27 Mart 2010 Cumartesi

27 MART DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ

Dünya   Tiyatrolar Günü


Yaşadığı şehirden, bulunduğu ortamdan

kısacası yaşantısından sıkılan

 bir adam, cebindeki az miktar para ile yanına hiçbir

 şey almadan bulunduğu kenti

terk edip daha önce hiç bilmediği bir ülkeye gitmiş.

 Oraya henüz alışmaya

 çalışırken birden bir ses duymuş.

Bir çığırtkan, avazı çıktığı kadar meydanda bağırıyormuş:

 - Tiyatro! Gelin! Kaçırmayın! Bu akşam Tiyatro!...

Adam hayatında hiç tiyatroya gitmemiş ve

 inanılmaz derecede merak etmiş.

 Biletin nereden alındığını öğrenmiş.

 Bilet fiyatı cebindeki tüm para kadar

 olmasına rağmen hiç tereddütsüz bileti almış.


 Başlamış merakla oyunu izlemeye...

 Oyun bitmiş, herkes dağılmış ve bizim meraklı

 öylece kalmış, izlediği muhteşem oyun karşısında.

 O sırada temizlikçi tarafından salonu boşaltmak

 için ikaz almış.


 Adamsa:

 - Bana müdürünüzün yerini söyler misiniz?

 Onunla bir şey konuşmam gerek...

 demiş.

 Seyrettiği oyunun etkisi ile müdür ile konuşmuş

 ve ne olursa olsun, ne iş

 olursa olsun buranın bir parçası olmak için

 çalışmak istediğini belirtmiş.

 Müdür çok şanslı olduğunu, şu sıralarda bir

 temizlikçi aradığını fakat önce

 onu denemesi gerektiğini ifade etmiş ve denemek

 üzere aylardır el değmemiş

 bir kütüphanenin temizliğini uygun bulmuş.

 - İşte burayı temizle. Eğer beğenirsem seni

 işe alırım... demiş ve gitmiş.

 Tiyatro aşkının verdiği şevk ile temizlik

 beklenenden kısa sürede bitmiş.

Müdür odayı görmeden adamın samimiyetine

 inanmamış. Onu diğerleri gibi işi

 savsaklayan biri sanmış. Fakat odanın

 temizliğini görünce hayretler içinde

 kalmış. Aylardır içeriye girilmeyen oda gıcır

 gıcır oluvermiş. Müdür bu

 çabuk ve becerikli adamı işe almaya karar

 vermiş.

- Tamam seni işe alıyorum

 - Fakat benim yatacak yerim yok.

 - O zaman burada yatarsın ve işe daha erken başlarsın.

 İstediği olan tiyatro tutkunu, huzurlu bir

 şekilde odayı terk ederken müdür.

- Adın neydi senin buraya yazalım... demiş.

 Aldığı cevap ise;

 - William! William Shakespeare!... olmuş.


 Bu hikaye hem insanı dehşete düşürücü hem de ilham verici. Shakespeare tiyatro yaşantısına bu şekilde başlamış. Tam kırk (40) yaşında... tiyatroyu o yıllarda tanımış ve büyük bir azimle o muhteşem oyunları yazmış.Üstelik büyük bir fedakarlık göstermiş mesleği için Meslek hayatı boyunca sadece üç saat uyuyarak yaşamını sürdürmüş. Sabah erken kalkıp oyun provasını yapıyor oyununu oynuyor ve akşam yeniden oyun yazıyor...Bu böyle sürüp gitmiş



 Bu hikayeyi ilk duyduğumda yaşamım için duyduğum kaygıları bir kenara bıraktım. Anladım ki, hiçbir şey için geç değil. İnsan eğer isterse imkansız gibi görünen olayları da gerçekleştirebilir.Yeter ki yürekten istesin ve


bunun için çaba sarf etsin. Hiçbir şey için geç değil. Kırk yaşında ,hatta  elli yaşında olsak da..))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Beni yorumsuz bırakmayın lütfen. Yazdığınız her yorum benim için çok değerli.