzeyen bir Ramazan ayı geçiriyor. Sokaklarda göze çarpan en bariz farklılıklardan biri ise, iftar saatinde evlerine yetişemeyenlerin oruçlarını açması için ellerinde hurmalar ve çeşitli içeceklerle bekleyen, yol boyunca dizilmiş gençler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Beni yorumsuz bırakmayın lütfen. Yazdığınız her yorum benim için çok değerli.